İstanbul'da geçtiğimiz günlerde etkisini gösteren şiddetli yağışlar, kentin altyapı kapasitesini zorlayarak birçok noktada sel ve su baskınlarına neden oldu. Konuyla ilgili teknik değerlendirmelerde bulunan İstanbul Nişantaşı Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof.
Dr. Ceyhun Özçelik, düşen yağış miktarının normalin çok üzerinde olduğunu vurguladı.
Özçelik, özellikle Beykoz ve Sarıyer gibi bölgelerde kaydedilen verilerin, kentin ocak ayının başına kadar alması beklenen toplam yağışın sadece 24 saat içinde gerçekleştiğini ortaya koyduğunu belirtti.
Altyapı yetersizliği ve taşkın yönetimi
Prof. Dr.
Özçelik, yaşanan felaketlerin sadece meteorolojik bir olay olarak görülmemesi gerektiğini, kentsel altyapıdaki kronik sorunların da bu tabloyu ağırlaştırdığını ifade etti. Vatandaşların evde kalmak zorunda kalmasının, taşkın yönetimi konusundaki eksikliklerin bir göstergesi olduğunu savunan Özçelik, sel ile su baskını kavramlarının birbirinden ayrılması gerektiğini vurguladı.

Kuru dere yataklarının ıslah edilmesinin sel riskini azaltacağını belirten uzman, kentsel altyapının ise su baskınlarına karşı daha dirençli hale getirilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kağıthane Deresi için acil eylem planı
Taşkın etkilerinin en yoğun hissedildiği bölgelerin başında Ayazağa ve Kağıthane Deresi hattının geldiğini belirten Prof. Dr.
Özçelik, bölgedeki yapılaşma sorunlarına dikkat çekti. Dere yataklarının üzerinin kapatılmasının ve bölgedeki yapısal problemlerin sel riskini artırdığını söyleyen Özçelik, Ayazağa Meydanı'ndaki kuru dere yatağının üzerinin açılması ve Sadabat hattında yüzeysel akış sularının dereye yönlendirilmesi için gerekli düzenlemelerin ivedilikle yapılması gerektiğini belirtti.
Uzman, bu önlemler alınmadığı takdirde benzer şiddetteki yağışlarda aynı mağduriyetlerin yaşanmaya devam edeceği uyarısında bulundu.