Yavaş'ın açıklamaları şöyle:
"Şimdi garip garip sesler duyuyoruz. Millet iradesinin önünde durulmaz. Millet nereye oy verirse versin hepsi başımızın üstündedir. İnsanlar farklı farklı düşünebilir, herkes bir tercih yapacak buna hepimiz saygı duyacağız. İnşallah birinci turda bitecek. Bugün 65 milyon seçmen var bunun 50 milyonu kullansa, diyelim ki çok yakın sonuçlar çıktı, kendilerine oy vermeyenleri terörizmle suçlamak neyin nesidir. Dağda 85 tane terörist kaldı diyeceksiniz hem de terör örgütünün propagandasını yapıp bunlar oy bölecek diyeceksiniz. Niye bunları söylüyorlar... Anketlerde sıkışınca iftira ve nefret siyaseti gün yüzüne çıktı. 2019 seçimlerinde önce dediler ki işçileri çıkaracaklar. Sosyal yardımları kesecekler dediler. Ankara halkı bunları dinlemedi. Daha sonra baktılar anketler yine fayda etmiyor. Rakibim dedi ki eğer Yavaş seçilirse, PKK'lılar işe başlayacak, sayaç okuyacak DHKP-C'liler de fatura getirecek dediler. Korkudan PKK'lıların arkasına sığınıyor bunlar. Ankara halkı bunları dinlemedi Millet İttifakı'nın belediyeleri işe başladı, hiçbirine ayrımcılık yapılmadı. 25 yıl sonra seçimi kazandık ama asla zafer kazandık demiyoruz, çünkü bize oy vermeyeni düşman görmüyoruz herkesi selamlayacağız dedik. İstanbul seçimlerini iptal ettiler. Bu sefer Ekrem Başkan'ın seçiminde, başladılar İstanbul düşerse Mekke düşer, Kudüs düşer dediler. Büyük İsrail kurulur dediler. İstanbullu cevabını verdi. Yetmedi, yedek kuvvetleri sahaya sürdüler. Osman Öcalan'ı televizyona çıkardılar. AK Parti'ye oy vermeleri yönünde talimat verdiler. O da yetmedi İmralı'daki bebek katiline gittiler ondan yazılı mektup getirdiler. İstanbul o iradenin gaspına karşı onları sandığa çaktı. Yine aynı şeyleri görüyoruz. Ülkenin bu duruma gelmesinin sorumlusu kendileri.
Yakın zamanda bir gazeteci yine İmralı'ya heyet gitti dedi, önce yalanladılar. Bu attıkları iftiralar bize asla yapışmaz. İktidara gelirken ama sonra söyledikleri, iktidarda kalmak için gerekirse papaz cübbesi giyeriz diyen bunlar değil miyid. Her türlü iftirayı atıyorlar. Bu seçim bitecek insanları bu kadar kutuplaştırmaya gerek yok. Bir seçim için insanları böyle bölmenin anlamı ne?
Bu arada Sayın Erdoğan İstanbul Belediye Başkanı olduğu zaman mecliste sayısı azdı ama kimse ona engel olmadı. Ama biz topal ördek olduk. Hep beraber çalışalım demesini beklerdik maalesef bunu görmedik. Hani biz yardımları kesecektik? Şu anda destek alan aile sayısı 200 binleri buldu. 60 bin çocuk okuldan eve evden okula ücretsiz taşınıyor. Bütün sınavlara giriş ücretini biz karşılıyoruz. Şimdi internet verecek gençlere. Pandemi döneminde online eğitime geçildi, o zaman bu çocuklar hangi internetle girecek demediler. Tam 40 bin öğrenciye iki yıl boyunca ücretsiz internet verdik. Ankara halkı onların PKK yalanına inansaydı bunların hiçbiri olmayacaktı. Aynı düzen devam edecekti.
Şimdi sıra geldi Türkiye'ye. Ben diyorum ki, o İHA'ları SİHA'ları daha da geliştireceğiz. Boşverin bunların milliyetçilik laflarını. Seçime girerken milliyetçi oldular, muhafazakar oldular. Askerin ürettiği hiçbir şey siyasete alet edilmemelidir. Binali Yıldırım, HDP diyor İstanbul'da aday çıkarmadı ben diyor oylarına talibim. İşlerine gelince oy istiyorlar, işlerine gelince alamayacaklarını anlayınca başlıyorlar iftiraya. Olmaz böyle ikiyüzlü siyaset. Biz PKK'ya da karşıyız Kandilli'ye de karşıyız. İstedikleri zaman görüşmeler yapıp istediklerini almaya çalışıyorlar. İki ayda bir ekonomi bakanlarını değiştirdiler, freni patlamış otobüs gibi uçurumdan aşağı gidiliyor. Ekonomi için yapacakları bir şey kalmadı. Millet İttifakı'nda şampiyonlar ligi gibi ekonomistler var. HÜDAPAR Genel Başkanı'nın sözlerini biliyorsunuz. 'Bu sınırlar 1. dünya harbinde suni olarak çizilmiştir. Bu sınırlar kalkacak büyük Kürdistan kurulacak' diyor. Siz bunlarla birlikte işbirliği yapıyorsunuz.
Bu pahalılığın önüne niye geçemiyorsunuz. Bu beceriksizliği örtmek için ona buna iftira atıyorsunuz. Bu insanların hiçbiri terörist olamaz. Gerçek müslümanlar sahte afişler, videolar yapmaz, hakaret etmez. Sürekli hakaretler ağızlarından düşmüyor şimdi de tehditlere başladılar. Bu gençlerin artık hayalleri kalmadı. Bu milletin bütün çocuklarına huzur vaadetmiştiniz. Ayın 14'ünden itibaren Türkiye'de bu boş lafları kimse dinlemeyecek. 21 yıldır bu gençler hiçbir şey görmediler ve artık görecekler. Sayın cumhurbaşkanımızı 1. turda seçiyoruz. Her şey çok güzel olacak. Güzel ülkem bahara mutlulukla uyanacak."