İstanbul
Parçalı az bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4913 %0.03
51,6584 %-0.48
6.657,80 % -2,15
66.777,65 %-1.983
Muhalif. GÜNDEM TİP'ten Emek ve Özgürlük İttifakı açıklaması

TİP'ten Emek ve Özgürlük İttifakı açıklaması

Okunma Süresi: 5 dk

Türkiye İşçi Partisi (TİP) Parti Meclisi, Emek ve Özgürlük İttifakı'nın geleceğine dair yaptığı açıklamada, "TİP açısından Emek ve Özgürlük İttifakı, sadece bir seçim ittifakı olmanın ötesinde bir mücadele birliği olarak anlamını ve önemini korumaktadır" ifadelerini kullandı.

Parti Meclisi, 3-4 Haziran tarihlerinde İstanbul'da yapılan seçim değerlendirme toplantısının sonuçlarına içere bir yazılı açıklama yayımladı.

“Sandık hesaplarıyla başarı elde edilemeyeceği bir kez daha tescil edilmiştir"

Yapılan açıklamada, iktidar değişikliğinin sadece seçim hesaplarıyla mümkün olmadığı iddia edilerek, şu ifadelere yer verildi:

"AKP-Saray rejimini yenmek basit matematik hesaplarının değil, köklü bir ideolojik siyasal mücadelenin konusu olmaya devam etmektedir. Toplumsal mücadelenin güçlenmediği koşullarda sadece sandık hesaplarıyla bir başarı elde edilemeyeceği bu seçim sonuçlarıyla bir kez daha tescil edilmiştir."

“Millet İttifakı'nın başarısızlığının nedenlerinden biri inandırıcı ekonomik model koyamamasıdır"

Parti Meclisi, yaptığı açıklamada Millet İttifakı'nın başarısızlığını, ittifakın belirlemiş olduğu ekonomik modelin sermaye gruplarına hitap ettiğini iddia ederek, şunları belirtti:

"Millet İttifakı’nın seçim başarısızlığının arkasındaki nedenlerden biri ise, ağır bir ekonomik krizle yüzleşmeyi bekleyen, geçim sorunları hızla büyüyen ve sarsıcı bir bölüşüm şoku yaşayan toplumun karşısına inandırıcı bir ekonomik model koyamamasıdır. Millet İttifakı’nın ekonomi modeli, neredeyse bütünüyle neoliberal ortodoksinin kurallara bağlanmış versiyonundan ibarettir. Böylesi bir ekonomik model, başta Kılıçdaroğlu olmak üzere kimi sözcülerin tüm vaatlerine rağmen, esas olarak halka değil Türkiye kapitalizminin kimi büyük sermaye fraksiyonlarına hitap etmektedir. Neoliberal ortodoksinin kurallı versiyonu ile halka yönelik kimi rahatlatıcı yardım modellerinin çelişkili biçimde birleştirildiği bu söylem, başta iktidar seçmeni nezdinde inandırıcılık kazanamamış, böylece Millet İttifakı’nın beklediği ve vaat ettiği gibi iktidar tabanından oy devşirmesi mümkün olmamıştır."

"Düzen muhalefeti, samimi bir özeleştiri yapmak yerine bu süreci oldubittiye getirmiştir"

Yapılan açıklamada, muhalefetin izlediği yolun gençler nezdinde bir karşılık bulmadığı belirtilerek, şu ifadelere yer verildi: 

"Ayrıca, seçimler aracılığıyla bir kez daha Türkiye’nin iktidar sorununun yanı sıra muhalefet sorununun da olduğu ortaya çıkmıştır. Kendisini seçmenine/üyesine karşı sorumlu hissetmeme, başarısızlıklar hakkında samimi bir özeleştiri yapmak yerine çeşitli yöntemlerle bu süreci oldubittiye getirme hali, düzen muhalefetinin tüm öznelerinde bir tutum olmanın ötesine geçerek bir zihniyet meselesi haline gelmiştir. Özellikle gençler arasında bu tutumun büyük bir tepki çekiyor olması ise bizim açımızdan sevindirici olduğu kadar birçok fırsat da yaratmaktadır."

"TİP açısından Emek ve Özgürlük İttifakı, bir seçim ittifakı olmanın ötesinde bir mücadele birliğidir”

Açıklamada, geride kalan seçimlere ve Emek ve Özgürlük İttifakı'nın geleceğine ilişkin değerlendirmeler yer aldı:

"Bununla birlikte, Emek ve Özgürlük İttifakı’nın etkin bir gücü olan partimizin ittifak içindeki görüş ve tutumuna dair tartışmalarda dayanışma ruhuna yakışmayan yaklaşımlar sergilenmiştir. Toplumun geniş kesimlerinde değilse de ittifakımızın kadrolarında moral bozukluğuna ve dağılmaya yol açan bu tartışmaları aşmak konusunda karşılıklı sergilenen eksiklerin saptanması konusunda TİP üzerine düşeni yapacaktır. Partimizin bu süreçteki en büyük hatası, ittifak hukuku ve dayanışma ilkesi gereği kamuoyunda kendisi hakkındaki çarpıtmalara yeteri ölçüde yanıt vermemesi olmuştur. Süreç içinde partimize atfedilen görüşlerin önemli bir bölümünün gerçekle hiçbir ilgisi yoktur. Gelinen noktada, TİP açısından Emek ve Özgürlük İttifakı, sadece bir seçim ittifakı olmanın ötesinde bir mücadele birliği olarak anlamını ve önemini korumaktadır. İttifakımız hem yaralarını sararak hem de yeni hedefler ve görevler belirleyerek bu süreçten kararlı biçimde çıkacak, Türkiye’nin emekçilerinin, kadınlarının, gençlerinin, ezilen tüm kesimlerinin direncini korumak adına dayanışmasını ve mücadelesini büyütecektir. TİP, geride kalan süreci bütünlüklü olarak değerlendirip, gerekli dersleri çıkarmakta ve bu konuda üzerine düşeni yapmakta kararlıdır."

“İktidarın hiçbir suçunu unutmayacak, hiçbir keyfi uygulamaya teslim olmayacağız”

Parti Meclisi, 6 Şubat tarihinde yaşanan depremlere ilişkin açıklamalarda bulunarak, iktidarı hedef aldı:

"Deprem dönemi çalışmalarımızı bu kapsamda önemli bir deneyim olarak değerlendiriyoruz. Bir toplumsal seferberlik örgütlenmesinde kendi ölçeğinde önemli bir örnek yaratan çalışmalarımızın, Hatay’daki seçim başarısında önemli bir payı olduğunu da görüyoruz. Ancak seçim sonuçlarına yansımasından bağımsız bir biçimde depremi bir felakete dönüştüren politikalarla hesaplaşma, ülkemizin bir daha aynı acıları yaşamaması için gerekli hazırlıkların yapılması ve daha somut olarak Hatay’ın yeniden ve yurttaş merkezli bir kent olarak inşası sürecinin takipçisi olmak üzere süren çalışmalarımızı derinleştirmek konusunda kararlıyız. Yoldaşımız, Hatay Milletvekili Can Atalay’ın seçilmesine rağmen cezaevinde tutulmaya devam etmesine karşı sürdüreceğimiz mücadele aynı zamanda bu kararlılığın bir uzantısı olarak değerlendirmelidir. İktidarın hiçbir suçunu unutmayacak, hiçbir keyfi uygulamaya teslim olmayacağız."

“İktidar, kadının varlığını sorun haline getiren partilerin desteğini kazanmak amacıyla kadın haklarını masaya sürmüştür”

Kadın haklarının pazarlık edilebilir hale geldiğine değinilen açıklamada şu ifadeler yer aldı:

"Gerek seçim sürecinin öncesinde gerekse seçim sürecinde kadınları fiziksel, ekonomik ve psikolojik şiddetten koruyan 6284 gibi yasalar ve nafaka gibi kadınların kazanılmış temel hakları çok ciddi bir saldırıya uğramış bu haklar seçim pazarlıklarının konusu haline getirilmiştir. İktidar, tarikatların ve kadının varlığını dahi sorun haline getiren partilerin desteğini kazanmak amacıyla kadın haklarını ve hayatlarını bir kez daha masaya sürmüştür. Kadınlar tarikat ve toplum baskısı, yoksulluk, şiddet, eğitim ve güvenlik başta olmak üzere temel haklarının gaspı ile karşı karşıya bırakılmaktadır. Bu saldırıyı durdurmak en temel siyasi görevlerden biri olarak önümüzde durmaktadır.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız