İYİ Parti Genel Başkanı Müsavat Dervişoğlu, partisinin TBMM’de düzenlenen grup toplantısında yaptığı konuşmada küresel siyaset, dış politika ve iç yönetim anlayışına ilişkin sert değerlendirmelerde bulundu. Venezuela Devlet Başkanı Nicolas Maduro üzerinden yürüyen tartışmaları ele alan Dervişoğlu, ilkesiz yaklaşımlara karşı çıktı.
“kuralsızlık çağında güç hukukun önüne geçti”
Dervişoğlu, dünyada artık kuralların konuşulmadığı, hukukun caydırmadığı ve diplomasinin ikna gücünü kaybettiği bir döneme girildiğini belirterek, “Salt gücün hakimiyet kurduğu bir çağ yaşıyoruz” dedi. Ülkeler içinde biriken zorbalığın artık devletler arası ilişkilere de sirayet ettiğini vurguladı.
küresel düzen ve emperyalizm eleştirisi
İkinci Dünya Savaşı sonrası kurulan devletler sisteminin çöktüğünü savunan Dervişoğlu, 19. yüzyıl emperyalizminin “ya dediğimi yaparsın ya bedelini ödersin” anlayışının 21. yüzyılda yeni yöntemlerle geri döndüğünü söyledi. Soğuk savaş sonrası refah devleti anlayışının tasfiye edildiğini, bugün ise uluslararası hukukun son kalıntılarının ortadan kaldırıldığını ifade etti.
“korku ve yoksulluk yüzyılın hakim tekniğidir”
Türkiye’de 2016’dan bu yana uygulanan sistemin hukuksuzluk ve baskı ürettiğini savunan Dervişoğlu, korku ve yoksulluğun bir yönetim aracına dönüştürüldüğünü söyledi. Hukuku askıya alan iktidarların dışarıda da hukuksuzluğa dayanamayacağını vurguladı.
erdoğan, kaddafi, esad ve maduro benzetmesi
Dervişoğlu, Muammer Kaddafi, Beşar Esad ve Nicolas Maduro örnekleri üzerinden dikkat çeken bir benzetme yaptı. “Hepsi Sayın Erdoğan’ın bir dönem ‘kardeşim’ dediği isimlerdi. Bugün ise diktatör olarak anılıyorlar” diyen Dervişoğlu, bu süreçlerde ABD başkanlarının rolüne işaret ederek, “Allah Erdoğan’la yakın ilişki kuranların yardımcısı olsun” ifadesini kullandı.
“hiçbir hoyratlık meşrulaştırılamaz”
Dervişoğlu, yozlaşmış veya otoriter de olsa bir devlet başkanına yönelik zorla müdahalenin kabul edilemeyeceğini belirtti. “Bir devlet başkanı kaçırılabilir anlayışı barbarlıktır” diyerek güç siyasetine karşı çıktı.
iç cephenin güçlendirilmesi vurgusu
Maduro’yu meşru görerek yapılan Donald Trump eleştirisi ile Trump’ı meşru görerek yapılan Maduro eleştirisi arasında fark olmadığını söyleyen Dervişoğlu, her iki yaklaşımı da ilkesiz olarak niteledi. “İç cephenin güçlendirilmesi, cumhuriyetin ve onun değerlerinin güçlendirilmesidir” diyerek toplumsal rızaya dayalı siyaset çağrısı yaptı.
tek adam eleştirisi ve devlet zafiyeti
Devletin tek iradeye indirgenmesinin dış baskılar karşısında kırılganlık yarattığını savunan Dervişoğlu, içeride sertleşmenin dışarıda zayıflık anlamına geldiğini söyledi. Cumhurbaşkanlığı hükümet sistemini eleştirerek, bunun bir beka meselesi haline geldiğini dile getirdi.
“allah bu ülkeyi şahıslarla yönetilen ülke olmaktan korusun”
Konuşmasının sonunda Dervişoğlu, şahıs odaklı yönetim anlayışının ülkeleri emperyalist müdahalelere açık hale getirdiğini belirtti. “Hukuksuzluk ve adaletsizlikle iktidarda kalmak madde bağımlılığı gibidir, acı son kaçınılmazdır” diyen Dervişoğlu, bu sonun yalnızca iktidarlar için değil, milletler için de yıkıcı olacağını ifade etti.