İstanbul'da taksici odalarının Martı TAG platformuna karşı başlattığı ve dört yıl boyunca yargı gündemini meşgul eden haksız rekabet davasında nihai karar açıklandı. Dosyayı esastan inceleyen 14. Bölge Adliye Mahkemesi, mevcut yasal düzenlemelerde açıkça yasaklanmamış bir ticari faaliyetin mahkeme kararıyla engellenmesinin hukuk devleti ilkeleriyle bağdaşmadığına karar verdi. Mahkeme, bu tür bir düzenlemenin ancak yasa koyucu veya idari makamlar tarafından yapılabileceğinin altını çizdi.
Girişim özgürlüğü vurgusu
Mahkeme heyeti, gerekçeli kararında Martı TAG faaliyetlerinin anayasal güvence altındaki girişim özgürlüğü kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini belirtti. Kararda, bir faaliyetin yasaklanması veya izne bağlanması yetkisinin yargıya değil, yasama ve yürütme organlarına ait olduğu vurgulandı. Bu kapsamda, yasal bir engel bulunmadığı sürece platformun sunduğu hizmetin serbest ticaret hayatının bir parçası olduğu kabul edildi.
Yasal boşluk ve teknolojik ihtiyaç
Kararın devamında, kent içi ulaşımın karmaşık yapısı ve teknolojik gelişmelerin yarattığı yeni ihtiyaçlara dikkat çekildi. Mevcut mevzuattaki boşluğun ancak yeni yasal düzenlemelerle giderilebileceği ifade edilirken, mahkemenin genel bir yasaklama kararı vererek ticari bir faaliyetin önünü kesmesinin hukuken mümkün olmadığı kaydedildi. Ayrıca, Martı TAG'ın taksilere karşı haksız rekabet oluşturmadığına da hükmedildi.
Öktem'den teşekkür mesajı
Kararın ardından değerlendirmelerde bulunan Martı TAG kurucusu Oğuz Alper Öktem, hukuka olan güvenlerinin boşa çıkmadığını belirtti. Öktem, milyonlarca insanın hayatına dokunan bu sistemin bir parçası olan tüm kullanıcılara teşekkür ederek, hizmeti daha ileriye taşımak adına kararlılıkla çalışmaya devam edeceklerini ifade etti.