CHP Genel Başkanı Özgür Özel, Silivri’de tutuklu bulunan İBB Başkanı ve Cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nu ziyaret etti. Görüşmenin ardından açıklamalarda bulunan Özel, hem Aziz İhsan Aktaş iddianamesine hem de Lütfü Savaş’ın kongre iptali başvurusuna sert ifadelerle yanıt verdi.
İmamoğlu ziyareti ve iddianame tepkisi
Sabah 09.40’ta Marmara Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na giren Özel, saat 13.20’de görüşmeyi tamamladı. Basın mensuplarına açıklama yapan Özel, “Aziz İhsan Aktaş iddianamesi”ne ilişkin olarak, “İddianamede gizli bir şey yok. Bula bula bir tane lüks yat bulmuşlar. Şimdi diyorlar ki o yat Beşiktaş Belediye Başkanı’nın. Ahmet Özer bir iftira üzerine içeride tutuluyor. 9 aydır cezaevinde” ifadelerini kullandı.
Özel, davanın siyasi bir motivasyonla açıldığını belirterek, “Bu arkadaşlarımızı siyaseten aldınız içeriye. Çünkü İmamoğlu Cumhurbaşkanı adayı olmasın istediniz. İstediğiniz kadar kazıyın, bizim altımızda bir şey çıkmaz” dedi.
Ömer Çelik’e sert yanıt
AKP Sözcüsü Ömer Çelik’in açıklamalarına da yanıt veren Özel, “Silivri’nin önünde en çok söylenen söz şudur: ‘İddianameyi bekliyoruz, yargılanmak için değil yargılamak için bekliyoruz.’ Ömer Çelik bu lafı dün ilk kez duymuş ve anlamını çarpıtmış. Benim ona bir şey izah etme imkânım yok çünkü işine geleni duyup gelmeyeni duymayan seçici geçirgen bir kulak zarı var” ifadelerini kullandı.
Lütfü Savaş’a ilk yanıt
Eski Hatay Büyükşehir Belediye Başkanı Lütfü Savaş’ın CHP kurultaylarının iptali için açtığı davaya ilişkin konuşan Özel, “Ülkenin bu kadar derdi varken o lüzumsuz ismin yaptığı saçma sapan bir iştir. Hazımsızlığın bu kadarı. Gün gelir bunların hepsinin hesabı sorulur. Özgür Özel’i çok az tanımış, yakından tanıtacağım kendisine. Mikroba niye mikropluk yapıyorsun diye sorulmaz” dedi.
Ne olmuştu?
Lütfü Savaş ve bazı eski CHP delegeleri, CHP’nin 39. Olağan Kurultayı sürecinde yapılan tüm seçimlerin iptali için Ankara 42. Asliye Hukuk Mahkemesi’ne başvurmuştu. Dilekçede, parti yönetiminin 38. Olağan Kurultay’da “kurultay iradesini organize bir şekilde ortadan kaldırdığı” öne sürülmüştü. Ayrıca, 6 Nisan ve 21 Eylül 2025’te yapılan olağanüstü kurultayların da “hukuka karşı hile” olduğu savunulmuştu.