İstanbul
Parçalı bulutlu
16°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
50,0018 %0.05
55,9655 %-0.02
6.275,56 %-1.01
77.040,00 %-1.22
Muhalif. GÜNDEM Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na dokunulmazlık tepkisi: Erdoğan'ı yeniden aday yapacağını savundu

Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na dokunulmazlık tepkisi: Erdoğan'ı yeniden aday yapacağını savundu

Özel, Kılıçdaroğlu'nu anayasa değişikliği ve dokunulmazlıklar üzerinden eleştirirken parti içi seçim sürecine ilişkin de dikkat çeken bir çağrı yaptı.

Özgür Özel'den Kılıçdaroğlu'na dokunulmazlık tepkisi: Erdoğan'ı yeniden aday yapacağını savundu
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 9 dk

Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel, partisinin TBMM grup toplantısında yaptığı konuşmada, mutlak butlan kararıyla CHP Genel Başkanlığı'na getirildiğini söylediği Kemal Kılıçdaroğlu'nu hedef aldı. Özel, Kılıçdaroğlu'nun anayasa değişikliği ve dokunulmazlıkların kaldırılması konusundaki tutumunu eleştirerek, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın yeniden aday olmasının önünü açmaya hazır olduğunu öne sürdü.

Konuşmasında Kılıçdaroğlu'na yönelik eleştirilerini sertleştiren Özel, Selahattin Demirtaş'ın tutuklanması sürecine de atıfta bulundu. Özel, benzer bir yaklaşımın Yeni Partili kadrolara karşı da sergilenebileceğini iddia etti.

Özel'den Kılıçdaroğlu'na anayasa ve dokunulmazlık tepkisi

Özgür Özel, konuşmasında şu ifadeleri kullandı:

Butlancılar şimdi 'Anayasa'yı değiştirmeye varım' diyor. Verilmiş sözler, şimdi çıkıyor teker teker. Ne diyor; ‘Ben bütün muhalefetin karşı çıktığı anlaşmayı imzalarım, Mehmetçik’i çöllere yollarım’ diyor. 'Erdoğan'ın Trump'la yaptığı anlaşmada 'Ben de varım' diyor.' Ne diyor; ‘Dokunulmazlıkları, kaldırırım. Bunun için anayasa bile değiştiririm. Nasıl Selahattin Başkan'ı anayasa değişikliğiyle içeriye gitmesine sebep olduysa 'Gerekirse Yeni Partili kadrolar içinde yaparım’ diyor. 'Cumhurbaşkanlığı seçimi bir hafta erken de olsa ben oy veririm, Erdoğan'ı yine aday ederim. Yeter ki benim yerimden etmeyin, ben burada oturayım' diyor.

“800 bin üyeyle genel başkanımızı seçeceğiz”

Özel, konuşmasında Yeni Parti'nin genel başkanını üyelerin oylarıyla belirleyeceği seçim sürecine de değindi. Parti içi demokrasinin önemini vurgulayan Özel, 81 ilde ve 900'den fazla ilçede gerçekleştirilecek seçimde yaklaşık 800 bin üyenin oy kullanabileceğini söyledi.

Özel, sürece ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

O günlerde söylemiştim, niyet kurultay olsa biz buradayız ama yapmayacaklar. Uzattıkça uzattılar. Mahkeme yolunu kapatacaklar. Bizim kararı götürmediler, Yargıtay'a ta adli tatile kadar tuttular. O günden bugüne de o partideki yöneticileri tek tek partiden atıyorlar. Yargıtay bizi haklı görse de o partide kalınmasın, o parti geri alınmasın.... Şimdi bunların hepsi yaşanırken bir anda da irade, irade, irade; delegenin iradesi... Ya delegenin iradesi mahallede delege, ilde delege. Bunlar kimin yerine delege? Üyenin yerine delege, sizin yerinize delege. O zaman Haziran sonunda burada dedim ki: 'Hiçbir yere gitmem. Gel, gel bütün üyeyle seçime girelim. Bütün üyeyle gel yarışalım. Eğer kaybeden partiyi bir salsın. Hatta dedim ki Özgür Özel yüzde 90'ın altında oy alıyorsa aday olmayacak, siyaseti bırakacak' dedim. Önceki partinin bütün üyeleriyle. 2 milyon üye vardı. 'Gel üyeye soralım' dedim. Dedi ki: 'Kanuna aykırı, tüm üyelerle seçim yapılamaz. Delegeyle yapılır. Önce delegeyi yenileyeceğiz. Tüm üyeyle olsa ama yapılamaz' dedi.

Şimdi buradan dedim ya nispet olsun diye değil, işte bu pazar 81 ilde 900'den fazla ilçede 800 bin üyeyle Yeni Parti'nin genel başkanını seçiyoruz. Genel başkanını. Yeni Parti kendi evinde yapmadığını Türkiye'ye önermez, tutamayacağı sözü vermez. Bir yerde meydan okuyorsa o sözünü yemez, o lafından dönmez. 5 Kasım günü mesai bitimine kadar il başkanlıklarında, ilçe başkanlıklarında kayda olan herkes 8 Kasım günü sandık başına gelebilir ve Yeni Parti'nin genel başkanını bizzat belirleyebilir. Tüm vatandaşlarımızı, attığımız tüm vatandaşlarımızı bizim için de çok önemli Türkiye için de dönülemez parti içi demokrasi açısından, Türkiye demokrasisi açısından bu önemli adıma sahip çıkmaya ve bu süreçte bizimle birlikte olmaya davet ediyoruz.

Yeni Parti'nin iktidar hedefiyle kurulduğunu belirten Özel, partisinin emeklilerin, işçilerin, esnafın ve çiftçilerin temsilcisi olduğunu savundu. Partinin kuruluş sürecinde yaşanan tartışmalara da değinen Özel, isimlerine yönelik itirazlara rağmen Yeni Parti adını benimsediklerini ve partinin bütçesinin vatandaşların katkılarıyla oluşturulduğunu ifade etti.

Metro projeleri üzerinden İstanbul ve Trabzon karşılaştırması

Özel, konuşmasının başında İstanbul'daki metro yatırımlarını gündeme getirdi. İstanbul'da başlatılan 10 metro hattının 6'sının tamamlandığını belirten Özel, kalan projelerin de önümüzdeki iki yıl içinde bitirilmesinin planlandığını söyledi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun raylı sistem yatırımlarına ilişkin çalışmalarını öven Özel, Trabzon'daki metro ve hafif raylı sistem projeleri üzerinden de AK Parti'yi eleştirdi.

'İstanbul'da başlanan 10 metro hattının 6'sını bitirdik; dünyanın hiçbir yerinde 10 metro inşaatının yerin altında aynı anda devam ettiği başka bir ülke yok. Ekrem Başkan, raylı sistemler konusunda dünyada çok liyakatli bir isim aradı, buldu: Pelin Hanım'ı getirdi. Onu dünyadaki bütün metroları kredilendirenler tanıyor. Trabzon'da AK Parti'nin dört milletvekili, dört bakanı, bir büyükşehir, bir Ortahisar Belediye Başkanı vardı; hafif raylı sistem bile yapamadılar. Bir tek CHP'li Trabzonlu İstanbul'a on tane metro yaptı. Helal olsun Ekrem Başkan'a.

Sayın Erdoğan'ın yılda 1,3 kilometre yaptığı metronun tam on katını Ekrem İmamoğlu yaptı. On metronun altısı bitti, biri bitmek üzere, biri gelecek yıl, ikisi öbür yıl bitecek. Ekrem İmamoğlu, İstanbul'a verdiği sözü tam da verdiği günde tutmuş olacak. İstanbul'da yapılamaz denilenleri nasıl yaptıysak, bütün imkansızlıkları aştıysak; Türkiye'de de yapılamaz denilenleri yapacak, hayallerin ötesine geçecek, bu milletin yüzünü yine biz güldüreceğiz.

Tarım ve gıda fiyatları üzerinden iktidara eleştiri

Türkiye'deki tarım ve gıda krizine de değinen Özel, üreticilerin ürünlerini maliyetini karşılayacak fiyatlarla satamadığını, buna karşın marketlerde tüketicilerin yüksek fiyatlarla karşılaştığını söyledi. Plansızlık, liyakatsizlik ve kayırmacılığın tarımdaki sorunları derinleştirdiğini savunan Özel, Devlet Planlama Teşkilatının işlevsizleştirilmesini de eleştirdi.

Çay, fındık, Antep fıstığı, kuru üzüm, narenciye ve buğday üreticilerinin yaşadığı sorunlara dikkat çeken Özel, tarladaki fiyatlarla market raflarındaki fiyatlar arasındaki farkı örneklerle anlattı.

Üretici para kazanamazken hani dalında kalmış limon, dalında dibine kesiliyor sofralık üzüm, zeytini toplamaya değmiyor, fındıkçı çıldırıyor. Peki ne oluyor? Bunun karşılığında değilse onlar zarar ediyor da millet bu ürünleri bedavaya mı yiyor? Çok. Çünkü işte AK Parti'nin kara düzeni: Tarlada zeytin 30 lira, markette 400 lira. Limon dalında 4 lira ki isyan ediyordur şimdi Mersin ya da Antalya. 'Nerede 4 lira?' diye. Markette 45 lira. Maydanoz ya, saksıda yetiştirdiğin maydanoz tarlada demeti 5 lira, markete gidince 25 lira.

Emekli, çiftçi ve esnafın ekonomik koşullarına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Özel, iktidarın kaynak bulunmadığı yönündeki açıklamalarını eleştirdi.

Emekliye zam deyince, para deyince kaynak yok demişlerdi. Şimdi bütün emekliler, bütün çiftçiler, bütün esnaflar soruyor: Hani kaynak yoktu? Çalınan bu paralar hepimize yetiyordu, artıyordu. Siz bize vermediniz, kendiniz yediniz; bu memleketi bitirdiniz.

Fon soruşturması ve borsadaki kayıpları gündeme getirdi

Özel, konuşmasının devamında borsadaki düşüşü ve fon soruşturmasını gündeme taşıdı. Yaşanan gelişmelerin yatırımcı güvenini sarstığını savunan Özel, soruşturma kapsamında kamuoyuna yansıyan isimler ve liste tartışmaları hakkında açıklamalarda bulundu. Söz konusu olayları Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunlarından biri olarak nitelendiren Özel, sorumluluğun iktidar kadrolarında olduğunu ileri sürdü.

Borsa tarihinin en büyük çöküşlerinden birini yaşadı, yaşamaya devam ediyor. 'Ben satıyorum' diyene 'ver alayım' diyecek biri lazım ama borsamız o alıcıyı bulamıyor; çünkü güven yok, korku var. Üstünden tam 48 gün geçti. Milletin devlete emanet ettiği paralara Tayyip Bey'in atadığı kadrolar ya çöktü ya çöktürdü. Cumhuriyet tarihinin en büyük soygunu, bütünüyle Adalet ve Kalkınma Partisi kadrolarının büyük bir organizasyonudur.

Özel, fon şirketlerinin yöneticileri ve soruşturmayla bağlantılı olduğunu öne sürdüğü kişiler üzerinden Cumhurbaşkanı Erdoğan'a da eleştiriler yöneltti. Soruşturma kapsamında oluşturulan listelerin kamuoyuyla paylaşılmadığını savunan Özel, Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıcı'nın gözaltına alınmasına da değindi.

Burnunun dibindeki bu soygunu nasıl görmüyorsun? Türkiye yüzyılı vurgunu ve bunun başındaki isim hiç kimse kıvırmasın oradan buradan: Recep Tayyip Erdoğan. Türkiye yüzyılı dediler, devletin parasıyla bütün bakanlıklara altmış sayfalık reklamlar bastırdılar. İşte bu, Türkiye yüzyılı değil, yüzyılın vurgunudur.

Vurgunun yapıldığı fon şirketlerinin yöneticileri AK Partili. Vurgunu yapıp servetine servet katanların neredeyse tamamı AK Partili. Bu isimlerin hepsini atayan AK Parti'nin genel başkanı Recep Tayyip Erdoğan.

Masada liste var. Bakanlar var, milletvekilleri var, parti yöneticileri var ama Erdoğan'da çıt yok. İki yüz kırk beş kişilik ana listeyi yayınlamıyor, seksen kişilik listeyi ne yalanlıyor ne doğruluyor. Fon vurgununu çözeceğim diye masa kurdu, masaya koyduğu Takasbank Genel Müdürü Yunus Arıcı gözaltına alındı. Kuzuyu kurda emanet etmişler. Esas bu işi kurgulayanlar sağında solunda dolaşırken, içeriye konulanlar konuşmasın diye onlara her gün avukatlar yollanırken, bu işin kurgucuları en yakınında otururken uzaktan üç beş bürokratla bu işten kurtulamazsın.

Fon mağdurlarına yapılacağı açıklanan ödemelerin sınırlı kaldığını savunan Özel, bazı yatırımcıların yalnızca 250 bin lira alabildiğini ve ödemelerin devamının gelmediğini öne sürdü. Fon nedeniyle mağduriyet yaşayan kişilerin ameliyat, kira ve eğitim masraflarını karşılayamadığını belirten Özel, borsadaki düşüş ve Merkez Bankası rezervlerindeki kayıpla birlikte ekonomik zararın 195 milyar dolara ulaştığını iddia etti.

Bir milyonun altındaki herkesin parasını hemen yatıracağız dediler. Elli gün oldu, bir kısım mağdura iki yüz elli şer bin lira yatırdılar, para bitti. O tamahkarların, günahkarların tövbe hesabına para koyacağını bekliyorlar. Tıpkı Nasreddin Hoca'nın dediği gibi: Telleri gerdim, koyunlar gelecek, altından geçecek, yünler toplanacak.

Vurgunun ardından ortaya çıkan çok acı hikayeleri hep beraber okuyoruz: Ameliyat parasını, kirasını, çocuğunun okul taksitini fona yatıranlar şimdi borçlarını ödeyemiyor, kirasını veremiyor, ameliyatını olamıyor. Borsadaki çöküşle birlikte Merkez Bankası'nın rezerv kaybının da eklenmesiyle toplam ekonomideki kaybın 195 milyar dolara ulaştığı ortaya çıktı.

Fon soruşturmasındaki gizlilik kararını eleştirdi

Özel, fon soruşturmasında gizlilik kararı bulunduğunu belirterek soruşturma dosyasındaki ifadelerin kamuoyuna yansımamasını eleştirdi. Muhittin Böcek'in tutukluluğu ve kendisine yönelik iddialar üzerinden de değerlendirmelerde bulunan Özel, yargı süreçlerinde çifte standart uygulandığını savundu.

Fon meselesinde gizlilik kararı var. Bir ifadenin bir virgülü bile sızmıyor. Neden? AK Parti'ye dokunuyor. Ya bu yargı bağımsızsa, bu yargı eşitse, ya her yere yasak, ya hiçbir yere değil. Ya fon soruşturmasının ifadeleri de salın dolaşsın, ya bu itibar suikastini yapanlar artık biraz utansın. Muhittin Böcek'i hapiste tuttular. İlla illa, de ki Özgür Özel'e para verdim diye. Günlerce, günlerce bununla uğraştılar. Avukatım tapuları istensin diyor, mahkeme tapuları istemeden karar veriyor. Yav iste, yaz. İstediğinizin beş katını vereceğiz dedik. Yok, ben tapuları istemeyeceğim diyor. Tir tir titriyor Hakime Hanım. Akın Gürlek'in tarih verdiği gün, Muhittin Böcek o benzinlikte tek başınaydı; ben de Ankara'da İçişleri Bakanlığı kayıtlarıyla sabit. Utanmadılar, sıkılmadılar.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız