İstanbul
Hafif yağmur
9°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
44,4684 %0.19
51,2648 %-0.07
6.418,21 % 2,74
66.565,18 %-0.457
Muhalif. GÜNDEM "Adayınız kim"

"Adayınız kim"

Okunma Süresi: 3 dk

“Dünyaya Neden Batı Hükmediyor(şimdilik)” isimli bir kitap okumuştum. Kitap yüzlerce sayfada bu soruya cevap arıyordu. Ama kendime ‘bir cümle ile sen ne anladın bu kitaptan’ diye sorduğumda bulduğum cevap ‘kurumlar ve kurallar’ oldu.

Biz bugün tarihi bir seçime gidiyoruz. Seçimi tarihi yapan şey ise bir sistem değişikliği talebi. Bu seçim bütün ideolojilerden ve kimliklerden bağımsız olarak bir sistem seçimi. Türkiye’yi kim yönetecek değil ne yönetecek, hangi anlayış yönetecek seçimi. Meri sisteme karşı çıkanların “Terk adam rejimi” şeklinde tanımladıkları sisteme alternatif olarak 6 adam sistemini, ya da 600 adam sistemini savunuyormuş durumunda görünmeleri bile bir sorun. Ancak “ İktidar ve çevresi tarafından  maruz kaldıkları, “Adayınız Kim” sorusunun ardından yaşadıkları kaos görüntüsü çok daha büyük sorun.

Oysa Türkiye’nin içinde bulunduğu böyle bir durumda toplumu ‘adayımız adalet, adayımız adil gelir dağılımı, adayımız eğitimde, sağlıkta fırsat eşitliği, adayımız istihdam’ söylemlerine çoktan ikna etmiş olmaları gerekiyordu, ama olmadı.

Kendi kurumlarına ve kurallarına inanmayan bir toplum, inanacak bir isim arıyor ne hazin. Bu arayışın bin yıllık devlet geleneğimizdeki meşveret kültürüne ve yüz yıllık demokrasi deneyimimize rağmen olması hele de.

Devamlı verilen bir örnektir. “Batıda seçimlere katılım oranı düşük” diye bir cümle doğudur da. İşin garibi aklı başında insanlar bunu doğru da yorumlar, ‘Çünkü batıda seçilenin kim olduğu çok da önemli değildir. Devleti kurumlar ve kurallar yönetir”. Ama aynı aklı başında adamlar bizdeki seçimlerin ardından katılımın çokluğunu demokrasi ölçütü olarak ortaya koyarlar.

Oysa bizde seçimler bir çeşit müsabakadır, kazananın her şeyi aldığı, kaybedenin her şeyi kaybettiği bir müsabaka. Demokrasinin matematik tarafı işler bizde ruhu yoktur. 49’un 51’e karşı hukukunu tesis etmek değil 51’in 49’a olan tahakkümüdür biz de demokrasi. BU öylesine kanıksanmış bir durumdur ki bugün sistem oylaması haline gelmiş bir seçimde bile insanlar bu bilinç vasatından hareket ettiklerinden değişecek sistemi değil, hangi sistem de olursa olsun onu kimin ya da kimlerin yöneteceğiyle ilgileniyorlar.

Bu ilginin temel sebeplerinden birisi asla ortadan kaldırılamaz olmakla birlikte önemsiz hale getirilebilir olan kimlik ve ideoloji siyaseti. Herkese eşit olarak uygulanan kurallar ve herkese eşit mesafede duracak olan kurumlar bu meseleyi önemsiz bir hale getirebilir. Fikriniz ne olursa olsun aidiyetiniz nereye olursa olsun, devlet ve yasalar karşısında eşit olduğunuzu fark ettiğinizde bunun önemi kalmaz.  Muhalefetin bugün bunu uygulama gücü olmasa da belediyeler üzerinden ve kişisel davranışları üzerinden ikna etme gücü vardır...

Köşe yazısının tamamını aşağıdaki linkten okuyabilirsiniz.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız