Sivas Cumhuriyet Üniversitesi Eğitim Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr.
Tuncay Dilci, dijital cihazların aile içi iletişim üzerindeki yıkıcı etkilerini mercek altına alan kapsamlı bir araştırmaya imza attı. 1057 katılımcının dahil edildiği 'dijitanaliz' çalışması, bireylerin bir arada olsalar dahi akıllı telefonlar nedeniyle birbirlerini dışladıkları 'phubbing' davranışının aile yapısını nasıl zayıflattığını ortaya koydu.
Prof. Dr.
Dilci, aynı çatı altında yaşayan bireylerin artık gerçek bir iletişim kurmakta zorlandığını ve dijital ekranların duygusal bağları kopardığını vurguladı.
İletişim Kazaları ve Sosyal İzolasyon
Araştırma sonuçları, aile bireylerinin birbirlerini dinlemek yerine ekranlara odaklanmasının ciddi bir sosyal izolasyon yarattığını gösteriyor. Prof.

Dr. Dilci, bu durumun aile içinde tatminsiz ilişkilere ve çatışmalara yol açtığını belirterek, dijital bağımlılığın boşanmalara kadar varabilen bir süreci tetiklediğine dikkat çekti.
Verilere göre katılımcıların yüzde 37,8'inde yüksek düzeyde dijital odaklanma ve izolasyon gözlemlenirken, yüzde 54'ünde ise orta düzeyde iletişim kopukluğu tespit edildi. Kadınlarda dijital cihaza yönelme oranı yüzde 41,3 iken, erkeklerde bu oran yüzde 34,2 olarak kaydedildi.
Çözüm İçin Yüz Yüze Temas Şart
Dijitalleşmenin getirdiği bu iletişim krizini aşmak için ailelere somut önerilerde bulunan Prof. Dr.
Dilci, 'telefonsuz yemek' gibi uygulamaların hayata geçirilmesi gerektiğini belirtti. İletişim sırasında dijital cihazların tamamen bir kenara bırakılmasının, karşıdaki kişiye değer verildiğini hissettirmek adına kritik olduğunu ifade eden Dilci, gerçek dinleme eyleminin ancak göz teması ve yakın temasla mümkün olabileceğini söyledi.
Uzmanlar, çocukların sağlıklı gelişimi ve aile birliğinin korunması için ebeveynlerin bu konuda doğru rol model olmaları gerektiği konusunda uyarıyor.