İstanbul
Açık
18°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4856 %0.06
51,8558 %0.82
6.818,45 % 2,18
68.161,25 %0.683
Muhalif. GÜNDEM Ravel ve “Bolero’’

Ravel ve “Bolero’’

Sonra çift kamışlı bir obuanın “çobanlama” çaldığı renkli sesler karıştı müziğe. Ardından kemanlar, viyola ve fagotlar da gitgide yükselen sesleriyle yerlerini aldılar. Hepsi de aynı temayı durmadan çalıp duruyordu...

Okunma Süresi: 1 dk

O Haziran gecesinde Paris sokakları cıvıl cıvıldı. Kestane ve ıhlamur ağaçlarının çiçeklerinden yükselen koku baş döndürüyordu. Parisliler, 1928 Haziranı’nın bu büyülü gecesinde Paris Opera binasını hınca hınç doldurmuştu. Heyecanlıydılar. Ida Rubinstein Bale Topluluğu, o gece yeni bir eseri ilk kez sergileyecekti.

Perde ağır ağır açıldı. Orkestra yerini aldı. Trampetçi sahnenin önüne doğru ilerledi ve bir “piannissimo” ile ritmi verdi. Sonra flütlerden tuhaf, o zamana kadar herhangi bir bale müziğinde hiç duyulmamış olan bir melodi yükseldi. Melodi Fransız sokak şarkılarına benziyordu. Endülüs İspanyasındaki ya da Arap halk şarkılarındaki bitip tükenmek bilmeyen “yaveleri” de andırıyordu…

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız