İstanbul
Parçalı bulutlu
13°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
49,7925 %0.07
55,6969 %0.06
6.407,22 %-0.29
79.749,82 %-0.33

Değişme zamanı geldi mi?

YAYINLAMA:
Değişme zamanı geldi mi?

Siz bu satırları okurken İsrail’de seçimler yapılıyor olacak (27 Ekim). Önemli olasılıklardan bir tanesi Netenyahu’nun seçimden yenik ayrılacağı. Ancak beklentiler Netanyahu gitse de İsrail politikalarında çok fazla değişiklik olmayacağı, hatta Netanyahu’nun askeri yaklaşımlarını yeterince sert bulmayan daha aşırı sağ bir koalisyonun iş başına geleceği doğrultusunda. Zira İsrail seçimlerini belirleyen temel olgu güvenlik endişesi ve bu endişe özellikle gençler arasında çok yaygın. İlk kez oy kullanacak gençlerin yaklaşık yüzde 75’i aşırı sağı destekliyor.

Peki değişim beklentisi ne? Sadece gelecek yeni hükümetin büyük olasılıkla yitireceği Trump rejiminin desteğinin (biraz aşağıda yer vereceğiz) etkisiyle uluslararası kamuoyunun tepkilerine biraz da olsa kulak verir mi? Şu anda bilemiyoruz. Umarız daha fazla soykırım suçu işlemekten frenlenen bir İsrail ile karşı karşıya geliriz.

Hemen gözlerimizi ABD’ye çevirelim. Bir hafta sonra (3 Kasım) ABD Kongresinin üçte birinin yenilenmesi seçimleri yapılacak. Yapılan anket sonuçlarına göre Trump’a duyulan memnuniyetsizlik had safhada ve büyük olasılıkla Kongre’de Demokratlar çoğunluğu ele geçirerek, Trump’ı kalan son 2 yıllık başkanlık sürecinde “topal ördek” haline getirecek. Kararları bu yolla frenlenen, hatta çoğunlukla engellenen Trump’ı ve Trump’a bel bağlayanları zor günlerin beklediğini düşünmek mümkün.

Peki İsrail için değişen bir şey olur mu? Diğer ifadesi ile Demokratların frenlemeleri ABD’nin İsrail politikalarında radikal değişimlere yol açar mı? Söylemek zor ancak ABD kamuoyunda da İsrail’e bu kadar destek olmanın olumsuz karşılandığı ve özellikle İran cephesindeki savaş çığırtkanlıklarının nelere mal olduğu dikkate alındığında, ABD İsrail politikalarında da kısmi de olsa bir değişim olacağı tahmin edilebilir.

Peki ya biz? Hani özellikle Erdoğan rejimi için Trump’ın uğrayacağı bir seçim yenilgisi iyi sonuçlar doğurmayacak öngörüsü hatalı olmayacaktır. Son NATO Zirvesi sırasında Trump tarafından verilen (ama tutulamayan) sözlerin daha da açmaza girmesi kaçınılmaz. CAATSA yaptırımlarının kaldırılması, parası ödenen ama teslim edilmeyen F35’ler meselesi, yeni F16’lar ve yenileme kitleri, kendi ürettiğimiz uçaklar için motorların teslimi daha da imkansız hale gelebilir.

Peki içinde bulunduğumuz coğrafyanın geleceği bu iki seçimin ardından nasıl şekillenecek? Malum, içinde yaşadığımız günlerde bizim için önemli üç uluslararası gelişmeden söz ediyoruz. Bunların başında bu satırlarda da daha önce endişelerimizi dile getirdiğimiz Mekke Anlaşması artık TBMM’nin onayına geldi ve maddeleri ile tanıştık. Endişelerimizin devam ettiğini tekrar vurgulayalım. İsmini açıklamayan bir AKP milletvekilinin dış basına verdiği mülakattan anladığımız kadarı ile Yemen’e Türk askerinin gönderilmesi için tezkere de kapıdaymış. Her ne kadar gönderilecek askerlerin sıcak çatışma için değil sadece eğitim vs. desteği için gönderileceklerinden bahsedilse de ya Husiler bizim askerlerimizi hedef alan operasyonlarda bulunursa. Biz kendimizi sadece Husilerle mi? yoksa onları vekil olarak kullanan İran’la mı karşı karşıya bulacağız? Daha da ilgi çekici olanı İsrail ile bazı Arap ülkeleri arasında imzalanan ama Türk kamuoyunun İsrail karşıtlığı, Suudi Arabistan’ın da başlangıçtan itibaren İsrail’i tanımaması nedeni ile taraf olmadığı İbrahim anlaşmalarına dolaylı olarak katılma noktasına mı sürükleneceğiz? Hani Netanyahu’nun Şii ittifakına karşı çizdiği Elmas (Sünni-İsrail) ittifakının geçerliliğine doğru yol mu alacağız? İnsan ister istemez Büyükelçi Barrack’ın daha önce söylediği Türkiye’nin geleceğine yönelik sözlerine takılmıyor değil.

Doğal olarak bu çerçevenin daha kalın hatları ile algılanmasına yol açan ikinci önemli gelişme Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir mutabakatı oldu. Savunma sanayii alanında işbirliği belki bizim savunma sanayiine biraz daha fazla parasal imkan tanıyacak ancak jeo stratejik olarak hangi sonuçlara yol açacak? Şimdilik bilemiyoruz.

Hoş bütün bu varsayımları tartışırken arka planda ABD dikte eder, gerisi uygular ezberinin de yattığını kabul etmek gerekiyor. Yine Barrack’a dönüp son söylediği “İran’da üç kez rejim değişti, üçünün de arkasında biz vardık!” mealindeki tehditkar sözlerine kulak verirsek, ister istemez “dördüncü değişikliği neden başaramadınız?” sorusunu da sormak gerekiyor. Hani Netanyahu’nun verdiği gazla sallanan Mola rejimini aynen Venezuela’da yaptığınız gibi bir gecede değiştirecektiniz? Aksine rejimi konsolide etmekten öteye geçemediniz.

Bizim için önemli ve bu kez pozitif üçüncü noktanın da altını çizelim. Türkiye ile Libya arasında deniz yetki alanlarını sınırlandırma anlaşmasının Libya tarafından oybirliğiyle onaylanması Yunanistan’ın doğu Akdeniz hayallerinin büyük oranda suya düşmesi anlamına geliyor. Bu çerçevede hayal kırıklığını ifade eden Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’e haddini bildiren Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’i de ayrıca tebrik etmek gerekiyor. Dış politikada iç politika polemiklerine yer yok. Ulusal çıkarlar hepimizin ve çocuklarımızın ortak çıkarlarıdır.

Peki değişim sadece bizi yakından ilgilendiren noktalarda mı?

Geçtiğimiz hafta sonu gerçekleşen Sırbistan seçimleri, Brezilya seçimleri gelecek için az da olsa umutlanmamıza yol açmadı mı?

Fazlasıyla kararmış olan enseyi daha az karartacağımız günlerde tekrar buluşmak umuduyla…

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız