Grafik roman dünyasına kazandırdığı başyapıtlarla ve otoriter rejimlere karşı ödün vermeyen dik duruşuyla tanınan İran asıllı Fransız çizer, yazar ve yönetmen Marjane Satrapi, 56 yaşında Paris'te vefat etti. Ölüm haberi, 4 Haziran 2026'da Fransa Cumhurbaşkanlığı tarafından resmi bir açıklamayla duyuruldu. Ailesinin Fransız haber ajansı AFP ile paylaştığı bilgilere göre, usta sanatçı, 8 Nisan 2025'te hayatını kaybeden hayatının aşkı, İsveçli oyuncu ve yapımcı eşi Mattias Ripa'nın vefatından yaklaşık bir yıl sonra "kederden" yaşamını yitirdi.
Satrapi'nin vefatının ardından Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, "Persepolis ile İran devrimine bir yüz ve ses vermiş, kadınların özgürlüğü mücadelesini gururla taşımıştı. Fransa muazzam bir sanatçıyı kaybetti" sözleriyle taziye mesajı yayımlarken; ünlü yazar Margaret Atwood ve Nobel ödüllü İranlı insan hakları aktivisti Narges Mohammadi de derin üzüntülerini dile getiren açıklamalar yaptı.

İran Devrimi'nin gölgesinde büyüyen bir çocuk
22 Kasım 1969'da İran'ın Reşt kentinde doğan ve Tahran'da büyüyen Marjane Satrapi, politik gelişmelerin tam merkezinde bir aile ortamında yetişti. Henüz çocuk yaşta 1979 İslam Devrimi'ne, Humeyni rejiminin getirdiği köklü toplumsal dönüşümlere ve ardından patlak veren İran-Irak Savaşı'na tanıklık etti. Baskıcı atmosferin yoğunlaşması üzerine ailesi, 14 yaşındaki Satrapi'yi eğitimine devam etmesi için Viyana'ya gönderdi. Avrupa'da yaşadığı kültürel yabancılaşma, yalnızlık, bir dönem evsiz kalmasına yol açan zorlu sokak yılları ve ardından ülkesine dönüşünde hissettiği o derin "ait olamama" duygusu, ileride yaratacağı evrensel anlatının temel taşlarını oluşturdu.

Çizgilerle tarih yazan başyapıt: Persepolis
1994 yılında kalıcı olarak Fransa'ya taşınan ve Paris'te çizgi roman dünyasıyla yakın bağlar kuran Satrapi, kendi yaşam öyküsünü siyah-beyaz çizgilere döktüğü "Persepolis" serisinin ilk cildini 2000 yılında yayımladı. Dört cilt halinde tamamlanan bu kült eser; devrimin, savaşın ve sürgünün sıradan insanların hayatındaki izlerini bir çocuğun ve genç kadının gözünden, keskin bir mizah ve yalınlıkla aktardı.
Satrapi, Vincent Paronnaud ile birlikte bu şaheseri 2007 yılında sinemaya uyarladı. Siyah-beyaz animasyon filmi, Cannes Film Festivali'nde Jüri Ödülü'nü kazandı ve 2008 yılında En İyi Animasyon Filmi dalında Oscar'a aday gösterildi. Satrapi bu başarısıyla, söz konusu kategoride Oscar'a aday gösterilen ilk kadın yönetmen unvanını alarak dünya sinema tarihine adını altın harflerle yazdırdı.
Sanatını politik duruşundan ayırmayan bir yaşam
Kariyeri boyunca "Dikiş Nakış", "Azrail'i Beklerken" gibi çizgi romanların yanı sıra Hollywood'da Ryan Reynolds'ın başrolünde yer aldığı "The Voices" ve Marie Curie'nin hayatını konu alan "Radioactive" gibi güçlü sinematografik işlere de imza atan Satrapi, politik duruşunu her zaman en ön planda tuttu. 2022 yılında Mahsa Amini'nin ölümünün ardından İran'da başlayan kadın hareketlerine açık destek verdi ve 2023'te uluslararası çizerlerin katkılarıyla hazırlanan "Kadın, Yaşam, Özgürlük" (Femme, vie, liberté) adlı kolektif eseri koordine etti.
Satrapi, 2025 yılında Fransa'nın en yüksek devlet nişanı olan Légion d'honneur'ü, Fransa'nın İran politikalarına tepki olarak reddetmişti. Muhalif gençlerin vize sorunları yaşarken rejim yanlılarının Paris'te rahatça bulunabilmesini sert bir dille eleştiren sanatçı, ödülü kabul etmeyerek hayatı boyunca savunduğu değerlerin arkasında durduğunu bir kez daha kanıtlamıştı. Ölümünün ardından, Paris'te yabancı sinema öğrencilerine destek olmak amacıyla eşiyle kendi adını taşıyan "Mattias ve Marjane Ripa-Satrapi Sinema Vakfı"nı miras bıraktı.