Yasemin Mıstıkoğlu
[email protected]
Evinize ne zaman döneceksiniz?
“Oy kullanmak için gittiğim Antakya’dan bildiriyorum. Ağır bir koku var. Her yer toz duman içinde. Sinekler her yeri sarmış. Evimi yıkmışlar… “Döneceksiniz, değil mi? Oraları yabancılara bırakmayacaksınız. ” diyenlere artık bir cevabım yok.
Karışık ama önemli bir konu; “oylarımız” bu konuyu çözene
Bu gün teknik bir konuyu anlatmaya çalışacağım. Sıkıcı, karışık ama maalesef özellikle iş dünyasının bilmesi gereken bir gelişme yaşandı geçtiğimiz haftalarda. Hepimiz seçimin telaşı içindeyken, bu konu kaynadı gitti. Hiçbir TV ya da gazete haberinde göremedim. O yüzden ben ele almak istedim.
Oylarımız “İklim Krizi” derdimize çare bulana
Doğada karşılaştığımız her aşırı durumun iklim krizi ve iklim değişiminin sonucu olarak yorumlamak hiç de yanlış olmaz. Demek ki bizler şu anda iklim krizinin sonuçlarını yaşıyoruz.
Tehlike; nükleer santral yapmak mı? Yoksa o santrale girememek mi?
Pripyat'ta yaşayan Maksim Kremen, 26 Nisan 1986 Cumartesi günü erkenden uyandı. O gün 6 yaşındaki oğluyla nehirde kano gezintisi yapmayı planlıyordu. Nükleer santrale bir kilometre mesafede bulunan garajın yolunu tuttular:Yolda santralde çalışan bir tanıdığıma rastladım.
Eviniz ya da ormanlarınız
Yıkılan ya da ağır hasarlı olduğu için yıkılması beklenen evlerin akıbetini hala bilmiyoruz, depremden etkilenen yerleşim yerlerinde. Benim de Antakya’daki evim bu bilinmeyen evlerin arasında.