İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,5118 %-0.22
52,1794 %0.78
6.865,36 % 1,71
71.843,51 %5.06
Muhalif. HABERLER Prof. Dr. Ümit Özdağ Kubilay anıtı önünden seslendi

Prof. Dr. Ümit Özdağ Kubilay anıtı önünden seslendi

Prof. Dr. Ümit Özdağ Kubilay anıtı önünden seslendi

Okunma Süresi: 3 dk

Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, İzmir Menemen’de Şehit Kubilay Anıtı önünde basın açıklaması yaptı.

İZMİR (İGFA) - Zafer Partisi Genel Başkanı Prof. Dr. Ümit Özdağ, Şehit Kubilay Anıtı’ndan büyük Türk milletine seslendi.

23 Aralık 1930 tarihinde Şeyh Esad Erbillî isimli bir Nakşibendi şeyhinin Manisa’da Menemen’e yolladığı altı kişi Cumhuriyet’e karşı bir silahlı isyan başlattığını anımsatan Prof. Dr. Özdağ, olayın duyulması üzerine 43. Piyade Alayı’ndan 24 yaşındaki Asteğmen Kubilay’ın komutasında bir manga asker olay yerine sevk edildiğini belirtti. Kubilay'ın yatıştırmak istediği isyancıdan birisi tarafından vurularak yaralandığını kaydeden Özdağ, "Kubilay’ın askerleri Kubilay’a yapılan saldırı üzerine manevra fişekleriyle ateş açmışlar ancak bu isyanın daha da büyümesine neden olmuştur. İsyancılar ‘bize kurşun işlemiyor’ çığlıkları ile bağırarak isyanı sürdürmüş ve isyancılardan Derviş Mehmet yaralı bir şekilde camiye doğru sığınan Kubilay’ın başını bir bağ bıçağı ile kesmiştir. Derviş Mehmet Kubilay’ın kafasını kestikten sonra -görgü şahitlerinin tanıklığıyla sabittir- iki avucunda doldurduğu Kubilay’ın kanını içmiştir. İsyancılar kendilerine silahla direnen Bekçi Hasan ve Bekçi Şevki‘yi de şehit etmişlerdir. Olaylar ordunun müdahalesi ile bastırılmış. İsyancılardan bir kısmı çatışmalarda öldürülmüş diğerleri mahkemeye vererek yargılanmış. Bir bölümü idam cezasına çarptırılmış, bir bölüm ise ağır hapis cezalarına çarptırılmıştır. İsyanı başlatan Şeyh Esad Erbillî müebbet hapse mahkûm olmuştur. Olayın tarihi boyutu budur. Şeyh Esad Erbillî’nin mezarı Menemen‘de Safa Camii’ndedir. Menemen Müftülüğü ilk, orta ve lise öğrencilerinden oluşan bir grubu, bu grubun Roman yurttaşlarımızın çocukları olduğu İlçe Başkanlığımıza Kaymakamlık tarafından verilen bilgiyle ifade edildi. Uyuşturucuyla mücadele eğitimi kapsamında Safa Camii’nde Nakşibendi Tarikatı’nın eğitimine götürmüştür. Bu çalışma tırnak içerisinde ‘İzmir İl Müftü yardımcısı Oğuzhan Kadıoğlu tarafından, sosyal medya hesabından Safa Camii ve haznesinde Nakşibendi Şeyhlerinden Esad Erbillî hazretlerinin manevi huzurlarında gerçekleşmesi ayrıca güzeldi’ diye duyurulmuştur. İzmir İl Müftü yardımcısı Oğuzhan Kadıoğlu, 2017’de -bizdeki bilgilere göre- FETÖ’den soruşturma geçirmiş bir kişidir. Açıklaması ve eylemi bir siyasal rezilliğin ötesinde vatana ve Cumhuriyet’e ihanet eylemdir" dedi.

Olayın soruşturması gerekirken, olayın üstünü kapatıp konuyu önemsiz gibi göstermeye çalışıldığına dikkati çeken Özdağ, "Yine vahim olan Zafer Partisi dışında hiçbir siyasi partinin bu konuyla ilgili bir açıklama yapmamasıdır. Biz Zafer Partisi olarak bu kişi hakkında -Oğuzhan Kadıoğlu- suç duyurusunda bulunacağız. Bu olayın takipçisi olacağız. Çocuklarımızın uyuşturucuya karşı bilinçlendirilmesi işi devletin işidir. ‘Çocuklarımızı uyuşturucuya karşı eğitiyoruz, motive ediyoruz’ diye tarikatların kontrolündeki camilere götüremezsiniz. Siz üzerinize düşen görevi yapın devlet olarak. Diyanetin işi, çocukları vatan hainlerine mezarlarının başında duaya götürmek değildir. Bugün bir devlet kurumu olan Diyanet İşleri Başkanlığı’nın Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş felsefesine ve İstiklal Harbine karşı nasıl düşmanca bir tutum içerisinde olduğunu üzülerek görüyoruz. Bu ifademiz, Diyanet bünyesinde çalışan birçok vatansever, milliyetçi, dürüst din adamını tabii ki kapsamıyor ama üst yönetiminin, zihniyetinin Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı olduğu çok net ortadadır" diye konuştu.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız