Ankara Bölge Adliye Mahkemesi (BAM) 36. Hukuk Dairesi'nin, Cumhuriyet Halk Partisi'nin (CHP) 38. Olağan Kurultayı'na yönelik verdiği "mutlak butlan" kararı, ana muhalefet partisinde benzeri görülmemiş bir tahliye krizine yol açtı. Mahkemenin, mevcut Genel Başkan Özgür Özel ve yönetimini tedbiren görevden uzaklaştırarak, görevin eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ve ekibine devredilmesi yönündeki hükmünün ardından Söğütözü'ndeki genel merkez binası abluka altına alındı.
Sabahın erken saatlerinde Kemal Kılıçdaroğlu'nu destekleyen bir grubun genel merkeze gelmesi, içeride nöbet tutan partililerle aralarında arbede yaşanmasına neden oldu. Özgür Özel destekçileri, bina girişlerini parti otobüsleri ve barikatlarla kapatarak içeriye geçişe izin vermedi.
Emniyete İkinci Dilekçe ve Valilik Talimatı
Gelişmeler üzerine Kemal Kılıçdaroğlu’nun avukatı Celal Çelik, mahkeme kararının uygulanması ve genel merkez binasının kendilerine teslim edilmesi talebiyle Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne ikinci kez dilekçe sundu. Dilekçede, milletvekillerinin dahi binaya alınmadığı ve diyalog zeminini reddeden bir dirençle karşılaşıldığı belirtilerek tahliye işlemlerinin başlatılması istendi. Başvurunun ardından Ankara Valiliği, yargı kararının yerine getirilmesi amacıyla Ankara Emniyet Müdürlüğü’ne jet hızıyla tahliye talimatı verdi.
Kritik Bakanlık Görüşmesi Sonrası Kapılar Kesildi
Genel merkez önünde çevik kuvvet ve TOMA’ların konuşlandırıldığı dakikalarda, CHP Grup Başkanvekili Murat Emir ve Genel Başkan Yardımcısı Suat Özçağdaş, Ankara Valisi Mustafa Çiftçi ile krizin kansız çözülmesi adına acil bir görüşme gerçekleştirdi. Görüşmede Murat Emir, yaşananları "hukuksuz bir darbe girişimi" olarak nitelendirerek tek çıkış yolunun acil bir kurultay olduğunu savundu.
Ancak bu kritik görüşmeden kısa bir süre sonra emniyet güçleri tahliye operasyonu için düğmeye bastı. Genel merkezin kilitlenen giriş kapıları demir kesme aletleriyle kesilmeye başlandı.
Biber Gazlı ve Plastik Mermili Müdahale
Polis ekiplerinin kapıları kırarak içeri girmesi üzerine bina içi adeta savaş alanına döndü. Güvenlik güçleri, barikatları aşmak için biber gazı ve plastik mermilerle müdahalede bulunurken, içerideki partililer polise yangın söndürme tüplerini sıkarak, koltuk ve sandalyelerle barikat kurarak karşılık verdi.
Kısa sürede barikatları aşan çevik kuvvet polisleri binaya giriş yaptı. Operasyon sırasında içeride görev yapan basın mensupları ve gazeteciler zor kullanılarak dışarı çıkarıldı. Genel merkez balkonlarına çıkan bazı partililer ise sloganlar atarak müdahaleye tepki göstermeyi sürdürdü.
Kılıçdaroğlu ve Özel'den Karşılıklı İlk Açıklamalar
Operasyon anlarında sessizliğini bozan Kemal Kılıçdaroğlu, kamu görevlilerine mahkeme kararına uyulması çağrısında bulunarak, "Örgüt kültürüne ve disiplinine aykırı hiçbir eylemde bulunulmamasını rica ederim. Talimata aykırı hareket edenlerle ilgili gerekli tedbirler alınacaktır" dedi.
Buna karşılık genel merkez binasını terk etmeyeceğini açıklayan Özgür Özel ise Kılıçdaroğlu kanadını sert bir dille eleştirerek, "Ankara'nın barlarında bodyguardlık yapan mafyatik tiplerle, arkalarına polisle kurultayı konuşmadan burayı ele geçirmeye çalışıyorlar" ifadelerini kullandı.