İzmir'in Basmane semtinde faaliyet gösteren tarihi Halk Eczanesi, sadece ilaçların değil, aynı zamanda kentin hafızasını taşıyan paha biçilemez bir belgenin de koruyuculuğunu yapıyor. Cumhuriyetin ilanından hemen sonra, 1923 yılında Ali Bey'e tahsis edilen eczanenin envanterinde bulunan Rum eczacı Tholoos'a ait reçete defteri, 8 Eylül 1922 tarihine kadar tutulan kayıtlarla İzmir'in kurtuluş gününe ışık tutuyor.
Tarihi bir mirasın izinde
Rum eczacının Fransızca ve Latince dillerinde tuttuğu defter, o dönemde İzmir'de yaşayan Rum, Türk, Ermeni, Yahudi ve Levanten toplumlarının sağlık ihtiyaçlarına dair önemli veriler sunuyor. Ali Bey'in eczanenin yıkıntıları arasında bulduğu ve titizlikle koruduğu bu defter, Dermancı ailesinin üç kuşaktır süren eczacılık geleneğiyle günümüze kadar ulaştı. Ali Bey'in ardından oğlu Cengiz Dermancı ve sonrasında torunu Ali Dermancı tarafından muhafaza edilen defter, ailenin eczacılık mirasının en kıymetli parçası haline geldi.

Kurtuluşun sessiz tanığı
Eczacı Ali Dermancı, defterin 9 Eylül 1922 ve sonrasına dair kayıt içermemesinin, İzmir'in kurtuluşunun tarihsel bir kanıtı olduğunu vurguluyor. Dedesinin 1923 yılında devraldığı eczanede, Rum eczacının bıraktığı yerden hizmet vermeye devam ettiğini belirten Dermancı, bu sürekliliğin kentin toplumsal hafızası için büyük önem taşıdığını ifade ediyor.
Geçmişle kurulan duygusal bağ
Rum eczacı Tholoos'un torunları, 2006 yılından bu yana belirli aralıklarla eczaneyi ziyaret ederek aile yadigarı defteri inceleme fırsatı buluyor. Geçmişle bağ kurmak isteyen aile üyeleriyle kurulan bu iletişim, tarihi bir belgenin ötesinde, insani bir köprü görevi görüyor. Dördüncü kuşak eczacı adayının da yetiştiği Dermancı ailesi, bu asırlık mirası koruyarak İzmir'in çok kültürlü geçmişini gelecek nesillere aktarmaya devam ediyor.