MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, partisinin "Türkiye Yüzyılı" ve "Terörsüz Türkiye" vizyonuna dair kapsamlı değerlendirmelerde bulundu. MHP Genel Başkan Başdanışmanı Muhammet Hanifi Macit’in sorularını yanıtlayan Bahçeli, Türkiye'nin çatışmacı ve ayrıştırıcı değil; uzlaşmacı, bütünleştirici ve kucaklayıcı bir toplumsal mutabakata ihtiyacı olduğunu belirtti. Terörsüz Türkiye hedefinin, Batı'nın tuzaklarını bozma iradesi taşıdığını ve geri dönülemez tarihi bir adım olduğunu vurgulayan Bahçeli, bu politikanın bin yıllık kardeşliği gelecek bin yıla taşıyacak bir demokratikleşme adımı olduğunu ifade etti.
Tarihi sorumluluk ve çerçeve yasa
Bahçeli, 22 Ekim 2024 tarihinde TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı çağrıyla başlayan sürecin tarihi bir dönüm noktası olduğunu hatırlattı. Bu süreç kapsamında İmralı'nın 27 Şubat'ta DEM Parti heyeti aracılığıyla PKK'ya yaptığı "silah bırakma ve kendini feshetme" çağrısının önemine dikkat çeken Bahçeli, yol haritasının hukuk, ahlak ve demokratik siyaset çerçevesinde ilerlemesi gerektiğini söyledi. TBMM çatısı altında kurulan "Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu"nun detaylı bir rapor hazırladığını belirten MHP lideri, "Terörsüz Türkiye’ye ilişkin çerçevenin sağlam bir şekilde oluşturulması hususunda yasa yapımı sürecinde önemli bir eşikteyiz. Bu mesele siyaset üstü bir konu olarak görülmeli ve çerçeve yasaya tam destek verilmelidir." dedi. Süreci sabote etmeye çalışanların, küresel güçlerin vekalet kavgalarına alet olduğunu belirten Bahçeli, hedefe ulaşma konusunda mutlak kararlılık içinde olduklarının altını çizdi.
Enerjide bağımsızlık Türkiye'nin Kızılelmasıdır
Türkiye Yüzyılı'nın en önemli dayanaklarından birinin enerji meselesinin tam çözümü olduğunu aktaran Bahçeli, küresel enerji sisteminin ciddi bir risk altında olduğuna dikkat çekti. Enerji altyapılarının doğrudan hedef haline geldiği mevcut konjonktürde, Türkiye'nin Karadeniz ile Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki keşifleriyle yalnızca bir geçiş ülkesi olmaktan çıktığını vurguladı. Bahçeli, Türkiye'nin bölgede enerji istikrarının, güvenin ve barışın merkezi haline geldiğini belirterek, "Enerji sadece bir kaynak değil; güçtür, istikrardır ve en önemlisi barışın anahtarıdır. Enerjide bağımsızlık, Türkiye’nin Kızılelmasıdır." ifadelerini kullandı.
Türk dünyası vizyonu ve Turan Koridoru
Vizyonun bir diğer temel dayanağının "Türk Dünyası" olduğunu söyleyen Bahçeli, Türk Devletleri Teşkilatı'nın bilim ve teknoloji odaklı bir Ar-Ge stratejisi geliştirmesi gerektiğini belirtti. Müşterek inanç ufkunun oluşturulmasını hedefleyen "Türk teo-stratejisi" kavramına da değinen Bahçeli, farklı din veya mezheplere sahip Türk halklarının aynı kültürel bilinçte buluşmasının önemini anlattı. Küresel sistemde çok merkezli güç denklemlerinin ortaya çıktığını ifade eden Bahçeli, Türk dünyası jeopolitiği bağlamında "Turan Koridoru"nun mefkureleştirilmesi (idealleştirilmesi) gerektiğini vurguladı. Bahçeli, Türkiye'nin medeniyet jeopolitiği ve tarihsel aklıyla küresel siyasette yön belirleyici bir konuma ulaştığını sözlerine ekledi.