İstanbul
Parçalı az bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4772 %0.04
51,7793 %0.53
6.731,08 % 0,87
68.205,37 %1.39
Muhalif. GÜNDEM Emekli Büyükelçi Ahmet Süha Umar yazdı: CIA Başkanı William (Bill) Burns’e sevgilerimle

Emekli Büyükelçi Ahmet Süha Umar yazdı: CIA Başkanı William (Bill) Burns’e sevgilerimle

Okunma Süresi: 2 dk

Sevgili dostum Bill,

Ülkelerimizi Ürdün Krallığı nezdinde temsil ettiğimiz 1990’lı yılların sonundan beri görüşemedik. Kalpler bir olsun.

Ürdün’den sonra ben Dışişleri Bakanlığı’nda İkili Siyasi İşler Genel Müdürü ve Türkiye’nin Belgrad Büyükelçisi iken sen ABD Moskova Büyükelçisi ve Ortadoğu’dan Sorumlu Bakan Yardımcısı, şimdi de CIA Başkanı oldun. Doğrusu, pek de hayırla anılmayan son görevine canım sıkılmadı değil. Yine de kolay gelsin.

Yeni görevini öğrendiğim zaman, 1990 Ağustos ayında, ABD’nin AKKUM* Daimi Temsilcisi olan arkadaşım James (Jim) Woolsey -biliyorsun o da sonra CIA Başkanı oldu- ile Viyana, Bristol Otel’de yediğimiz öğle yemeğini anımsadım.

ABD’nin Irak’a müdahale planladığı o günlerde Jim yemek sırasında bana, “Saddam’ın, Kuzey Irak’taki Kürtlerin ayaklandırılması yoluyla görevden uzaklaştırılmasının” akıllıca bir politika olup olmayacağını sormuştu. Bu yaklaşımı tehlikeli bulduğumu, sonunun nerede biteceğinin bilinemeyeceğini, Ortadoğu’nun, o günkünden de daha vahim biçimde karışabileceğini söylemiştim. Jim, zamanın beni haklı çıkardığı bu görüşümü kimseye iletti mi bilmiyorum ama ABD Irak’a -hem de iki kez- müdahale etti. Irak Kürtlerini ayaklandırıp, Saddam’ın onları perişan etmesine yol açtı. Saddam’dan kaçan önemli sayıda Irak Kürdü Türkiye’ye geldi. Onlarla birlikte çok sayıda PKK militanı da. Sonuçta sadece Irak değil bütün bölge kan gölüne döndü, Türkiye’nin iç istikrarı olumsuz etkilendi…

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız