Kamuoyunda “Casperlar” olarak bilinen yeni nesil silahlı suç örgütüne yönelik yürütülen soruşturma kapsamında gözaltına alınan şüpheliler hakkında karar verildi.
Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturmada, adliyeye sevk edilen 18 zanlının işlemleri tamamlandı. Savcılıktaki ifadelerinin ardından şüphelilerden 17’si tutuklama, 1’i ise adli kontrol talebiyle nöbetçi sulh ceza hakimliğine sevk edildi.
Hakimlik, 7’si polis, 1’i zabıt katibi olmak üzere 14 şüphelinin tutuklanmasına, 4 şüpheli hakkında ise adli kontrol tedbiri uygulanmasına karar verdi.
Sevk Yazısında Dikkat Çeken Detaylar
Savcılığın sevk yazısında, kırmızı bültenle aranan suç örgütü elebaşı İsmail Atız’a ilişkin önemli bilgiler yer aldı.
Yazıda, İsmail Atız’ın 3 Temmuz 2025’te Almanya’da yakalandığı, ancak 7 Temmuz 2025’te serbest bırakıldığı hatırlatıldı. Tahliyenin ardından Atız’ın, Almanya’da görev yapan bir savcıya yönelik silahlı saldırı düzenletebileceği yönünde ihbar alındığı belirtildi.
Alman Savcıya Suikast İddiası
Dosyada yer alan bilgilere göre, Atız ile birlikte hareket ettiği öne sürülen ve “Hamuş” kod adıyla anılan Güven Şeren’in, Alman savcının ikametine yakın bir bölgede gözaltına alındığı kaydedildi.
Alman adli makamlarının dijital materyaller üzerinde yaptığı incelemelerde, Atız’ın Şeren’e PolNet (Polis Bilişim Ağı) sorgu sonucu gönderdiğinin tespit edildiği ve bu bilginin Türkiye’ye iletildiği aktarıldı.
Sevk yazısında, Şeren’in kimlik numarasının 25 Temmuz 2025’te PolNet üzerinden sorgulandığı, bu sorgulamayı yapan polis memurunun ise A.A. olduğunun belirlendiği ifade edildi.
Ayrıca, söz konusu sorgunun yapıldığı gün A.A.’nın banka hesabına şüpheli Serkan Cemal Güney tarafından 3 bin lira gönderildiği ileri sürüldü.
Örgüte Bilgi ve Finans Sağlama İddiaları
Soruşturma dosyasında, Serkan Cemal Güney’in elebaşılığını yaptığı ayrı bir yapılanmaya da yer verildi.
Güney’in, kamu görevlileri ve suç örgütü bağlantıları aracılığıyla yasa dışı para akışı sağladığı, farklı kurumlardaki kamu görevlilerinden bilgi temin ederek örgüte finans oluşturduğu iddia edildi.
Dosyada, Bakırköy Adliyesi’nde görev yapan bir zabıt katibi aracılığıyla kırmızı bülten sorgulamaları yapıldığı, kimlik bilgilerinin ise bazı polis memurları üzerinden temin edildiği öne sürüldü.