İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49
Muhalif. GÜNDEM Yeni Parti Sözcüsü Emre: Aidat ödeyen üye sayımız CHP’nin iki katından fazla

Yeni Parti Sözcüsü Emre: Aidat ödeyen üye sayımız CHP’nin iki katından fazla

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, partisinin güncel üye ve belediye sayılarını kamuoyuyla paylaşarak üye sayısının 300 bini aştığını, partiye katılan belediye sayısının ise 236'ya ulaştığını bildirdi. Online üyelik sistemi üzerinden bir haftada düzenli aidat taahhüdü veren 125 bin üye kaydettiklerini belirten Emre; ekonomi, çocuk suçluluğu, tarım politikaları ve yerel yönetimlerdeki son gelişmelere ilişkin kapsamlı değerlendirmelerde bulundu.

Yeni Parti Sözcüsü Emre: Aidat ödeyen üye sayımız CHP’nin iki katından fazla
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 12 dk

Yeni Parti Sözcüsü Zeynel Emre, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısı devam ederken TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 24 Temmuz’da kurulan partisinin teşkilatlanma ve üye sayılarına ilişkin son verileri paylaştı. Yeni Parti'nin eylül ayından itibaren tüm kadrolarıyla sahada ve örgütlenmesini tamamlamış bir şekilde halkla buluşacağını ifade eden Emre, mobil uygulama aracılığıyla dört dakika içinde Yargıtay onaylı üyelik işlemlerinin yapılabildiğini belirtti.

"Siyasal yaşamımızda bir rekor kırıldı"

Türk siyasal hayatında kısa sürede bu ölçekte ilgi gören başka bir siyasi hareket olmadığını dile getiren Emre, üyelik verilerine ilişkin şu detayları aktardı:

"Sadece online üyelik açıldıktan bu ana kadar 125 bin üyelik gerçekleşti. 125 bin kişi düzenli aidat vermek üzere partimize üye olmuştur. Butlan öncesi dönemden örnek vereyim: Orada 2 milyon üye vardı o zaman CHP’de. Sadece 52 bin kişi aidat verirdi. Biz çok kısacık bir süre içerisinde 125 bin kişi, aidatını düzenli şekilde taahhüt ederek üye olmuştur. Bu rakamın çok yüksek rakamlara ulaşmasını tahmin ediyoruz. Yine şu ana kadar manuel şekilde, yani örgütlerin, ilçelerin kısa sürede dağıttığımız ve dönüş yapılan üyeliklerle birlikte üye sayımızın 300 binin üzerine çıktığını görüyoruz. Siyasal yaşamımızda bu, ilk ve rekor. Hiçbir zaman bu kadar hızlı örgütlenen ve bu kadar hızlı büyüme eğilimi gösteren hiçbir siyasi parti olmamıştır."

"Partimize geçen belediye sayısı 236 oldu"

Partiye katılımların ve bağışların şeffaf bir şekilde paylaşıldığını belirten Emre, belediye sayılarına ve genel merkez açılışına dair şunları söyledi:

"Her akşam 20.00’de saymanımız bir açıklama yapıyordu. 20’nci gün itibarıyla bu akşam 20.00’de de bağış miktarını ve bağışçı sayısını sizlerle paylaşacak. Şu ana kadar partimize geçen belediye sayısı 236 oldu. Özellikle belediyeler konusunda o ildeki belediyenin meclis üyesi dağılımı, rakip partinin durumu gibi başlıkların etkili olduğunu, ona göre planlama dahilinde yaptığımızı ifade edeyim. Bizim planlamamıza göre bu sayı 300’lerin çok üzerine çıkacak. Genel merkez binamızın 30 Ağustos'a kadar hazır hale gelmesini öngörüyoruz. Zannediyorum, 1 Eylül gibi kullanılır hale gelecektir. Açılışın 30 Ağustos'ta mı yoksa 1 Eylül'de mi olacağına ilişkin çalışmalar sürüyor; kesinleştiğinde paylaşacağız."

"Vatandaşın toplam borcu 3 trilyon 430 milyar lirayı aştı"

Ülkenin temel gündeminin ekonomik kriz olduğunu savunan Zeynel Emre, hanehalkı borçluluğu ve icra dosyalarına dikkat çekti:

"Ülkemizin en önemli sorunu ekonomi. Çünkü milyonlarca insanımız işsiz, çünkü milyonlarca asgari ücretli açlık sınırının altında maaş alıyor, çünkü milyonlarca emeklimiz bu ülkede açlık sınırının çok altında maaşlarla geçinmeye çalışıyor. Çeyrek yüzyıllık mevcut iktidarın izlediği politikalar öyle sonuçlar doğuruyor ki hakikaten içler acısı durumdayız. Gerek artan suç oranlarında gerekse gelir dağılımındaki adaletsizlikte, ülkemizdeki 44 milyonun üzerindeki vatandaşın borçlu hale gelmesinde tüm bu rakamlarla karşılaşıyoruz. Şu anda Türkiye'de toplam 3 trilyon 430 milyar 225 milyon lira vatandaşın borcu var. Bu borcun bir kısmını konut, bir kısmını taşıt kredileri oluşturuyor ama en büyük başlığa baktığımızda 2 trilyon 572 milyar lirası ihtiyaç kredisi. Yani aldığı maaşla geçinemeyen, ay sonunu getiremeyen vatandaşların borçlanması ve bunların geri ödemesi yapılamıyor; şu anda da buna bağlı olarak icra dairelerinde Cumhuriyet tarihinin rekoru kırılıyor. Bugün son verilere göre 44 milyon 200 bin vatandaşımızın bankalara borçlu durumda olduğunu görüyoruz. Ülkemizdeki yetişkin nüfusunun yaklaşık 66 milyon olduğunu düşündüğümüzde, her üç vatandaştan ikisinin bankalara borcu var."

"Bütçede her 100 liranın 17 lirası faize gidiyor"

Kamu bütçesindeki faiz harcamalarını ve sermaye çıkışlarını eleştiren Emre, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Vatandaş böyle borç batağındayken bütçeye baktığımızda bütçede de her 100 liranın 17’sinin faize gittiği bir düzeni görüyoruz. Sadece ilk yedi ayda, faiz lobilerinin cebine ödenen para 1 trilyon 791 milyar 13 milyon lira. Bunu bir önceki yılla kıyasladığımızda yüzde 43’lük artış söz konusu. Bu sürdürülebilir değil. Ülkemizin bir an evvel üretim ekonomisine geçecek yatırımlar ve planlama yapması şart. İlk defa net doğrudan yatırım negatife dönmüş durumda. Bu sadece ekonomi politikasının yanlışlığıyla ilintili değil. Son dönemde özellikle artan yargının araçsallaştığı süreçte, o yargı baskısı ve tacizi de Türkiye'deki yatırımın önündeki en büyük engellerden biri haline döndü. Yurt içi yerleşiklerin yurt dışına yaptığı yatırımların yabancıların yurt içine yaptığı yatırımları ilk kez aştığını görüyoruz. Bu ülkede bir şekilde para kazanmış kimseler, kendi varlıklarını yurt dışına götürüp hukuk güvenliği olduğunu düşündüğü ülkelerde kendilerini garantiye almaya çalışıyorlar. Son dönemde yaşadığımız sürekli şirketlere el koyma, mal varlığına el koyma ve bunun sudan sebeplerle yapıldığı süreçlerin sonuçları oluyor bunlar."

"Enflasyon tahmini revizyonları ve hayat pahalılığı"

Üretim sektörlerinin yurt dışına kaydığını ve resmi enflasyon hedeflerinin gerçeği yansıtmadığını öne süren Emre, şu değerlendirmeleri yaptı:

"Tekstil sektörü Mısır'a kaydı. Ülkemizde tekstil bitme noktasına gelmiş durumda. Otomotiv yan sanayinin Fas'a gittiğini görüyoruz. Geniş tanımlı işsizliğin, açlığın ve yoksulluğun patladığı bir ülke haline geldik. Bir iktidar düşünün, bile isteye kendi vatandaşını soysun. Aralık ayında yıl sonu enflasyon hesabı açıkladılar. Buna göre ülkedeki memura, asgari ücretliye, emekliye zam yaptılar. Orada açıkladıkları rakam yüzde 16’ydı. Halbuki Merkez Bankası'nın sürekli bu rakamı revize ettiğini görüyoruz. En son açıkladıkları revize olmuş hedef de yüzde 28. Kaldı ki kendi yaptığı araştırmalarda da iktidar partisinin önüne bu sonuçlar gidiyor ki halkın enflasyon beklentisi yüzde 45 seviyesinde. Hal böyleyken temmuz ayında memura yüzde 13,5 zam yapıyorsunuz. Emekliye de yüzde 17,7 zammı reva görüyorsunuz. Burada mesele yanılmak değil. Bu bile isteye yapılan bir şey. Enflasyon rakamının böyle geleceği aşikar."

"Yoksulluk sınırı 122 bin lirayı aştı"

Açlık ve yoksulluk sınırındaki yükselişe değinen Emre, iktidarın politikalarını şu ifadelerle eleştirdi:

"Vatandaşımız geçinemiyor. Bugün itibarıyla açlık sınırı yıllık bazda yüzde 36 artmış durumda. Ağustos ayında dört kişilik bir ailenin gıda harcaması, 49 bin 556 liraya mal oluyor. Buna siz diğer zorunlu harcamaları kattığınız zaman, aylık harcamaların toplam tutarı, yani yoksulluk sınırının yükseldiği rakam 122 bin 117 lira. Bir önceki yıla göre, açlık ve yoksulluk sınırının yüzde 36 ve yüzde 37 artış gösterdiğini görüyoruz. Peki memur, işçi, emekçi nasıl olacak da geçinecek? Siz bunun yarısını dahi zam olarak vermediniz. Ve haliyle her geçen gün yoksullaşan insanlarımız, borç batağında yurttaşlarımız var. İktidar partisinin zerre umurunda değil. AK Parti bu sonuçlarla ilgilenmiyor. AK Parti’nin ilgilendiği tek şey kendi ve yakınlarının oluşturduğu o düzen, o Lale Devri'ni kendileri açısından yaşatmak ve oradaki rant şebekesinin daha fazla zenginleşmesi."

"İşçiyi ezen iktidar bir patrona söz geçiremiyor"

Maden işçilerinin hak arayışlarına değinen Emre, hükümetin çalışma hayatındaki tutumunu eleştirdi:

"Ankara'ya kadar gelip hakkını arayan işçiler oluyor. Bunun en çarpıcı örneklerinden biri Doruk Madencilik. Doruk Madencilik'in emekçileri maaşlarını alamadıkları için Ankara'ya geldiler, seslerini duyurmak istediler. İçişleri Bakanı kendilerini kabul etti, araya girdi ve şirket yetkilileriyle görüşerek söz verdi. Aradan aylar geçti. Bu emekçi kardeşlerimiz yine maaşlarını alamadılar. Tekrar Ankara'ya geldiler. Karşılığında gözaltı, tutuklama, yürüyüş engeliyle karşılaştılar. Anayasa’dan kaynaklı hakların kullanılmasına izin vermediler. İşçiyi, çiftçiyi, emekçiyi ezen, tarımı bitiren bu iktidar bir patrona söz geçiremiyor. İşte mevcut iktidarın çeyrek yüzyılın sonunda ülkeyi getirdiği gerçek durum bu."

"Çocuk suçluluğunun temel nedeni sınıfsal eşitsizlik ve yanlış politikalardır"

TÜİK verilerine değinerek çocukların yaşadığı yoksulluk ve suç oranlarındaki artışa dikkat çeken Emre, yalnızca ceza artırımı odaklı düzenlemelerin yetersiz kaldığını vurguladı:

"Bugün ülkemizde maalesef çocuklarımızın önemli bir kısmı, TÜİK rakamına göre yüzde 32’si akşam yatağa aç giriyor. Beşte biri yetersiz beslenmeden ötürü gelişim problemi yaşıyor. Ekonomik tablo benzeri nedenlerden ötürü de ülkede bir sosyal patlama var ve hiç görülmemiş düzeyde suç oranında artış var. Meclis kapanmadan en son çıkan kanunlardan biri çocuklarla ilgiliydi. ‘Suça sürüklenen çocuk sayısının bu denli artış göstermesinin nedenlerinin doğru tespit edilip oralara yönelik müdahalelerde bulunmak, politika geliştirmek lazım’ dedik. Halbuki AKP iktidarı suçların cezasını artırarak bu soruna çözüm bulacağını düşündü. Sanki o suçları işleyen çocuklar, Ceza Kanunu’nu açıp bakıyor da ona göre bu suçları işliyormuş gibi çok vasat bir bakış açısıyla olayı ele aldığını söyleyebiliriz. Çocukların suça sürüklenme olgusu içinde yaşadıkları toplumda, ekonomik ve toplumsal yapıdan bağımsız değerlendirilemez. Şüphesiz burada çocuk suçluluğunda bireysel ahlak eksikliği, aile içi iletişimsizlik veya dijital araçların yanlış kullanımının etkisi vardır. Ancak buradaki temel mesele, sınıfsal eşitsizlik ve kamusal politika tercihlerinin bu olgu meselesinde doğru değerlendirilmemesidir. Yanlış bakış açısıdır."

"Adli mercilere gelen çocuk sayısı 610 bine ulaştı"

Çocukların karıştığı veya mağdur olduğu adli vakalara ilişkin istatistikleri paylaşan Emre, tablonun vahametini şu verilerle anlattı:

"Ölenin de öldürenin de çocuk olduğu vakalarda rekor artış TÜİK rakamlarında var. 2025 yılında mağdur ya da suça sürüklenen çocuk sıfatıyla adli makamların önüne getirilen çocuk sayısı 610 bin olmuş. Suç oranlarına baktığımızda yüzde 41,7’si yaralama, yüzde 15’e yakını hırsızlık, yüzde 10’a yakını uyuşturucu ve uyarıcı madde kullanmak, satmak, satın almak, yüzde 5’i tehdit suçları. 10 yıl önceki rakamla bugünü kontrol ettiğimizde 447 binden bugün 610 binlere ulaşmış. Ve bu sayının sürekli arttığını gözlüyoruz. Bir iktidar, iktidara niye talep açar? Topluma der ki ‘Bana belli süreliğine yetki verin. Toplumsal refah seviyenizi yükselteyim. Şehirleri daha güvenli hale getireyim. Adaletsizliği çözeyim. Sınıfsal eşitsizliği bitireyim.’ Bunun tam tersi bir durumla karşılaşıldığında da sürekli sorumluluk almaktan kaçan ve kusuru da başkalarında arayan bir iktidarla karşı karşıyayız."

"Tarım sektöründe çiftçilerin borcu 15 milyar doları aştı"

Tarım sektöründeki demografik yaşlanma ve borç krizine değinen Emre, planlı ekonomi modelini savundu:

"Eski Türkiye'de kendi kendine yeten bir tarım düzeni vardı. Bu iktidarın çeyrek asırlık döneminde çiftçilerimizin bankalara borcu 15 milyar doları aşmış durumda. Sadece haziran ayında tarım sektöründe yüzde 9’luk bir gerileme olduğunu görüyoruz. Bu alanda çalışanların yaş ortalaması 53. Gençlerin hiçbiri, ailesine ait tesislerde devam etmek istemiyor. Her dört üreticiden üçü çocuklarına bu mesleği bırakmak istemiyor. Türkiye gibi bir ülke, coğrafi alan bu kadar müsait. Milyonlarca insan ne istihdamda ne üniversitelerde ne okulda, evde oturuyor. Demek ki bu alana yönelik yapacağınız doğru teşvik ve yatırımlarla hem işsizlik konusunda adım atabilirsiniz hem ölmeye yüz tutmuş tarım sektörünü canlandırabilirsiniz. Gençlerimizin gelecek kaygılarını planlı bir ekonomi modeliyle çözeceğiz."

"CHP, Cumhur İttifakı'nın bir parçası olarak ilerliyor"

Basın mensuplarının Menderes Belediyesi Başkan Vekilliği seçimine ilişkin sorusunu yanıtlayan Emre, muhalefet içi dinamikleri sert sözlerle eleştirdi:

"Biz başından beri çok şeffaf bir şekilde olan biteni halkımızla paylaştık. Butlan kararının bir saray işbirliği içerisinde gerçekleştiğini, amacın saray iktidarının ömrünü uzatmak ve Cumhur İttifakı'na eklemlenmek olduğunu ifade etmiştik. Zaten bu durumda açıkça tercihler de ortaya çıkıyor. Gerek Etimesgut'ta gerekse Menderes'te gördüğümüz olay şu: CHP'de görev yapan meclis üyelerinin AK Parti'nin adayına oy vermesi sonrası Menderes Belediyesi iktidar safına geçmiş oldu. Etimesgut, Menderes... Bunları siyaseti bilen, okuyan, anlayan kişiler çok rahat görebilir ki bir anlaşma var aralarında. Cumhur İttifakı'nın bir parçası olarak ilerliyorlar."

"İfşa olduktan sonra yapılan açıklamaların önemi yok"

CHP Genel Başkan Yardımcısı Deniz Demir’in açıklamaları ve genel merkezin olası diyalog çağrısına dair soruları da yanıtlayan Emre, tutumlarının net olduğunu ifade etti:

"Bizim temel prensibimiz var. Partiyi kurduktan sonra, buna mecbur bırakıldıktan sonra dedik ki 'Butlanı hiçbir şekilde muhatap da almayız. Butlan yöneticisiyle bir polemiğe girmeyiz. Çünkü sarayın biçtiği ve uygulamaya koyduğu bu senaryonun figürü haline gelirsiniz aksi halde. Biz ülkenin sorunlarına hazırladığımız programımız, ülkemizin problemlerini nasıl çözeceğimize ilişkin haritamız, bunları milletle paylaşacağımız siyasal çalışma içine gireceğiz.’ Bu kapsamda muhatap olmamak için elimizden geleni yapıyoruz. Buralardaki oylamalar mevcut iktidara karşı çıktığını ve bunun karşısında konumlandığını ifade eden bir siyasi partinin gidip onun adayına oy vermesi meselenin çok açıkça ifşa olmasından ibarettir. İfşa olduktan sonra yapılan açıklamaların pek bir kıymeti yoktur. Sürecin maalesef böyle bir noktaya geldiğini üzülerek gözlemliyoruz. Bizim açımızdan önemli olan şudur ki biz mevcut düzenden rahatsız olan, bu ülkedeki yönetimin değişmesinin zaruri olduğunu gören, bu ülkedeki demokrasinin, Cumhuriyet'in varlığının kıymetini bilen milyonların sesiyiz. O milyonlarla birlikte çıktığımız yolda yürüyoruz. Bizim açımızdan tek gerçek bu."

"İstanbul'daki çoğunluğu ele geçirmek isteyeceklerdir"

Etimesgut ve Menderes'te yaşanan gelişmelerin İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisi'ne yansıyıp yansımayacağına ilişkin bir soru üzerine Emre, şu değerlendirmede bulundu:

"Biz kaybetmemek üzere yola çıkanlarız. Biz daha önce kazandığımız için hedefiz. Biz daha önce birinci parti olduğumuz için hedefiz. Ve daha önce kazandığımız yereldeki iktidarı tanımayan, oradaki milli iradeyi tanımayan bir iktidar olduğu için ve onun uygulamaları karşısında itiraz ettiğimiz için hedefiz. Şüphesiz birçok yerde AK Parti yerelde kaybetti. 413 belediyeyi biz almıştık ama herhalde bunlar içinde sorduğunuzda Tayyip Bey'in canını en çok acıtan İstanbul'dur. Bir türlü dinmiyor bu yara. Ve orayı ele geçirmek için her türlü hukuka aykırı durumla karşılaştığımız gibi, operasyon işlerinin altına da imza atabilirler. Üsküdar seçiminde de bunu gördük. Biz bu ihtimallere göre çalışıyoruz, planlıyoruz, geçiş sürecini ona göre yönetmeye çalışıyoruz. Ancak 'Böyle bir ihtimal yoktur' diyemeyiz. Şüphesiz ki bundan sonra yapılacak operasyonlar veya açığı olanı transfer ettikleri gibi işlerle İstanbul'daki çoğunluğu ele geçirmek isteyeceklerdir diye düşünüyorum."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız