Türkiye'nin uluslararası marka değerine katkıda bulunmak amacıyla düzenlenen Türkiye Kültür Yolu Festivali, 2026 yılındaki yolculuğuna Şanlıurfa ile başladı. Şanlıurfa Müzesi bahçesinde düzenlenen resmi törenle kapılarını açan festival, şehrin tarihi dokusunu modern sanat etkinlikleriyle birleştiriyor. Toplamda 21 mekanda icra edilecek 52 ana başlık altındaki etkinlikler, Şanlıurfa'yı dokuz gün boyunca bölgenin kültür başkenti haline getirecek.

Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Nadir Alpaslan, açılış töreninde yaptığı konuşmada festivallerin sadece birer eğlence organizasyonu değil, aynı zamanda şehirlerin kültürel mirasını ekonomik değere dönüştüren büyük bir kalkınma modeli olduğunu vurguladı. Alpaslan, Şanlıurfa'nın Göbeklitepe ve Taş Tepeler projesi ile dünya tarihine yön verdiğini hatırlatarak, bu potansiyelin uluslararası boyutta karşılık bulduğunu belirtti.
Turizmde Hedefler Büyüyor: Göbeklitepe Rekora Koşuyor
Şanlıurfa'nın son yıllarda yakaladığı turizm ivmesine dikkat çeken Bakan Yardımcısı Alpaslan, 2025 yılı verilerine göre sadece Göbeklitepe'nin 800 binden fazla ziyaretçi ağırladığını açıkladı. Bölgedeki restorasyon ve kazı çalışmalarının hız kesmeden sürdüğünü belirten Alpaslan, Karahantepe ve Taş Tepeler havzasındaki buluntuların dünya genelinde hayranlık uyandırdığını söyledi. Türkiye'nin kültürel vizyonunu Berlin ve Roma gibi dünya başkentlerine taşıdıklarını ifade eden Alpaslan, festivalin bu vizyonun yerel ayağındaki en güçlü halkası olduğunu kaydetti.
Şanlıurfa Valisi Hasan Şıldak ise şehrin "yaşayan bir tarih" olduğunu belirterek, konaklama kapasitesinin artırılması ve hizmet sektöründeki iyileştirmelerle turizm piyasasında daha güçlü bir yer edineceklerini dile getirdi. Vali Şıldak, Cumhurbaşkanlığı liderliğinde yürütülen çalışmalarla şehirdeki tüm tarihi dokunun ihya edildiğini sözlerine ekledi.

Müze Kompleksinde Sanat ve Tarih Buluşması
Festivalin kalbi konumundaki Şanlıurfa Arkeoloji Müzesi, çok sayıda özel sergiye ev sahipliği yapıyor. "Hane" sergisinde geleneksel hat, tezhip ve seramik sanatının en zarif örnekleri sunulurken; "Osmanlı'nın Mukaddes Emanetleri" sergisi, İstanbul’daki önemli müze koleksiyonlarından seçilen 36 eşsiz eseri ziyaretçilerle buluşturuyor. Ayrıca "Yaşayan Miras: Şanlıurfa Sergisi" ile ebru, çini ve ahşap işleme gibi geleneksel zanaatların dünü ve bugünü bir araya getiriliyor.
Gençlerin sanatsal bakış açısını yansıtan "Pastelden Tarihe: Şanlıurfa Neolitik Dönemin Sanatla Yeniden Yorumu" sergisinde ise lise öğrencilerinin arkeolojik buluntulardan esinlenerek hazırladığı modern eserler sergileniyor.
Damaklarda Unutulmaz İzler: Gastronomi Rotası
Şanlıurfa'nın zengin mutfak kültürü, festival kapsamında "Lezzet Noktası" projesiyle profesyonel bir boyuta taşındı. Türkiye’nin önde gelen şeflerinden oluşan danışma kurulu tarafından titizlikle seçilen 33 restoran, ziyaretçilere kentin tescilli lezzetlerini sunacak. Gastronomi rotası, festival katılımcılarının sadece görsel değil, duyusal bir deneyim yaşamalarını da sağlayacak şekilde tasarlandı.