İstanbul
Açık
21°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,5369 %0.2
54,7562 %-0.09
6.231,39 % -0,42
64.327,28 %0.416

Davutoğlu'nun serencamı, Erdoğan'dan ayrılanların akıbeti

YAYINLAMA:
Davutoğlu'nun serencamı, Erdoğan'dan ayrılanların akıbeti

Ahmet Davutoğlu genel başkanı olduğu Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetini sonlandırma kararını çarşamba  akşam saatlerinde X üzerinden yaptığı uzun yazılı açıklamayla paylaştı. Gelecek, muhtemelen 22 Ağustos'taki kongre ile de resmen kapanacak. Zaten genel merkez binası da boşaltılmış, hatta boşalan binayı Yeni Parti tutmuştu. Boşaltılan bina, Gelecek'in akıbetinin habercisiydi. Partinin kararında SP ve YRP ile birleşme görüşmelerinin tıkanması da etkili olmuş gözüküyor. 

Davutoğlu uzun açıklamasında, "Bu, siyasetten vazgeçiş değil; herkese, siyaseti yeniden düşünme çağrısıdır" dese de ve "genelde siyasi sistemin, özelde ise parti siyasetinin büyük bir çıkmaza girdiğini" söylese de, Gelecek'in tasfiyesi, Altılı Masa'nın en başında CHP'ye yaptığım uyarının ne kadar haklı olduğunu ortaya koyan bir gelişme oldu. 

O TARİHİ UYARI

Peki söz konusu uyarı neydi? AK Parti'den, daha doğrusu Erdoğan'dan ayrılanların kurduğu, kuracağı partilerin akıbeti Türkiye Partisi'nin akıbetinden farklı olmayacağı!.  Erdoğan, Başbakan iken Başbakan Yardımcılığı ve AK Parti'nin tepe noktalarında görev yapan Abdüllatif Şener'in 2007'de kurduğu TP sıfırı çekince defterini 2012'de sessiz sedasız kapatmış, mutlak butlancı başı Şener'i  bilahare milletvekili yapmıştı. 

Uyarıya dayanak olan tezim şuydu ve hala geçerli olduğunu düşünüyorum: AK Parti'den, Erdoğan'dan kopanların kurduğu partilerin başarı şansı hiç yok, çünkü bilakis Erdoğan onları 'şeytanlaştırıp' eriyen tabanını konsolide ediyor. O yüzden mutlak butlancı başına TP örneğini verip Gelecek ve DEVA'nın da sıfır çekeceğini söylemekle kalmayıp TV'lerde anlatmış, yazmıştım. Nitekim 2023 seçimlerinde tabloyu gòrdük; iki parti de TP'nin akıbetini yaşadı. Ne var ki mutlak butlancı başının cumhurbaşkanı adayı olma uğruna cömertçe tutumuyla iki parti hiç de hak etmediği kadar milletvekili sayısına ulaştı (Önemli kısmı iktidar partisine geçti, hala da geçebilir. Ne yazık ki yeterli sayıyı bulursa iktidar, bu isimler de anayasa değişikliği için Erdoğan lehine oy kullanacak). 

İşte şimdi Gelecek de TP gibi kepenk kapatarak arşiviyle tarihin tozlu yaprakları arasında yerini alacak. Gelecek Partisi, 12 Aralık 2019 tarihinde Davutoğlu liderliğinde kurulmuştu. Parti tüzüğüne göre resmî kısaltması "Gelecek Partisi" şeklinde olup, simgesi çınar yaprağıydı. Dört milletvekili olan Gelecek Partisi, kapatılmadan önce geçen yıl Saadet Partisi ve DEVA Partisi ile biraraya gelerek Meclis'te Yeni Yol adıyla ortak grup kurmuş, üç parti birleşme görüşmelerinde de bulunmuştu.

DEVA'NIN AKIBETİ DE FARKLI OLMAZ

Hiç kuşkum yok ki, çok iddialı kurulan Ali Babacan liderliğindeki DEVA'nın akıbeti de diğerlerinden farklı olmayacak. O da bir süre sonra ya kendisini feshedecek ya da başka bir partiye katılacak. Perşembenin gelişi, Çarşambadan bellidir. Bu gelişmeler ve ileri sürdüğüm tez umarım Yeni Parti kurmaylarının kulağına küpe olur. 

ERDOĞAN İLE BİRLİKTE SURİYE'DE ABD'NİN KAYIĞINA BİNİP TÜRKİYE'Yİ HER BAKIMDAN SARSTI

Bu vesile ile Davutoğlu ile ilgili birkaç cümle de kurmak farz... İstanbul Erkek Lisesi ve Boğaziçi kökenli Prof. Dr. Davutoğlu, 12 Eyĺül sonrasında gençlik döneminde İslamcı entelektüel kesimin Yeni Zemin dergisinde dikkat çekti. Akademisyen olarak çalışırken Stratejik Derinlik kitabını kaleme aldı (Fakat bu kitap nedense yabancı dillere çevrilmedi diye biliyorum!). Sonrasında Erdoğan'ın dış konulardaki danışmanı,  bir süre sonra da Dışişleri Bakanı olarak gördük kendisini... Bu görevinde Erdoğan'a da kabul ettirdiği son derece yanlış Suriye politikasını Türkiye'nin başına sardı (Bugün gelinen noktada Suriye maalesef ABD ve İsrail'in kucağında!). 

Erdoğan, 2014'te halk oyu ile  Cumhurbaşkanı  seçilince partinin başına Davutoğlu'nu getirdi. 2015 genel seçimlerinde AK Parti'nin oyu yüzde 40'a geriledi ve tek başına iktidara gelemedi. Davutoğlu ve Kılıçdaroğlu inanarak safça istikşafi koalisyon görüşmelerine başladı. Ne var ki Erdoğan saf değildi ve sadece zaman geçirip tekrar seçime gitmek istiyordu. Nitekim öyle de oldu ve Anayasal seçim hükümeti ardından gidilen tekrar genel seçimde AK Parti türlü dümenlerle yeniden tek başına iktidara geldi (O sırada Halk TV'de katıldığım Medya Mahallesi programında Ayşenur Arslan'ın sorusu üzerine bir AK Parti-CHP koalisyonunun asla gerçekleşmeyeceğini, çünkü Beştepe'deki güçlü kaynağımın Erdoğan'ın tekrar seçimden başka bir düşüncesinin olmadığı bilgisini bana verdiğini söyledim canlı yayında. CHP Genel Merkezinin her katında, genel başkan ve  bütün genel başkan yardımcılarının odalarında Halk TV hep açıktır. Ancak kimse beni arayıp ayrıntılı bilgi istemedi! Zahar kırmızı plaka sevdası bazılarının gözlerini kapatmıştı!) . 

Fakat, Erdoğan, yüzde 49,5 ile seçim kazanan Davutoğlu'nu tasfiye etme planını devreye soktu. Toplanan AK Parti Büyük Kongresi'nde Davutoğlu aday olmadı, haliyle başbakanlığı da geride kaldı. Oysa aday olabilir, "Ben yüzde 49,5 ile seçim kazanan bir genel başkanım" diyebilirdi. Ancak ne var ki AK Parti çoktan "Erdoğan partisi" olmuştu! Davutoğlu, biatın hüküm sürdüğü partide medeni cesaret ortaya koyamadı. Ülker'in sahibinin dünürü koskoca profesòr,  Ülker'in plasiyerine boyun eğdi. 

Sonuçta, Davutoğlu, danışman ve bakan olarak dış politika uygulamasıyla da, iktidardaki ve muhalefetteki siyasetçi kimliğiyle de negatif bir figür kimliğiyle yakın siyasi tarihimizin çeyrek yüzyıllık bölümünün son 17 yılından geldi, geçti. Şimdi onun yapması gereken kuvvetli bir özeleştiri verip asıl açıklaması gerekenleri açıklaması... 

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız