İstanbul
Parçalı bulutlu
14°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4810 %0.08
51,3349 %0.68
6.606,31 % 2,45
67.263,06 %-0.299
Muhalif. GÜNDEM Fatih Altaylı: Bu krizden, artık Millet İttifakı’na dönüşen Altılı Masa güçlenerek çıktı

Fatih Altaylı: Bu krizden, artık Millet İttifakı’na dönüşen Altılı Masa güçlenerek çıktı

Habertürk yazarı Fatih Altaylı, Meral Akşener'in 72 saat sonra yeniden masaya dönmesine ve Kılıçdaroğlu'nun Cumhurbaşkanı adayı olmasına ilişkin, "Tam aksine bu krizden, artık Millet İttifakı’na dönüşen Altılı Masa tam aksine güçlenerek çıktı. Nietzsche’nin sözü bir kez daha gerçek oldu, “Öldürmeyen şey güçlendirdi" dedi.

Okunma Süresi: 2 dk

Altaylı'nın yazısındaki ilgili bölüm şöyle:

"Altılı Masa'nın dağıldığı, Akşener'in sert sözlerle masadan ayrıldığı ve muhalif herkesin paniğe kapıldığı gün ben ne yazmıştım, hatırlıyor musunuz!

Elbette hatırlamak zorunda değilsiniz ama ben hatırlatayım, aynen şöyle demişim:

“Sorun pazartesi muhtemelen çözülecek. Meral Akşener ‘Ben aday olmayacağım’ diye kendini bağlamış olduğu için mecburen çözülmek zorunda. İYİ Parti bu saatten sonra karşı ittifaka katılıp intihar etmeyeceğine göre çözülecek.”

Dün günlerden pazartesi idi.

Sorun çözüldü.

Tek bir konuda yanıldım, “İttifak gereksiz yere yara almış olacak” demiştim.

Olmadı.

Tam aksine bu krizden, artık Millet İttifakı’na dönüşen Altılı Masa tam aksine güçlenerek çıktı. Nietzsche’nin sözü bir kez daha gerçek oldu, “Öldürmeyen şey güçlendirdi”.

En azından şimdilik.

Toplumun gücü önünde hiçbir siyaset duramazdı.

Toplumsal muhalefetin sesine kayıtsız kalınamadı.

Herkesi memnun edecek ya da kimseyi kırmayacak şekilde geliştirilen formül ise İstanbul ve Ankara Belediye başkanlarının “Cumhurbaşkanı yardımcısı” olacaklarının önceden açıklanması oldu.

Bu formülün iktidarı rahatsız ettiğini ve muhalefet açısından doğru bir hamle olduğunu ise Beştepe’den anında gelen “Belediye başkanları Anayasa’ya göre Cumhurbaşkanı yardımcısı olamaz” tepkisi ile anladık.

Cumhurbaşkanı yardımcılarının görev ve yetkilerini düzenleyen Anayasa’nın 107 ve yerel idarelerle ilgili 127. Maddeleri bu konuda çok net olmasa da, yasaların ruhu itibarıyla belediye başkanlığından ayrılmaları gerekebilir.

Ancak her iki görevi birden yürütmeleri de çok açık bir Anayasa ihlali olmaz.

Muhtemelen iktidar “Bunu biz niye düşünmedik” noktasında da olabilir.

Ancak dediğim gibi, seçimi Kılıçdaroğlu’nun kazanması halinde, bu iki belediye başkanı, Cumhurbaşkanı yardımcısı olarak atanacaksa istifa etmeleri daha doğru olandır.

Ama bunu seçimden önce yapmalarını gerektirecek hiçbir yasa yoktur.

Cumhurbaşkanı yardımcısı olacak olsunlar veya olmasınlar, 2023 seçimlerinin iki alanında da siyasi faaliyette bulunabilirler.

NOT: Başlıktaki cümle, Nietzsche’nin ünlü sözünün orijinalidir.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız