Güneydoğu Anadolu Bölgesi'nin en değerli tarım ürünlerinden biri olan ve 'yeşil altın' olarak adlandırılan Antep fıstığında hasat dönemi tüm hızıyla devam ediyor. Ancak üreticiler, büyük bir emekle topladıkları ürünün tarladan çıkış fiyatı ile market raflarındaki satış fiyatı arasındaki uçurum nedeniyle mağduriyet yaşıyor. Bahçelerde 395 liradan alıcı bulan fıstık, tezgahlara ulaştığında 550 liraya kadar yükseliyor.
Aracıların kâr marjı üreticiyi tüketiyor
Üreticiler, yıl boyunca süren bakım, gübreleme, budama ve yüksek işçilik maliyetlerinin ardından ürünlerini düşük fiyatlarla komisyonculara vermek zorunda kalmaktan şikayetçi. Gaziantep Ziraat Odaları İl Koordinasyon Başkanı Cuma Yiğit, çiftçinin emeğinin karşılığını alamadığını belirterek, tarladaki fiyat ile marketteki fiyat arasındaki yüzde 40'lık farkın kabul edilemez olduğunu vurguladı. Yiğit, hasat dönemi bittikten sonra bu farkın yüzde 100'lere ulaştığına dikkat çekerek yetkililerden denetim çağrısında bulundu.
Rekolte beklentisi ve maliyet baskısı
Bu yıl yağışların etkisiyle rekoltede bir miktar artış olsa da, geçmiş yıllardaki kuraklık ve ağaçların biyolojik döngüsü nedeniyle istenen seviyeye ulaşılamadı. Gaziantep genelinde yaklaşık 50 bin tonluk bir rekolte tahmin ediliyor.

Öte yandan, günlük 2 bin lirayı bulan işçi yevmiyeleri ve artan mazot fiyatları, üreticinin üzerindeki maliyet yükünü daha da ağırlaştırıyor. Çiftçiler, borçlarını ödeyebilmek için hasat zamanı ürünlerini ellerinden çıkarmak zorunda kaldıklarını, aracıların ise bu durumu fırsata çevirdiğini ifade ediyor.
Çiftçinin 12 aylık emeği bir ayda eriyor
Fıstık üreticisi Mehmet Doğan, dededen kalma mesleği sürdürmeye çalıştıklarını ancak mevcut ekonomik koşullarda ayakta kalmanın giderek zorlaştığını belirtti. Doğan, çiftçinin 12 ay boyunca büyük bir özveriyle beklediği ürünün kârını, sadece bir ay elinde tutan aracıların kazandığını dile getirdi. Üreticiler, devletin fiyat istikrarı konusunda devreye girmesini ve çiftçinin emeğinin korunması için gerekli düzenlemelerin yapılmasını bekliyor.