Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) eski Genel Başkanı Murat Karayalçın, Bölge Adliye Mahkemesi'nin 21 Mayıs'ta aldığı mutlak butlan kararı sonrasında parti içinde baş gösteren tartışmalara ilişkin sosyal medya hesabından kapsamlı bir açıklama yaptı. Yaşanan hukuki süreci partiye yönelik "büyük bir tuzak" olarak nitelendiren Karayalçın, Genel Başkan Özgür Özel ve parti yöneticilerinin haklarının gasp edildiğini savundu. Karayalçın, yüksek yargı organlarının ve devlet yöneticilerinin bu krize karşı kayıtsız kaldığını belirterek, çözümün yine CHP'lilerin kendi iradesinde olduğunu ifade etti.
Yargı organları ve devlet yönetimi uzak duruyor
Yargı organlarının konuyu karara bağlamaktan kaçındığını ve sorumluluğu birbirinin üzerine attığını belirten Karayalçın, devlet zirvesinin tutumunu eleştirdi. Cumhurbaşkanı ve Meclis Başkanı'nın "Bu bizim işimiz değil, CHP'lilerin kendi sorunu" şeklindeki yaklaşımlarına tepki gösteren eski Genel Başkan, "Öyle bir ortamdayız ki ne yargı organları ne de devlet yöneticileri gasp edilmiş hakkımızla ilgileniyor. İş başa düştü; bu tuzağı hiç ayrım yapmaksızın biz çözmeliyiz. Tüm demokratik yapılarda kararı mahkemeler değil, üyeler ve delegeler verir. Bu işin tek çözüm yolu da kurultaydır" dedi.
Kılıçdaroğlu'nun 'önce arınma' çıkışına yanıt
Karayalçın, eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun "önce hesap sorulmalı ve arınma olmalı, sonra kurultay yapılmalı" yönündeki açıklamalarına da doğrudan yanıt verdi. CHP'nin bir kirlilik içinde olduğuna inanmadığını dile getiren Karayalçın, "Eğer parti içinde arınması gereken kişiler varsa, Sayın Kılıçdaroğlu bu konudaki bilgi ve belgelerini yargıya teslim etmelidir. Bir yandan hukuki süreç işlerken diğer yandan kurultay yapılmalıdır. 'Önce hesap soracağım, sonra kurultay yaparız' diyerek bu süreç geciktirilemez" ifadelerini kullandı.
Temmuz uyarısı: Seçimlere girememe riski var
Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin açıklamalarına atıfta bulunan Karayalçın, mahkemenin ihtiyati tedbir kararına rağmen kurultayın toplanabileceğini, geçmişte İstanbul İl Kongresi'nin de benzer bir tedbire rağmen Yüksek Seçim Kurulu (YSK) tarafından yasal olarak gerçekleştirildiğini anımsattı. Eğer hukuki bir engel olduğu düşünülüyorsa adli başvurunun geri çekilerek durumun netleştirilmesi gerektiğini savunan Karayalçın, takvim sıkışıklığına dikkat çekerek şu hayati uyarıda bulundu: "Sayın Zeynel Emre'nin de belirttiği gibi, eğer Temmuz ayının sonuna kadar kurultay gerçekleştirilemezse, Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçimlere girmeme olasılığı ortaya çıkacaktır. Bu büyük risk nedeniyle kurultayı ivedilikle yapmalıyız."
Sonuç olarak genel merkez içinde ya da dışında olanlar şeklinde bir ayrım yapılmaması gerektiğini vurgulayan Karayalçın, tüm partilileri ortak bir dayanışmaya davet ederek, bu sarsıntıdan ancak birbirlerine tutunarak çıkabileceklerini belirtti.