İstanbul
Parçalı bulutlu
3°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
43,2789 %0.22
50,2002 %-0.1
6.375,38 % -0,30
95.122,19 %-0.067
Ara
Muhalif. GÜNDEM Can Atalay: Rönesans Rezidans davası insan hayatının terazisidir

Can Atalay: Rönesans Rezidans davası insan hayatının terazisidir

Silivri’de tutuklu bulunan Can Atalay, rönesans rezidans davasına ilişkin yaptığı açıklamada, “Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir” dedi.

Okunma Süresi: 2 dk

Gezi Parkı davası hükümlüsü Can Atalay, Hatay’daki Rönesans Rezidans’ın yıkımına ilişkin yürütülen dava hakkında dikkat çeken bir açıklama yaptı. Silivri’de bulunan Marmara Cezaevi’nden sosyal medya hesabı üzerinden paylaşım yapan Atalay, davayı “insan hayatına verilen değerin sınavı” olarak nitelendirdi.

“Adaletin insan yaşamına verdiği değer Rönesans Rezidans davalarında sınanır” başlığıyla yayımlanan açıklamada Atalay, bu davanın yalnızca hukuki bir süreç değil, aynı zamanda toplumun vicdanını ilgilendiren bir eşik olduğunu vurguladı.

Atalay, deprem yargılamalarında ortaya çıkan tabloya dikkat çekerek, sorumlularla gerçek anlamda yüzleşilemediğini savundu. Bir müteahhidin duruşmada kullandığı “iki tane, üç tane ölü” ifadesini hatırlatan Atalay, “Sayıya indirgenen hayatlar, istatistikle örtülmeye çalışılan cinayetler… Avukatın ‘Tane, adet ne demek; insandı onlar’ isyanı, bu davaların özetidir” dedi.

Mahkeme salonlarında ailelere yönelik “kısa kesin” uyarılarını da eleştiren Atalay, kayıplarının naaşına dahi ulaşamayan insanların seslerini duyurma çabasının bir hak arayışından öte, sevdiklerine karşı son bir sadakat borcu olduğunu ifade etti.

“Olası kast” tartışmasının teknik bir hukuk başlığı olarak görülmemesi gerektiğini belirten Atalay, “Bu mesele toplumsal bir eştir. Rönesans’ta olası kast çıkmayacaksa, nerede çıkacak?” sözleriyle deprem davalarına yönelik yaklaşımı sorguladı.

Bilirkişi raporlarında yapı sürecindeki ihlaller ve öngörülebilir riskler ortaya konmasına rağmen taleplerin gerekçesiz biçimde reddedildiğini savunan Atalay, bunun ailelerde adaletin yönüne dair ciddi bir belirsizlik yarattığını kaydetti.

Açıklamasının sonunda yargı süreçlerinin uzamasına dikkat çeken Atalay, şu ifadeleri kullandı:

“Rönesans Rezidans davası, teknik raporların ve usul kurallarının ötesinde, insan yaşamına verilen değerin bir sınavıdır. İnsan hayatının değerini ölçen bir terazidir. Terazinin kefesi şaşarsa, toplumun vicdanı da dengesini yitirir. Ertelenen her duruşma, geciken her karar, bir başka binanın yıkılmasına sessizce izin vermektir.”

Yorumlar
* Bu içerik ile ilgili yorum yok, ilk yorumu siz yazın, tartışalım *