23 Mart 2025'te tutuklanarak Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi'ne gönderilen ve İçişleri Bakanlığı tarafından İstanbul Büyükşehir Belediye (İBB) Başkanlığı görevinden uzaklaştırılan Ekrem İmamoğlu, bugün görülecek üç ayrı davada hakim karşısına çıkacak.
İmamoğlu, yargılamalar öncesinde 5 Temmuz'da sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, "3 dava tek cümle: Demokrasiyi savunuyorum" ifadelerini kullandı.
Geçen hafta yaptığı açıklamada ise aynı gün üç farklı mahkemede savunma yapmak zorunda bırakılmasına tepki gösteren İmamoğlu, şu değerlendirmede bulundu:
"6 Temmuz Pazartesi günü hem sözde casusluk hem de diploma davasında iki ayrı mahkemede yargılamam var. İBB Davası'nın hakimi ise aynı gün benim İBB Davası'nda savunma yapmamı istiyor. Üstelik daha önce en son savunma yapmamı kabul ettiği halde."
"Bir insan aynı gün 3 ayrı mahkemede savunmaya zorlanmasının insani bir yönü yok. 110 gündür süren dava sürecinin sonlarına gelmişken Mahkeme Başkanı'nın 9 Temmuz'da duruşmayı sonlandırma ısrarı düşündürücüdür. Neden 9 Temmuz ısrarı?"
"Bu ani kararın sebebi ne? 3 eylemi olan sanıklar bir tam gün savunma yaparken, 142 eylemden suçladıkları Ekrem İmamoğlu'nun savunması neden kısıtlanıyor? Bu soruların yanıtı yok. 9 Temmuz sonrası Türkiye'de ne olacak?"
İBB davasında savunmalar devam ediyor
Silivri'deki Marmara Kapalı Cezaevi duruşma salonunda görülen davada 59'u tutuklu toplam 414 sanık yargılanıyor.
2 Temmuz'da görülen 61. celsede mahkeme başkanı ile Ekrem İmamoğlu arasında savunma takvimi nedeniyle tartışma yaşandı. Yaşanan gerginliğin ardından mahkeme heyeti, İmamoğlu'nun duruşma salonundan çıkarılmasına karar verdi.
İmamoğlu, savunmaların 9 Temmuz'a kadar tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek, "Burada insanüstü bir gayretle hakkımızı savunuyoruz. Savunmaların 9 Temmuz'a yetişmesi mümkün değil." ifadelerini kullandı.
Duruşma sırasında CHP İstanbul Milletvekili Suat Özçağdaş ile mahkeme başkanı arasında da tartışma yaşanırken, mahkemeye kısa süre ara verildi.
Yaklaşık 3 bin 900 sayfalık iddianamede Ekrem İmamoğlu, "Suç örgütü kurmak ve yönetmek" başta olmak üzere çok sayıda suçlamayla yargılanıyor. Savcılık, 142 ayrı eylem nedeniyle İmamoğlu hakkında 828 yıldan 2 bin 352 yıla kadar hapis cezası talep ediyor.
İmamoğlu ise davanın siyasi olduğunu savunarak tüm suçlamaları reddediyor.
"Casusluk" davasında yeni duruşma görülecek
Kamuoyunda "Casusluk Davası" olarak bilinen dosyanın duruşması da bugün İstanbul 25. Ağır Ceza Mahkemesi'nde yapılacak.
Hâkimler ve Savcılar Kurulu'nun 12 Haziran tarihli yaz kararnamesiyle davaya bakan mahkeme heyeti değiştirildi.
Bir önceki duruşmada mahkeme, sanıkların tutukluluk halinin devamına karar verirken, dosyadaki dijital delillerin incelenmesi amacıyla Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu (BTK), Emniyet Genel Müdürlüğü ve Milli İstihbarat Teşkilatı'ndan (MİT) ek rapor talep etti.
Davada Ekrem İmamoğlu'nun yanı sıra gazeteci Merdan Yanardağ, siyaset danışmanı Necati Özkan ve Hüseyin Gün tutuklu yargılanıyor.
Sanıklar hakkında, Türk Ceza Kanunu'nun 328/1 maddesi kapsamında "siyasal veya askeri casusluk maksadıyla devletin gizli kalması gereken bilgilerini temin etmek" suçlamasıyla 20 yıla kadar hapis cezası isteniyor.
Sanıklar ise iddianamenin somut delillere dayanmadığını belirterek tüm suçlamaları reddediyor.
Diploma davası da bugün görülecek
Ekrem İmamoğlu'nun, iptal edilen üniversite diplomasına ilişkin "zincirleme şekilde resmi belgede sahtecilik" suçlamasıyla yargılandığı davanın duruşması da bugün yapılacak.
Bu dosyada savcılık, İmamoğlu hakkında 2 yıl 6 aydan 8 yıl 9 aya kadar hapis cezası talep ediyor.
İstanbul 59. Asliye Ceza Mahkemesi, önceki duruşmada İstanbul 5. İdare Mahkemesi'nde görülen diploma iptaline ilişkin davanın sonucunun beklenmesine karar vermişti.
İstanbul Üniversitesi Yönetim Kurulu, 18 Mart 2025 tarihinde aldığı kararla, 1990 yılında Girne Amerikan Üniversitesi'nden yapılan yatay geçiş işleminin usulsüz olduğu gerekçesiyle Ekrem İmamoğlu'nun lisans diplomasını iptal etmişti.
İmamoğlu, bu karardan bir gün sonra gözaltına alınmış, CHP'nin cumhurbaşkanı adayı ilan edildiği 23 Mart 2025 tarihinde ise "yolsuzluk" suçlaması kapsamında tutuklanmıştı.
Türkiye'de cumhurbaşkanı adayı olabilmek için yürürlükteki mevzuata göre en az lisans düzeyinde yükseköğrenim mezunu olma şartı bulunuyor.