Cumhuriyet Halk Partisi (CHP), Türk siyasi ve hukuk tarihinde eşi benzeri görülmemiş bir yargı kriziyle karşı karşıya kaldı. CHP’nin 38’inci Olağan Kurultayı ile 21’inci Olağanüstü Kurultayı’nın iptali istemiyle açılan davada, Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 36’ncı Hukuk Dairesi her iki kurultay hakkında da "mutlak butlan" kararı verdi.

Mahkeme; mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve parti yönetiminin görevden uzaklaştırılmasına, kurultay öncesinde görevde olan Kemal Kılıçdaroğlu ile Dönemin Parti Meclisi üyelerinin "tedbiren" göreve dönmesine hükmetti. Ankara 3. İcra Dairesi heyeti mutlak butlan kararını Kılıçdaroğlu’na tebliğ ederken; Yüksek Seçim Kurulu (YSK) ve istinaf mahkemesi, CHP yönetiminin tedbir kararına karşı yaptığı itirazları reddetti. Kılıçdaroğlu'nun avukatlarının geri çektiği temyiz başvurusu ise Özgür Özel adına yeniden yapıldı.
"Cevabım nettir, tavizim yoktur"
Yaşanan bu yargı darbesinin ardından hamlelerini sıklaştıran Özgür Özel, gün boyu süren yoğun liderler trafiğinin ardından CHP Genel Merkezi önünde toplanan binlerce partiliye seslendi. "Kemal hain" sloganlarının yükseldiği "Parti İrademize Sahip Çıkıyoruz Mitingi"nde konuşan Özel, dün psikolojik şartlar nedeniyle bakamadığı telefona bugün yanıt verdiğini belirterek, Kemal Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi şu sözlerle aktardı:
"Bugün dedim ki; 'Sokağı görüyor musunuz, milleti duyuyor musunuz? Türkiye'nin dört bir yanından yükselen isyanı duyuyor musunuz?' Bugün Türkiye'den 65 baro isyan ediyor, tüm sendikalar, tüm siyasi partiler yan yana duruyor. Cevabım nettir, tavizim yoktur. Biz en kısa zamanda sandık istiyoruz, kurultay istiyoruz. CHP'nin hangi delegesi, üyesi olursa olsun bayramdan sonra kurultay için harekete geçiyoruz. AK Parti'nin kara düzeninden önce kurultay sandığını, sonra seçim sandığını kurtaracağız."

"CHP'yi AK Parti'nin butlan kolları yönetemez"
Kararın tamamen siyasi bir kumpas ve tezgah olduğunu vurgulayan Özel, yargı cübbeleri arkasına sığınan iradeye sert tepki gösterdi. Konunun sadece bir parti içi mesele değil, topyekün bir demokrasi ve halk meselesi olduğunu belirten Özel, "CHP milletin partisidir. Atanmış kayyımlar bu partiyi yönetemezler. CHP'yi AK Parti'nin butlan kolları yönetemez, yönettirmeyiz! AK Parti'nin yargı kolları üzerindeki cübbelerle bize saldıracak, AK Parti'nin butlan kolları da gelip bu partiyi yönetecek. Yok öyle yağma!" ifadelerini kullandı.
"Bizim leyli meccani, leyli buttani oldu"
Geçtiğimiz yıl yaşanan 19 Mart darbesinde Ekrem İmamoğlu'na destek için Saraçhane'de günlerce kaldığını hatırlatan Özel, hayatının parasız yatılı (leyli meccani) yurtlarda ve misafirhanelerde geçtiğini belirterek ironik bir benzetme yaptı: "Dün yaşananlardan sonra dedim ki baba evini terk edemem, buradan çıkamam. Bizim leyli meccani, leyli buttani oldu. Saraçhane günlerinden beri bütün başkanlar için hep ışıkları yaktık, onları selamladık. Rejimle, aparatlarıyla uzlaşacak ya da olmadık temas ve pazarlıklar yapacak, tavizler verecek halimiz yok."
Toplu direniş ve mücadele çağrısı
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir daha seçim kazanamayacağını gördüğü için milleti adaysız ve çaresiz bırakmak istediğini savunan Özgür Özel, meydandaki kalabalığa toplu direniş çağrısı yaptı. Özel, "Bu meydanın gücüyle sandığı da getireceğiz, emeklinin hakkını da alacağız. İcabında toplu direnişe, tüketimden gelen gücü kullanmaya, hayatı durdurmaya var mısınız? Boykotsa boykot, grevse grev" diyerek partililerden mücadele sözü aldı. Konuşmasının sonunda, süreç esnasında haksız yere kapatıldığını belirttiği Bilgi Üniversitesi öğrencilerini de selamladı.