İngiliz yapım şirketi Love Monday TV, 1997 yılında trajik bir kazayla aramızdan ayrılan Prenses Diana’nın hayatına dair daha önce hiç yayınlanmamış detayları içeren üç bölümlük bir belgesel dizi hazırladığını duyurdu. "Diana: Duyulmamış Gerçek" adını taşıyan yapım, Prenses’in 1991 yılında Kensington Sarayı’nda kendi sesinden kaydettiği itirafları temel alıyor. Bu duyuru, Kral 3. Charles ve Kraliçe Camilla’nın diplomatik temaslar için ABD’de bulunduğu bir döneme denk gelmesiyle dikkat çekti.

Beş saatlik gizli anlatının serüveni
Söz konusu ses kayıtları, 1991 yılında Diana’nın yakın dostu Dr. James Colthurst tarafından gerçekleştirildi. Prensesin bizzat talebiyle yapılan ve o dönemde sadece iki kişinin bildiği bu kayıtlar, saraydan gizlice çıkarılarak yazar Andrew Morton’a ulaştırılmıştı. Morton, 1992 yılında dünya çapında ses getiren "Diana: Onun Gerçek Hikâyesi" adlı kitabını bu kayıtlar üzerine inşa etmişti. Ancak kayıtların ham hallerinin büyük bir kısmı bugüne kadar kamuoyundan gizli tutulmuştu.

Kraliyet duvarlarının ardındaki gerçekler
Belgeselde yer alacak ses kayıtlarında Diana, Prens Charles ile tanışma sürecinden evliliğin süratle çöküşüne kadar yaşadığı duygusal türbülansı açık yüreklilikle anlatıyor. Özellikle evliliğin sona ermesindeki en büyük etken olarak görülen Camilla Parker Bowles ile olan ilişki, Diana’nın çocukları ve kraliyet ailesinin diğer üyeleri hakkındaki samimi değerlendirmeleri yapımın merkezinde yer alıyor.

1992 yılında Morton’un kitabı yayımlandığında, Buckingham Sarayı sert tepki göstermiş, Canterbury Başpiskoposu durumu kınamış ve hatta bazı kitapçılar eseri satmayı reddetmişti.

2027 yılında izleyiciyle buluşacak
1981 yılında evlenen ve Charles’ın sadakatsizliği ile sarsılan Diana, 1996 yılında resmen boşanmış; bir yıl sonra ise Paris’te Dodi Fayed ile birlikte geçirdiği trafik kazasında yaşamını yitirmişti.

Yapımcılar, belgeselin Diana’nın ölümünün 30. yıl dönümü olan 31 Ağustos 2027’de yayımlanacağını belirtti. Belgeselin, Diana’yı sadece bir kurban olarak değil, karşılaştığı muazzam baskılara rağmen direnen ve sesini duyurmaya çalışan güçlü bir kadın olarak portrelemesi hedefleniyor.