TBMM Başkanı Numan Kurtulmuş, İskandinav ülkelerine gerçekleştirdiği resmi ziyaretlerin ardından küresel siyaset, Avrupa Birliği'nin geleceği ve Orta Doğu'daki kritik gelişmeler üzerine kapsamlı açıklamalarda bulundu. Finlandiya ve İsveç temaslarını değerlendiren Kurtulmuş, Avrupa siyasetini sarsan aşırı sağ ve İslam karşıtı akımlara rağmen, AB’nin varlığını koruyabilmek adına genişleme stratejisine mecbur olduğunu ifade etti. Finlandiya Cumhurbaşkanı Alexander Stubb’ın "Türkiye'ye AB yolu açılmalı" yönündeki çıkışını da hatırlatan Kurtulmuş, Avrupa’nın genişleme perspektifinde ilk göreceği yerin Türkiye olduğunu belirtti.
Türkiye küresel diplomasinin merkez üssü haline geliyor
Türkiye'nin son dönemde üstlendiği diplomatik rollere değinen TBMM Başkanı, önümüzdeki günlerde ülkenin çok sayıda uluslararası üst düzey zirveye ev sahipliği yapacağını bildirdi. İstanbul'da gerçekleştirilen rekor katılımlı Parlamentolar Arası Birlik (PAB) 152. Genel Kurulu'nun ardından, haziran ve temmuz aylarında da kritik zirveler Türkiye'de toplanacak. 28-29 Haziran tarihlerinde NATO Meclis Başkanları Toplantısı İstanbul’da gerçekleştirilecek; hemen ardından 6-7 Temmuz’da ise 20’den fazla meclis başkanının teyit ettiği NATO Liderler Zirvesi Ankara’da düzenlenecek. Kurtulmuş, bu yoğun uluslararası trafiğin Türkiye’nin türbülans ortasındaki istikrarlı duruşunu ve uzlaştırıcı gücünü küresel ölçekte tescillediğini ifade etti.
Çok merkezli yeni dünya ve liderlik krizi
Küresel güç dengelerinde tek ya da iki kutuplu modelin sona erdiğini ve "çok merkezli" bir dünyaya geçildiğini belirten Numan Kurtulmuş, Batı dünyasının "orta güç" olarak tanımladığı aktörler arasında Türkiye’nin jeostratejik konumu ve tarihi birikimiyle en ön sıralarda yer aldığını vurguladı. ABD ile Avrupa Birliği arasında, özellikle Donald Trump'ın politikaları ekseninde derinleşen güvenlik ihtilaflarına dikkat çeken Kurtulmuş, Angela Merkel sonrasında Avrupa siyasetinde ciddi bir liderlik krizi yaşandığını aktardı. Avrupa'nın içine kapanma lüksünün kalmadığını dile getiren Kurtulmuş, ortak bir savunma gücü eksikliği ve yükselen aşırı sağ akımların AB'nin temel normlarını tahrip ettiğini savundu.
Orta Doğu'daki saldırganlık ve savunulamaz hale gelen İsrail
Orta Doğu'da yaşanan insani trajedilere ve tırmanan gerilime de değinen TBMM Başkanı, İsrail’in Gazze ve Lübnan'daki işgalci adımları ile soykırıma varan saldırganlığının artık Batılı ülkeler nezdinde dahi mazeret üretilemez bir noktaya ulaştığını söyledi. Netanyahu yönetiminin tamamen yalnızlaşacağını öngören Kurtulmuş, İsrail'in ideolojik bir motivasyonla bölgeyi tamamen parçalamayı hedeflediğini belirtti. İslam dünyasının mevcut dağınıklığının İsrail'in en büyük gücü olduğunu ifade eden Kurtulmuş; Mısır, Suudi Arabistan ve Körfez ülkelerinin artık kendi iş birlikleriyle özgün bir güvenlik şemsiyesi oluşturmasının kaçınılmaz bir zorunluluk olduğunu sözlerine ekledi.