Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ, Rize Kültür Merkezi’nde düzenlenen “Zafer Partisi Türkiye’nin Geleceğini Konuşuyor” konferansına katılarak gündeme dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Konferansın ardından kentte esnaf ziyaretleri de gerçekleştiren Özdağ, konuşmasında Türkiye’nin güncel sorunları, ekonomi, güvenlik politikaları ve partisinin çözüm önerilerini masaya yatırdı.
"Sığınmacılar ve PKK konusunda aldatıldık"
Geçmişteki çözüm süreci adımlarına ve mevcut gelişmelere değinen Özdağ, 20 ay önce Türk milletine PKK'nın kayıtsız şartsız silah bırakacağı ve kendisini feshedeceği yönünde taahhütler verildiğini hatırlattı. Gelinen noktada Meclis'e bir af tasarısı getirilmesinin planlandığını vurgulayan Özdağ, "Aradan geçen 20 ayın sonunda, bugünlerde Türkiye Büyük Millet Meclisi'ne PKK'ya ve Öcalan'a affı düzenleyen yasa tasarısı gelirken örgüt kendisini feshetmedi, silah bırakmadı. Ne Türkiye'de ne Suriye'de ne Irak'ta ne de İran'da silah bıraktılar. Biz tekrar millet olarak aldatıldık. Sığınmacılar konusunda aldatıldık, PKK ile yapılan pazarlık konusunda aldatıldık" ifadelerini kullandı.
"Gerçekleri söylediğim için beş ay Silivri'de hapsedildim"
Hükümetin yürüttüğü süreçleri "teslimiyetçi bir pazarlık" olarak nitelendiren Zafer Partisi Lideri, bu duruma karşı çıktığı için geçmişte hukuki yaptırımlarla karşı karşıya kaldığını belirtti. Özdağ, "'Pazarlık yapmadan, taviz almadan PKK silah bırakmaz' dediğimiz için beni de 5 ay Silivri'de hapsettiler. Bu konuda, teröristlerle ilgili infaz yasası çıkana kadar konuşmamamı istediler. Şimdi de öfkeyle, 'Siz terör bitmesin mi istiyorsunuz?' diyorlar. Hayır, biz terörün bitmesini istiyoruz ama teröre teslim olunmasını istemiyoruz. Biz terörün, örgüt diz çökmüş ve teslim olmuşken bitmesini istiyoruz. Teröristlerin Türkiye meydanlarında 'Biz pişman değiliz, mağlup değiliz, galibiz' diye dolaştığı bir Türkiye istemiyoruz. Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin onurunun kırılmasını kabul etmiyoruz" dedi.
"Öcalan'a umut hakkı içeren tasarı Meclis yolunda"
TBMM gündemine getirilmesi beklenen "çerçeve yasa"nın detaylarına dair iddialarını sürdüren Özdağ, yasa tasarısının Abdullah Öcalan'a umut hakkı tanıdığını ve İmralı'daki statüsünü "mahkum"dan "misafir" konumuna getireceğini öne sürdü. Üst düzey örgüt elebaşlarının 5 yıl süreyle yurt dışında tutulacağını, ardından Türkiye'ye dönerek siyasete katılacaklarının planlandığını savunan Özdağ, PKK'nın Suriye hükümetiyle de yeni bir anlaşma yaptığını iddia etti. Özdağ, örgütün kendi kontrol ettiği bölgeden çıkan petrolün yüzde 10'unu 20 yıllığına kullanma hakkı elde ettiğini belirterek, "Barzani'nin bir zamanlar Bağdat'la yaptığı anlaşmanın aynısını PKK şimdi Şam'la yapmış durumda" diye konuştu.
"Bölgesel oyunlara karşı Atatürk'ün projesinde birleşmeliyiz"
Konuşmasında DEM Parti'nin adının "Demokratik Cumhuriyet Partisi" olarak değiştirilmesinin planlandığını, terör örgütü unsurlarının kırsalda sivil kıyafetlerle faaliyet gösterdiğini ve uyuşturucu paralarının iş adamları aracılığıyla Türkiye'ye sokulmaya çalışıldığını ileri süren Ümit Özdağ, tehlikenin bölgesel boyutuna dikkat çekti. Zafer Partisi olarak bu küresel senaryolara karşı sonuna kadar direneceklerini ifade eden Özdağ, sözlerini şöyle tamamladı: "Biz bugün sahada iki projenin çarpıştığını görüyoruz. Bir tarafta Mustafa Kemal Atatürk'ün projesi, diğer tarafta ise onun karşısına çıkartılmaya çalışılan bölücü Öcalan projesi var. Bu ağır saldırıyı tarihin çöplüğüne atmak için Atatürk'te birleşmenin kaçınılmaz bir zorunluluk olduğuna inanıyoruz."