İstanbul
Parçalı bulutlu
20°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
46,3233 %0.06
53,9892 %0.32
6.446,48 % -0,01
65.912,01 %-0.257

Kümesin kayyımı

YAYINLAMA: | GÜNCELLEME:
Kümesin kayyımı

Her sabah siyasilere, sporculara, ünlülere operasyon haberleri, bir süredir Türkiye gündelik hayatının bir parçası haline gelmişti. 12 Haziran’daki 13 tavuk şirketine operasyon ise kümeslerde beslenen tavukları hedef almıştı. Birileri, yoksul ve orta gelir halkın protein kaynağı olan tavukların üstüne çökmeyi kafaya koymuştu anlaşılan. Başta en eski tavuk üreticilerinden Banvit olmak üzere 13 tavuk şirketine mahkeme kararıyla el konuldu; bunlara kayyım atandı. Gözaltına alınan şirket sahip ve yöneticilerinden 29 kişi ise nezarethanede iki gün tutulduktan sonra yurt dışı yasağıyla serbest bırakıldı.Şirketlerin tamamının TMSF’ye (TasarrufMevduatı Sigorta Fonu) devredildiği bildirildi. En son verilere göre TMSF , yönettiği 1156 şirket ve aktif büyüklüğü 880 milyar lirayla Türkiye’nin en güçlü ve geniş çaplı holdingi konumuna oturdu.

Yargının suçlamasına bakar mısınız? Tavuk üreticisi şirketler aralarında kartel kurmuşlar, ürünlerini fahiş fiyatlardan satıp haksız rekabet yapıyorlarmış. Marketlerdeki tavuk fiyatlarına baktım. En ucuzu 99 tl, en pahalısı 342 tl. Haberlere göre halka açık bir şirket olan Banvit yıllardır zararına satış yapıyormuş. Gerekçesi ise fiyatların yukarı çekilmesinin önüne geçmekmiş.

Kümeslere kayyım atanması kararı yem üreticilerini de sıkıntıya sokmuş. Yem üreticileri yıllardır zaten zarar ettiklerini, kayyım kararından sonra kendi sektörlerinin de ağır darbe alacağını söyleyip öfkeyle burunlarından soluyorlarmış.

Kümes hayvanlarından sonra kırmızı et satılan reyona gittim. Kıymanın kilosu 1,600tl, kuzu eti 1,700, dana bonfile 3,625, dana antrkot 2,800 tl. Dünyanın en ucuz tavuk etinin satıldığı Türkiye’de kırmızı et fiyatları ise dünya birincisi olarak şampiyon. Daha geçenlerde Et ve Süt Kurumu’nun genel müdürü olan zatın Macaristan’da ortağı olduğu şirket üstünden ithal ettiği kırmızı eti Et ve Süt Kurumu’na sattığı haberleri ayyuka çıkmıştı. Kümes kayyımları bir de kırmızı etçileri mercek altına alsalar ya!

Ayrıca unutmayın ki Türkiye serbest piyasa ekonomisini uygulamakla övünürken polisiye tedbirlerle iş yerlerine çökülürse ülkede yatırımcı mı kalır? Yasa dışı ya da haksız rekabete yol açan şirketler varsa onların muhatapları yargı değil Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu. Yargı bakanlığın ve Rekabet Kurumu’nun çevresinden dolanıp iş çeviriyorsa o zaman o iki devlet organı neden hala yerlerinde duruyor? Yasalarımıza göre mülkiyet hakkı kutsal. Ama bizim yargı görevlileri artık kanun da tanımamaya başladılar anlaşılan. Yakın gelecekte isteyen istediğinin malına çökerse hiç şaşırmamak gerekecek.

Son zamanlarda kendini ülkenin tek adamı görmeye başlayan Adalet Bakanı Akın Gürlek de durur mu? Gürlek, temel gıda zincirinin kesintiye uğramaması ve ticari faaliyetlerin şeffaf ve denetlenebilir biçimde sürdürülmesi amacıyla 13 şirkete denetim kayyımı atandığını belirtmiş. Kendisini kutlarım. Hem savcı hem hakim hem Adalet ve Ticaret Bakanı hem de Rekabet Kurumu Başkanı.

İyi, güzel de, Akın bey bugünlerde Avrupa Birliği ülkeleri tarafından yaptırım uygulanacaklar listesine alındı. Gerçi söz konusu Avrupa Parlamentosu raporu bugün görüşülüp oylamaya sunulacak. Oylanıp kabul edilse de bağlayıcı bir tarafı yok. Ancak hangi Avrupa Birliği üyesi, kendi yasalarına göre uygun görürse yaptırım kararını hayata geçirebilecek. Bağlayıcı olsa da olmasa da böyle bir raporun kaleme alınmış olması bile insanın içini acıtıyor. Türkiye Cumhuriyeti’nin 103 yıllık tarihinde acaba hangi bakanı böylesine ağır bir diplomatik yaptırıma maruz kaldı?

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız