Ankara Bölge Adliye Mahkemesi’nin 38. Olağan Kurultay’a ilişkin verdiği kesin hükümsüzlük (mutlak butlan) kararı sonrasında yeniden CHP Genel Başkanlığı koltuğuna oturan Kemal Kılıçdaroğlu, katıldığı bir televizyon programında geçmiş dönemdeki siyasi adımlarına yönelik açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, 2016 yılında Anayasa’ya aykırı olmasına rağmen "Evet" oyu verdikleri milletvekili dokunulmazlıklarının kaldırılması süreci ve eski HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş hakkındaki fezlekelerle ilgili soruya, "Pişman değilim. Kürsü dokunulmazlığı dışında hiçbir dokunulmazlığı doğru bulmuyorum. Dokunulmazlıklar kaldırılsın, kişi gitsin mahkemede aklansın" yanıtını verdi. Kılıçdaroğlu'nun bu yaklaşımı ve programda kullandığı ifadeler, o dönemde tutuklanan siyasetçilerin ailelerinde büyük bir yankı uyandırdı.
Ceren Önder Kandemir'den babasının cezaevi sürecine atıf
Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarını sosyal medya platformu X üzerinden alıntılayan, 3 Mayıs 2025 tarihinde geçirdiği rahatsızlık sonucu yaşamını yitiren eski TBMM Başkanvekili Sırrı Süreyya Önder'in kızı Ceren Önder Kandemir, babasının dokunulmazlığının kaldırılması ardından yaşadığı mağduriyetleri dile getirdi. Kandemir, babasının kürsü dışındaki bir beyanı gerekçe gösterilerek 60 yaşında cezaevine gönderildiğini hatırlattı. Gençlik yıllarında uzun süre cezaevinde kalan ve ağır işkencelere maruz kalan babasının, Kandıra Cezaevi sürecinde de pek çok kronik ve ciddi rahatsızlığa yakalandığını, tahliyesinin ardından bu hastalıkların ilerlemesiyle hayatını kaybettiğini vurguladı.
"Selahattin Demirtaş ve terör kelimelerini yan yana kullanmaya utanmadınız"
Paylaşımında susmayı tercih ettiğini ancak Kılıçdaroğlu'nun üslubu karşısında sessiz kalamadığını belirten Kandemir, eski CHP Genel Başkanı'nın Selahattin Demirtaş ismini terör kavramıyla aynı düzlemde zikretmesini sert bir dille eleştirdi. Bu tutumu "en basit ve en kolay yol" olarak nitelendiren Kandemir, Kılıçdaroğlu’na yönelik eleştirilerinin dozunu artırarak, dokunulmazlık sürecinin ardından tutuklanan, sağlık sorunları yaşayan, ailelerinden uzakta hayatını kaybeden veya yakınlarının cenazesine dahi katılamayan tüm insanların vebali olduğunu ifade etti.
"İyi hatırlanmayacaksınız"
Kandemir, 78 yaşındaki Kılıçdaroğlu'na doğrudan beddua etmek istemediğini ancak adalet duygusunun zedelendiğini belirten sözlerini şu şekilde tamamladı: "Dokunulmazlıkların kaldırılmasından bugüne dek tutsak edilmiş, ruhunda onarılmaz yaralar açılmış, çocuklarının büyüdüğünü görememiş, aile üyelerini toprağa vermiş ve cenazesine bile gidememiş herkesin ahı her gece ve gündüz, bu dünyada ve ahirette üzerinizdedir. İyi hatırlanmayacaksınız." Yaşanan bu son polemik, ana muhalefet partisinde mahkeme kararıyla değişen yönetim dengelerinin ardından geçmiş defterlerin ve helalleşme süreçlerinin yeniden sorgulanmasına yol açtı.