Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Türk milletinin hürriyetine dokunulamayacağını vurguladı. Erdoğan, "Millet olarak hiçbir zaman korkmadık. Korkmuyoruz ve korkmayacağız" dedi.
Bölgesel Krizlere Müdahale
Erdoğan, İran’da devam eden çatışmalara ilişkin, "Hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bine ulaştı. Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalmayız" ifadelerini kullandı. Bölgedeki tüm kardeşleri dikkatli olmaya çağıran Erdoğan, mezhepler ve etnik kökenler fark etmeksizin Türkiye’nin insan odaklı yaklaşımını yineledi.
Uluslararası Medya ve Türkiye Karşıtı Kampanyalar
Erdoğan, Türkiye hakkında uluslararası medyada yayılan iddialara tepki göstererek, "Bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız" dedi. Türk milletinin karakterinin savaşlardan ders çıkardığını belirtti.
Eğitim, Bayram İkramiyeleri ve Emekli Ödemeleri
Erdoğan, ekran sürelerinin çocukların ders başarısı ve ruh sağlığı üzerinde olumsuz etkisi olduğuna dikkat çekti. Ayrıca bayram ikramiyeleri ve emekli maaş ödemelerinin 14 Mart’tan itibaren hesaplara yatırılacağını duyurdu.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satır başları şöyle:
"Efendiler, Türk'ün hürriyetine dokunulamaz. Millet olarak hiçbir zaman korkmadık. Korkmuyoruz ve korkmayacağız.
Bugün Cenab-ı Allah bu ülkeye ve bu aziz millete bir kere daha İstiklal Marşı yazmayı gerektirecek şartlar göstermesin diyorum.
Bugün Asya'dan Afrika'ya, Kafkaslar'dan Balkanlar'a kadar Türkiye denilince, Türk milleti denilince akla ilk neyin geldiği belli değil midir? Allah aşkına bu değişmez gerçeklere gözlerini kapamak, bu hakikatlere sırt çevirmek mümkün mü? Sırf birilerinin işine gelmiyor diye aslımızı, neslimizi, ruh kökümüzü inkar mı edelim? Nesli tükenmekte olan üç beş kart yobaz rahatsız oluyor diye bizi biz yapan kurucu değerlerimizi yok mu sayalım?
Beyefendiler istemiyor diye Allah Allah nidaları ile üç kıta yedi iklimde at koşturan kahraman ecdadımızı ret mi edelim? Kimse kusura bakmasın. Biz bunu yapmayız, yapamayız. Biz aslımıza da ceddimize de sırtımızı asla dönmeyiz. Kim ne derse, hangi bildiriyi yayınlarsa yayınlasın bizi biz yapan hasletlere sıkı sıkıya sarılacağız. Hiçbir dahili ve harici bedhahın bu hasletlere zarar vermesine, inancımızı ve irademizi kırmasına, bu milleti sahte ve sanal korkularla esir almasına müsaade etmeyeceğiz.
Hayatını kaybedenlerin sayısı 2 bine ulaştı. İran'ın altyapısına ağır zayiat verildi. Bütün dünya şimdiden bu çatışmanın faturasını ödemeye hazırlanıyor. Bu anlamsız, kuralsız ve hukuksuz savaşın devam etmesi durumunda daha fazla can ve mal kaybı olacağını, küresel ekonominin faturasının daha da kabaracağını şimdiden görüyoruz.
Türkiye olarak çevresindeki krizlere duyarsız kalan, kriz anlarında dost ve kardeşlerine sırtını dönen bir ülke değiliz. Biz neme lazımcı bir ülke, böyle bir hükümet değiliz. Çatışmaların başladığı günden beri temaslar kurduk. Yirminin ülkesinde telefon görüşmesi gerçekleştirdik. Yeniden masaya ve müzakereye dönülmesi, diplomasinin devreye alınması için girişimlerimizi sabırla sürdürüyoruz; çok dikkatli konuşuyor, kelimelerimizi özenle seçiyoruz, son derece temkinli hareket ediyoruz.
Biz, bölgemizin tamamına olduğu gibi kardeş İran halkına da bu Şii'dir, bu Sünni'dir, bu Türk'tür, bu Kürt'tür diye hiçbir zaman bakmadık ve bakmıyoruz. Bizim için sadece insan vardır. Bizim Sünnilik, Şiilik gibi bir dinimiz yok, bizim tek bir dinimiz var; o da İslam. Ortak paydamız İslam. Mezheplerimizden, kökenlerimizden önce hepimiz insanız ve Müslüman'ız. Hz. Ali bizim, Hz. Ömer de bizim; Hz. Osman, Hz. Hasan ve Hüseyin de bizimdir. Hz. Ayşe validemiz ve Hz. Zeynep annemiz de bizimdir.
Bölgedeki tüm kardeşlerimizi dikkatli olmaya çağırıyorum. Menşei bundan 13-14 asır öncesine uzanan muhataralı meselelerin bugün tekrar gündeme getirilmesi asla tesadüf değildir. İster dini ister siyasi ister tarihi olsun bugün bize faydası olmayan, aksine nefret körüklemesi, fitneyi büyütmesi sebebiyle kardeşlik hukukumuza zarar veren tartışmalardan uzak durulmalıdır. Şunu lütfen unutmayalım; Şiiler, Sünniler olarak; Araplar, Türkler, Kürtler ve farslar olarak bütün farklılıklarımıza rağmen yüzlerce yıldır bir arada yaşıyoruz. İnşallah bu çatışma ve savaşlar bittikten sonra da yine bir arada barış içinde yaşamaya, aynı coğrafyayı ve kaderi paylaşmaya devam edeceğiz. Bölge halkları olarak zaten mağduru olduğumuz bir çatışmanın daha büyük yaralar açmasına müsaade etmemeliyiz. Siyonist katliam çetesinin elin taşıyla elin kuşunu vurma oyununa kesinlikle gelmemeliyiz.
İran'a saldırılar devam ederken eski İsrailli yöneticiler ile ücreti mukabilinde tetikçilik yapan kiralık kalemlerin de olduğu belli çevreler ülkemizle ilgili çeşitli iddialarda bulunmuşlardır. Akıllarınca liste yapan bu aklı evvellere şunu açık açık söylemek istedim; düğmeye basılmışçasına eş zamanlı olarak uluslararası medyaya servis edilen bu hezeyanların amacını ve hedefini biz çok iyi biliyoruz. Türkiye düşmanı lobiler tarafından sistemli şekilde yürütülen kampanyaların ardındaki asıl niyetin de farkındayız. Bu oyuna kesinlikle düşmeyeceğiz. Sağduyu ve soğukkanlılığı elden bırakmayacağız.
Bu millet sıradan bir millet değildir. Türk milletinin karakterini tanımak isteyenler Kıbrıs'a, İstiklal Harbi'ne, Çanakkale zaferimize baksın. Türkiye'ye eli uzananın eli, dili uzananın dili yanar. Biz savaşlardan bıkmış Orta Doğu'nun kalıcı barış ve istikrara kavuşmasından yanayız. Bölgedeki tüm ülkelerin toprak bütünlüğünü savunuyoruz. Hiçbir ülkenin egemenliğinde, topraklarında gözümüz yok. Topraklarımıza göz diken ve dahi heyecan arayan olursa ona da hodri meydan demekten çekinmeyiz.
Ekranda geçirilme süreler uzadıkça ders başarısından ruh sağlığına pek çok alanda çocuklarımız bundan olumsuz etkileniyor.
Bayram ikramiyelerini her yıl olduğu gibi bayram öncesinde hesaplara yatırıyoruz. Bu ayki emekli maaş ödemelerini de öne çekerek 14 marttan itibaren ödemeye başlıyoruz."