İstanbul
Parçalı bulutlu
10°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4693 %0.09
51,2745 %0
6.376,57 % -0,65
66.392,37 %-0.21
Muhalif. GÜNDEM Büyüklüğün içerisindeyim

Büyüklüğün içerisindeyim

Okunma Süresi: 2 dk

Her karşılaştığımızda mahcup bir gülümseme ile bakışlarıma karşılık veriyordu. Eğer biri size gülümserse istemsizce siz de gülümsersiniz.  İki kişi arasındaki en yakın mesafedir gülümsemek. Öğle vakti, güneşli ve rüzgârlı bir günde yine onunla karşılaştık, aynı hızda yürüyor, aynı yöne doğru yan yana gidiyorduk. Yine bana baktı, sanki bir şey anlatmak istiyordu da bir hareket veya bir söz bekliyordu. Omzuna dokundum, kısacık okşadım.

“Hayat nasıl gidiyor güzel kız?” dedim.

“Bir dokundum, bin ah işittim” cinsinden bir iletişim değildi aramızdaki. Çünkü o çocuk saflığı ve masum tebessümüyle anlattı olanları. İlk sorumu “iyi,” diye kısaca yanıtladı. 

“Kardeşini okuldan almaya mı gidiyorsun?” diye sordum.

“Evet,” dedi. Üzerinde okul üniforması vardı. Görünüşünden yola çıkarak kardeşini okula götürüp getirmek için yaşının küçük olduğunu düşündüm.

“Annen artık neden gelmiyor?”

 “Annem kalp hastası, bacaklarında sorun var. Ablam ve ben kardeşlerime bakıyoruz.” Diğer sorularıma bir yola, arada bir bana bakarak karşılık verdi. Dört kardeşlerdi, kendisi beşinci sınıfa gidiyordu. Derslerinden, öğretmenlerinden, ablasından bahsetti. Ablasının daha önceden onunla aynı okulda olduğunu şimdi ise liseye gittiğini söyledi. Okuldaki kız arkadaşları, ablasını küfrediyor diye şikâyet ederlermiş, babası devamlı ablasının vukuatlarından ötürü okul idaresi tarafından çağırılırmış.

“Ablamın suçlu olmadığı, olayı diğer kız gurubunun çıkardığı anlaşıldı. Ama o kızlar ablama sataşmaya devam ettiler. Bu olaylardan sonra ablam gerçekten küfretmeye ve kim önüne gelirse onunla kavga etmeye başladı. Ablam liseye başlayınca okula otobüsle gidip gelmesi gerekti. Ablam otobüse bindiği için babam yol parasından dolayı işe yürüyerek gidiyor.  Babam tekstilde ortacı,” dedi. Bahsettiği mesafe araçla gidilmesi gereken bir mesafeydi.

“Ablamın lisedeyken de sorunları bitmedi. Babam artık bunaldı. Ablamdan hâlâ şikâyetler geliyor. Burada da mı sorun çıkarıyorsun diyor ablama,” diye de sözlerini tamamladı. Kısaca anlattığı olaylar içerisinde birçok tespit vardı. Ablası okulda arkadaşları tarafından psikolojik tacize maruz kalmıştı. Babası geçim sıkıntısından dolayı çok uzun bir mesafeyi -tüm gün ayakta (ortacı/ayakçı) çalışmasına rağmen- sabah ve akşam yürümek zorunda kalıyordu...

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız