Milli İstihbarat Teşkilatı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın, Milli Savunma Üniversitesi (MSÜ) Harp Enstitülerinde eğitim gören kursiyer subaylara yönelik "Hibrit tehditler çağında yeni güvenlik mimarisi" konulu stratejik bir konferans verdi. MSÜ'nün sadece bir eğitim kurumu olmadığını, aynı zamanda millet iradesinin ve milli bilincin üretildiği bir kale olduğunu vurgulayan Kalın, ecdattan devralınan kutsal emaneti "vatan için her an her yerde" şiarıyla daha ileriye taşımak için çalıştıklarını belirtti. Küresel sistemin ardı ardına yaşanan savaşlar nedeniyle öngörülemez bir baskı altında olduğunu ifade eden MİT Başkanı, Türkiye'nin artık tarihin akışını suyun kenarından izleyen değil, o akışa yön veren bir güce ulaştığını kaydetti.
Hürmüz Boğazı ve Küresel Kriz Masası
Bölgesel gelişmelere ve tırmanan gerilimlere dikkat çeken İbrahim Kalın, şubat ayından bu yana devam eden ABD/İsrail-İran arasındaki savaşın artık bölgesel bir güvenlik meselesi olmaktan çıkıp küresel bir enerji ve ekonomi krizine dönüştüğünü vurguladı. Özellikle İran ve ABD'nin karşılıklı ablukası altında bulunan Hürmüz Boğazı'nın, diplomatik müzakerelerin devam edebilmesi açısından tam bir düğüm noktası haline geldiğinin altını çizdi. Türkiye'nin gerek bu savaşta gerekse Gazze Barış Anlaşması süreçlerinde üstlendiği ara buluculuk ve kolaylaştırıcılık rollerine değinen Kalın, "Bölgesel bir aktör olmanın ötesine geçen ülkemiz, çatışma çözümlerinde kapısı çalınan, krizlerin yönetildiği masalarda söz sahibi olan bir aktör haline geldi. Sayın Cumhurbaşkanı'mızın direktifleriyle devreye girerek aktif girişimlerde bulunuyoruz" dedi.

Terörsüz Türkiye Bir Devlet Politikasıdır
Devletin güvenlik doktrininin sadece sınırları korumakla sınırlı kalmadığını; bölgede denge tesis etmek, krizleri kaynağında bertaraf etmek ve uluslararası arenada aklıselim bir duruş sergilemek üzerine kurulduğunu belirten Kalın, iç ve dış güvenlikteki en kritik başlığa da açıklık getirdi. "Terörsüz Türkiye" sürecinin münferit bir adım değil, planlı bir devlet politikası olarak yürütüldüğünü ifade eden MİT Başkanı, süreçte kat edilen mesafeyi şu sözlerle özetledi:
"Bugüne dek PKK'nın fesih ve silah bırakma kararı alması, ülkemizdeki kadrolarını geri çekmesi ve Irak'ın kuzeyinde tasfiye çalışmalarına başlaması gibi kritik eşikleri hassasiyetle aştık. Devletimizin planladığı yol haritası çerçevesinde ilerleyen sürecin, toplumun her kesiminin desteği, sağduyusu, sabrı ve yapıcı tutumuyla başarıya ulaşacağına olan inancımız tamdır. Önümüzdeki dönemde de ihtiyatı elden bırakmadan ve kararlılıkla sürecin nihayete erdirilmesine yönelik çalışmalarımıza devam edeceğiz."
Suriye'de Ön Alıcı İstihbarat Dönemi
Suriye ve Irak'taki güncel konjonktürü de değerlendiren İbrahim Kalın, bölgede oluşan yeni dengelerin Türkiye ve bölge güvenliği açısından tehdit oluşturan terör ve suç yapılanmalarına karşı "ön alıcı hamleler" yapılmasına zemin hazırladığını belirtti. MİT'in güçlü teknik kapasitesi, savunma ve taarruz yetenekleri sayesinde Türkiye'nin krizlere karşı çok daha dirençli bir yapıya kavuştuğunu anlatan Kalın; teşkilatın terörle mücadeleden espiyonaja, istihbarata karşı koymadan siber güvenliğe kadar uzanan geniş faaliyet yelpazesinde, insan istihbaratı ile teknik istihbarat kapasitesini her geçen gün yeni adımlarla tahkim ettiğini vurguladı.