Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun'un 2016 yılında evinde yaşamını yitirmesinin ardından başlatılan şüpheli ölüm soruşturması, Adli Tıp Kurumu 1. İhtisas Kurulu tarafından hazırlanan kapsamlı raporla yeni bir boyut kazandı. 7 Eylül 2016 tarihinde gerçekleşen ve kamuoyunda soru işaretleri yaratan olayın ardından yapılan otopsi ve incelemeler, ölümün doğal nedenlere dayandığını ortaya koydu.
Mezar açıldı, ağır metal incelemesi yapıldı
Soruşturma süreci kapsamında, iddiaları aydınlatmak amacıyla 19 Ağustos tarihinde fethi kabir işlemi gerçekleştirildi. Denizolgun'un mezarından alınan kemik ve toprak örnekleri üzerinde yapılan detaylı analizlerde molibden, kadmiyum, cıva, talyum, kurşun, kobalt, nikel, arsenik ve vanadyum gibi ağır metaller incelendi.

Yapılan incelemeler sonucunda, dokularda tespit edilen ağır metal oranlarının normal sınırlar içerisinde olduğu ve herhangi bir zehirlenme bulgusuna rastlanmadığı rapor edildi. Ayrıca boyun kıkırdağındaki kırığın, defin ve mezar açma işlemleri sırasında oluştuğu tespit edildi.
Zehirlenme veya dış müdahale izi yok
Adli Tıp Kurumu'nun raporunda, Denizolgun'un göğüs bölgesinde tespit edilen ekimozların ölümden 3 ila 14 gün önce oluştuğu ve bu bulguların ölümcül bir nitelik taşımadığı belirtildi. Ağız ve burnun kapatılması ya da boyuna baskı uygulanması gibi dış müdahale iddialarını destekleyecek herhangi bir tıbbi delile ulaşılamadı. Sonuç olarak, yüksek tansiyon ve kalp damar rahatsızlığı bulunan eski bakanın, tamamen patolojik bir süreç olan beyin kanaması neticesinde hayatını kaybettiği kesinleşmiş oldu.