İstanbul
Kapalı
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,3346 %0.01
51,3419 %-0.05
6.406,80 % -3,26
69.128,63 %-2.281
Muhalif. GÜNDEM İmamoğlu: Mücadelemiz iktidarı değiştirme değil özgür ve adil Türkiye mücadelesidir

İmamoğlu: Mücadelemiz iktidarı değiştirme değil özgür ve adil Türkiye mücadelesidir

Tutuklu İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı ve CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu, bayram mesajında mücadelesinin iktidarı devirmek değil, herkes için özgürlük ve adalet sağlamak olduğunu vurguladı.

Okunma Süresi: 4 dk

Tutuklu bulunan Ekrem İmamoğlu, Ramazan Bayramı dolayısıyla kaleme aldığı mektupta, siyasi mücadelesinin “iktidarı değiştirme” değil “özgür ve adil bir ülkeye kavuşma” mücadelesi olduğunu ifade etti.

İmamoğlu, mektubunda yürüttükleri mücadelenin doğru anlaşılması gerektiğini belirterek, “mücadelemiz iktidarı değiştirme mücadelesi değildir; milletimizle birlikte yeniden özgür ve adil bir ülkeye kavuşmanın, bu toprakları herkesin eşit hissedarı olduğu bir vatan kılmanın mücadelesidir” dedi.

Tutukluluğuna rağmen özgürlük ve adalet temalı mesajını sürdüren İmamoğlu, baskıcı rejimlerin halkın sesini boğmaya çalıştığını iddia etti ve iktidar değişikliğinin değil, milletin kararlı mücadelesinin ülkeye gerçek özgürlük getireceğini savundu.

Bu açıklama, İmamoğlu’nun tutukluluğunun birinci yılı yaklaşırken siyasi mesajını yeniden ortaya koyduğu bir dönemde geldi.

İmamoğlu'nun BirGün için kaleme aldığı mektubun tamamı şöyle:

"Dile kolay! Ben ve arkadaşlarım, milletimize yaptığımız hizmetin, daha mutlu, daha güçlü bir Türkiye hayaliyle yürüdüğümüz yolun “cezası” olarak tam bir yıldır haksızca tutsak edilmiş haldeyiz.


Canım ülkemizi adeta bir hapishaneye çevirmek isteyenlere karşı, milletimizin huzur ve bereketine karşı sorumluluk hissettiğimiz için bedel ödüyoruz. Ama bundan hiç yüksünmüyoruz. Ben dâhil tüm arkadaşlarım içeride benzer duygularla yoğruluyoruz. Siyasi olsun, olmasın birçok yurttaşımızın bu zamana kadar tecrübe ettiği hukuksuzluğu bilfiil biz de yaşıyoruz ve adaletin insanlar için nasıl ekmek gibi, su gibi temel bir ihtiyaç olduğunu yaşayarak bir kez daha görüyoruz. Yaşadıklarımız bize daha da büyük bir sorumluluk yüklüyor, bunun da farkındayız.

Yürüttüğümüz büyük mücadelenin doğru anlaşılması gerekir. Mücadelemiz iktidarı değiştirme mücadelesi değildir; milletimizle birlikte yeniden özgür ve adil bir ülkeye kavuşmanın, bu toprakları herkesin eşit hissedarı olduğu bir vatan kılmanın mücadelesidir.

Biliyoruz ki özgürlük ancak uğruna bedel ödemeyi göze alanlar olduğunda, milletin kararlı mücadelesi ile hayat bulabilir. Biz ülkemizin zorbalıkla sokulmaya çalışıldığı yolu kabullenseydik, ‘böyle gelmiş böyle gider’ deseydik, belki arkadaşlarımla ben dışarıda olurduk ama aslında biz dâhil ülkenin tamamı içeride olmuş olacaktı. İşte tam da bu bilinçle geçtiğimiz yıl 19 Mart sabahı kendimi millete emanet etmiştim. Esasında milletin iradesini, özgürlüğünü, aydınlık yarınlara dair umutlarını, yani milletin kendisini millete emanet etmiştim. Cumhuriyeti millete emanet etmiştim.

Bir yıldır bu düşüncemde bir milim oynama olmadı. Cumhuriyet, demokrasi, özgürlükler ve hukuk devleti, bir kere kurulup kendi halinde bırakılınca sorunsuz çalışan kurumlar değiller. Her gün, her an milletin aktif mücadelesi ile ayakta tutulmaları gerekiyor. Biraz gevşediğinde ülkemizde de dünyada da rejimlerin nerelere savrulduğunu görüyoruz. Bu keyfi/otoriter rejim girişimlerine karşı dünyanın her yerinde bir direnç de görüyoruz ve milletimizle birlikte dünyada bu mücadelenin öncülerinden olmanın haklı gururunu da taşıyoruz, muvaffak olduğumuzda daha da büyük kıvanç duyacağız.

Bütün dünyada kurdukları kirli ilişki ağları ile milletleri hiçe sayarak, kendi aralarında “al takke ver külah” pazarlıkları ile egemen olmaya çalışan bu baskıcı rejimler, karşılarında bizdeki gibi halkın sesini yükseltmeye çalışan kim varsa o sesi boğmaya çalışıyor. Bize yöneltilen suçlama da çok açık aslında. “Siz bizi koltuğumuzdan edecek gibi görünüyorsunuz” deniyor açıkça. Fakat onları koltuklarından edecek olanın bizzat milletin kendisi olduğunu göremiyor, bizleri içeride tutarak milletin yürüyüşünü durdurabileceklerini zannediyorlar.

Bu girişimin önüne milletçe geçemezsek yarın bir başkası seçime girip kazanacak gibi olduğunda ona da aynısı yapılacaktır. Mesele Ekrem İmamoğlu meselesi değildir. İktidardaki küçük bir azınlık millete savaş açmış durumdadır. Cumhuriyete savaş açmış durumdadır. “Milleti yönetecekleri artık millet seçemez, bundan sonra milleti kimin yöneteceğini biz belirleyeceğiz” demektedirler.

Ülkesini seven, cumhuriyetimize değer veren hiçbir yurttaşın bu mücadelede kenarda durmaya hakkı yoktur. Vatan sevgisi, cumhuriyete bağlılık tam da böyle günlerde bizi harekete geçirmeli. Cumhuriyet, bugün hepimizin cesurca mücadele etmesiyle yeniden nefes alabilir. Bugün cumhuriyetimizin, özel günlerde paylaşım yapmaktan, yakaya rozet takmaktan daha fazlasına ihtiyacı var. “Bu ülkeyi kimin yöneteceğine ben karar vereceğim” diyen kararlı bir halk ancak cumhuriyeti, demokrasiyi, özgürlüğü yeniden kurabilir.

Ben inanıyorum ki milletimiz bugüne kadar sahip çıktığı gibi bundan sonraki süreçte de demokrasiye, hukuka, özgürlüğüne; hülasa cumhuriyetimize sahip çıkmaya devam edecek. Ayağına vurulmaya çalışılan prangayı asla normalleştirmeyecek, makûs talih bilip başını öne eğmeyecek. Biz de buradan, milletimizle verdiğimiz haklı mücadelenin sonunda başımız dimdik çıkacağız ve hep beraber ülkemizi akıl almaz bir hızla ayağa kaldıracağız. Benimle bu bayramı sevdiklerinden uzakta geçiren Resul Emrah Şahan Başkan’ın cümleleriyle “Bir şenlik gibi kalkacak bu ülke ayağa.” Hiç şüphem yok! Mutlaka başaracağız!

Bu vesileyle milletimizin Ramazan Bayramını tebrik ediyor; nice bayramları daha güzel, daha özgür, daha adil günlerde hep beraber kutlamayı temenni ediyorum."

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız