Yalova'da yaşayan 47 yaşındaki elektrik teknikeri Kerem Korkmaz'ın geleneksel okçuluğa olan ilgisi, 30 yıl önce izlediği Cüneyt Arkın filmlerindeki sahnelerle başladı. Piyasada aradığı nitelikte geleneksel Türk yayı ve oklarını bulamayınca kendi üretimini yapmaya karar veren Korkmaz, Osmanlı dönemine ait kaynakları inceleyerek işin mutfağına girdi.
Ağaç, manda boynuzu, tendon ve doğal tutkallar kullanarak geleneksel yöntemlerle yay üretmeyi başaran Korkmaz, bu süreçte elde ettiği tüm teknik bilgileri kayıt altına alarak önemli bir arşiv oluşturdu. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından 'Kültür Miras Taşıyıcısı' olarak tescillenen Korkmaz, yaklaşık 7 yıldır Yalova Üniversitesi'nde öğrencilere okçuluk ve atış eğitimi veriyor.

Bir yayın doğuşu bir yıl sürüyor
Geleneksel Türk yayının yapım sürecinin büyük bir sabır ve titizlik gerektirdiğini vurgulayan Korkmaz, tek bir yayın hazırlanmasının yaklaşık bir yıl sürdüğünü belirtti. Yay yapımında kullanılan her bir malzemenin işlenmesi ve birbirine uyum sağlamasının aylar aldığını ifade eden Korkmaz, en ufak bir hatanın tüm yıllık emeği boşa çıkarabileceğini söyledi. Korkmaz, üretim sürecinde hata payının olmadığını belirterek, yapılan küçük bir yanlışın yayın kırılmasına veya dağılmasına neden olduğunu, bunun da hem maddi hem de manevi büyük bir kayıp anlamına geldiğini dile getirdi.
Kadim bilgiyi gelecek nesillere aktarıyor
Modern yöntemlerden kaçınarak dedelerimizin kullandığı geleneksel tekniklere sadık kaldığını belirten Kerem Korkmaz, her aşamanın tamamen el emeği olduğunu vurguladı. 600-700 metre menzile ulaşabilen dayanıklı yaylar üreten Korkmaz, bugüne kadar 100'ün üzerinde kişiye yay yapımını öğrettiğini ifade etti. Yalova Üniversitesi'ndeki eğitimlerinde yetenekli gördüğü gençleri atölyesine davet ederek çırak yetiştirmeye devam eden Korkmaz, bu kadim bilginin unutulmaması için el becerisi yüksek kişilerle özel olarak ilgilendiğini sözlerine ekledi.