Megadoc-Mike Figgis
Mike Figgis, tek kamera ile mercek altına aldığı 'Coppola’yı sadece setten aktarmıyor.
Francis Ford Coppola’nın renkli kişiliği, hızlı düşünen varlığı ile sadece sinema sanatını değil.
Tiyatro ve Sinemayı tek planda buluşturma gücünü sunuyor.
Belgesel film sonrası gerçekleşen söyleşide Mr.Figgis'n de ifade etmiş olduğu gibi -iyi ki böyle bir işi kayda almış-
Bütüne baktığımızda, bugün 87 yaşında olan ve filmlerinde de görülen “ aile kavramının” önemi, yeni çekeceği filmin kadrosunu bir araya ilk getirdiğine:
Motor-Kamera- Action dediğimizde
“Ben yıllardır ailemle böyle yaparım deyip, herkesi el ele tutuşturuyor. Ve hep birlikte bir ritüel gerçekleştiriyor.
Rahmetli olan yazar ve film sektörünün birebir içinde olan eşi de hep yanında yer aldığına tanıklık ediyoruz.
Bende kendi adıma soru hakkımda, sadece sinema sanatına tatlı bir armağan değil aynı zamanda ve de Coppola'nın çektiği filmin (2024- Megalopolis) dışında da 1969 Oscar alan film, Midnight Cowboy film oyuncularını bir araya getirmiyor.
(Jon Voight & Dustin Hoffman)
Aynı zamanda filme dâhil oluşları ile ilgili mesela Dustin Hoffman’n, kadroya katılışının ilginçliği esasında Mike Figgis'n belgesele niyetlendikten sonra karşılaştıkları durum, tamamen asıl özne 'nin, karakterinden, kaynaklandığını görüyorsunuz.
Yönetmen Figgis’n, Belgesel filminde aktardığı gibi bazı oyuncuların kaprisi ve tavrı Coppola'yı çileden çıkaracak noktaya getirişleri apaçık ortaya konuyor.
O zaman tek yapacağının uzaklaşmak gerektiğine inanan, Coppola 'nın setten gidişi ama hangi oyuncu ile böyle bir durum yaşadı ise hemen bir eposta ile iletişime hemen geçişini de görmek mümkün.
Demek oluyor ki ani parlayan ama içinde naif ve incelikli bir yapı saklamakta, Coppola.
Çok merak ettiğim Coppola’yı böylelikle daha iyi tanıdım ve tahminim gibi çıktı.
Böyle insanların dilini, lisanını, uslubunu. Adeta bizde kullanılan “eşref saatini” iyi bilmek lâzımdır. Çünkü çok hızlı düşünürler, vizyon sahibidirler. O yüzden gruplarla çalışmak hızına yetişemeyecekleri için zordur.
Yönetmen bunu çok etik bir dille ile sunmasındaki başarı kendisininde bu hususları çok iyi etüd etmesi ve söyleşide bahsetmiş olduğu gibi:
Hislerine güvenmesi ve bu konuda hiç yanılmaması.
Elbette en önemli unsurlardan birisi ise Coppola 'nın hızına ve ileri görüşüne yetişemeyenlerle yorgun düşmesi. Hatta bir yerde kendi kendini sorguluyor, bu kadar araca ne gerek var, neden kostümlerin giyilmesi zaman alıyor, bu kadar insanlar çalışmak esas mesele Coppola için çünkü onu anlamak zor.
Kendi zor değil belki ama komplike bir kavrayış içinde biraz ilerici bir yaklaşım içermesi gerekmekte onunla çalışanların.
Birleştirici rolü büyük ama bir anda bir yanardağ gibi her şeyi yok edebilecek yapıya sahip.
Meselâ sette üç saat kostüm meselesine kayıp olarak görüyor.
Aynı zamanda film sonrası söyleşi sırasında, Mike Figgis'n ifade etmiş olduğu gibi Marwel gibi serilerin başlangıcı George Lucas ile kendisinin açmış olduğu yol.
Lucas'n yorumu da aynı derecece ilginç.
“Birlikte çok iyiyiz ama ben sakinim belki de bu yüzden iyi anlaşıyoruz. Coppola başının üstüne her an çakabilecek hızda hareket eder. Düşerse şaşırmam.”
Değerli Mike Figgis belgeseli sonrası seyirci ile buluştuğu anlarda özellikle ne kadar güze bir iş çıkardığına olan inancının arttığını ifade etti.
Ve bence de kesinlikle sinema dünyasına sadece Coppola’nın seti değil çalıştığı kişilerle diyalogu da tartışılacak, öğrenilecek güzellik ve derinlikte bir çalışma içermekte.

Sanat severler, sinema severler kesinlikle bu arşivlik çalışmayı kaçırmayacaklarını düşünüyorum.
EMEL SEÇEN