Kültür ve Turizm Bakanlığı, Anadolu coğrafyasının kültürel mirasını korumak ve gelecek nesillere aktarmak amacıyla başlattığı Türk-İslam Dönemi Mezar Taşları ve Kitabeleri Ulusal Envanter Projesi'nde önemli bir aşamayı geride bıraktı. 2024 yılında başlatılan ve bilimsel yöntemlerin temel alındığı bu kapsamlı çalışma, 18 farklı ilde yürütülen saha araştırmalarıyla 7 bin tarihi eserin kayıt altına alınmasını sağladı. Projenin ilk saha uygulamaları 2025 yılında Tokat, Denizli, İstanbul ve Diyarbakır'da akademisyenlerin öncülüğünde gerçekleştirilerek, bu bölgelerdeki hazirelerde bulunan yüzlerce mezar taşı ve kitabe titizlikle belgelendi.
Dijital envanterle bilimsel külliyat hedefi
Çalışmaların temel amacı, Türk-İslam dönemine ait bu eserlerin ülke genelinde tespit edilerek ortak bir dijital veri tabanında toplanmasıdır. Kayıt altına alınan her bir eser; dönemi, kullanılan malzeme, yazı karakteri ve sanat üslubu gibi kriterlere göre bilimsel olarak sınıflandırılıyor.
Bu sayede, uzun vadede araştırmacıların faydalanabileceği kapsamlı bir bilimsel külliyat oluşturulması hedefleniyor. Proje, sadece bir envanter çalışması değil, aynı zamanda Anadolu'nun taş üzerindeki hafızasını koruma altına alan stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.

Bakan Ersoy'dan tarihi mirasa sahip çıkma vurgusu
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada, her bir mezar taşının sadece bir isimden ibaret olmadığını, dönemin estetik anlayışını ve toplumsal hayatını yansıtan tarihi bir belge niteliği taşıdığını belirtti. Ersoy, "Taşlara kazınmış hafızamızı geleceğe taşıyoruz" diyerek, bu eşsiz mirasın dijital ortamda birleştirilerek gelecek kuşaklara aktarılmasının önemine dikkat çekti. Çalışmaların yıl sonuna kadar genişleyerek devam etmesi ve ülke genelindeki tüm benzer eserlerin sisteme dahil edilmesi planlanıyor.