İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2789 %0.22
50,2002 %-0.1
6.375,38 % -0,30
95.009,32 %-0.51
Ara
Muhalif. KÜLTÜR SANAT Nefertiti’den günümüze sürme kültürü

Nefertiti’den günümüze sürme kültürü

Araştırmacı Zahra Hankir, Arap sürmesinin kadınlar ve diasporadaki topluluklar için taşıdığı derin anlamı anlatıyor. UNESCO, sürmeyi kültürel miras listesine dahil ederek korunmasını sağladı.

Okunma Süresi: 2 dk

Araştırmacı ve yazar Zahra Hankir, sürme çekmenin kendisi için aile ve kültür bağlarını güçlendiren bir ritüel olduğunu ifade ediyor. BBC Global Kadın’a konuşan Hankir, Brooklyn’de dairesinde gözlerine sürme çekerken annesi, büyükannesi ve Ortadoğu’daki kadınlarla bir bağ kurduğunu hissettiğini söylüyor.

UNESCO, Aralık ayında Arap sürmesini “İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirasları” listesine dahil etti. Geleneksel olarak hem kadın hem erkekler tarafından göz çevresine sürülen sürmenin kökleri binlerce yıl öncesine, eski uygarlıklara dayanıyor. Arap dünyasında “sürme” olarak bilinen bu gelenek, Güney Asya’da kajal, Nijerya’da tiro ve İran’da sormeh olarak anılıyor.

Sürme, tarihi boyunca yalnızca güzellik için değil; koruma, dini ritüel ve tıbbi amaçlar için de kullanıldı. Hankir’in araştırmalarına göre Antik Mısır’da herkes tarafından kullanılan sürme, ruhani bir anlam taşıyor ve gözleri hastalıklardan korumak için tercih ediliyordu. Nefertiti büstü de bu geleneğin tarihsel önemini gözler önüne seriyor.

Hankir’in araştırmaları, sürmenin yalnızca Arap dünyasında değil, dünya genelinde farklı topluluklarda da benzer bir kültürel ve koruyucu işlev gördüğünü ortaya koyuyor. Japonya’da Geyşalar kırmızı göz kalemi sürerken, Meksika ve ABD’de “chola” kültüründe göz kalemi kimlik ve kültürel gururun sembolü olarak kullanılıyor.

Sürmenin UNESCO tarafından tanınması, bu geleneği yüzyıllar boyunca sömürgecilik ve yerinden edilme gibi zorluklara rağmen sürdüren topluluklara itibar kazandırmış oldu. Hankir, sürme çekmenin kendisi için “neredeyse ruhani bir eylem” olduğunu ve bir ritüel gibi hissettirdiğini vurguluyor.

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *