İran savaşının ardından Hürmüz Boğazı’ndaki gemi geçişlerinin büyük ölçüde durması, küresel ticaret ve taşımacılık sektöründe derin bir darboğaza yol açtı. Bölgeye gönderilen yüklerin önemli bir kısmı Hindistan’dan Mozambik’e kadar uzanan geniş bir coğrafyadaki limanlarda bekletilirken, ihracatçı ve ithalatçı şirketler binlerce dolarlık ek maliyetlerle karşı karşıya kaldı. Uluslararası taşımacılık şirketleri tedarik zincirini ayakta tutabilmek adına alternatif kara güzergâhları oluştursa da sektör temsilcileri, mevcut kara yolu kapasitesinin devasa deniz taşımacılığının yerini doldurmaktan çok uzak olduğunu vurguluyor.
Nakliye ücretleri pandemi zirvesini aşarak rekor kırdı
Clarksons Research verilerine göre, Şanghay-Körfez ve Kızıldeniz hattında 20 feetlik standart bir konteynerin (TEU) taşıma maliyeti savaş öncesindeki 980 dolar seviyesinden, 15 Mayıs haftası itibarıyla 4 bin 131 dolara yükseldi. Bu gelişmeyle birlikte navlun ücretleri, Covid-19 pandemisi sırasında (2021 yılında) görülen 3 bin 960 dolarlık önceki tarihi zirveyi de aşmış oldu. Maliyetlerdeki bu olağanüstü artışta, küresel akaryakıt fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra yüklerin kara yoluyla taşınabilmesi için kamyon kapasitesine yönelik oluşan ani ve yoğun talep etkili oldu.
Küresel devler rotayı kara koridorlarına çevirdi
Dünyanın en büyük konteyner taşımacılığı şirketleri arasında yer alan Maersk, MSC, CMA CGM ve Hapag-Lloyd, Kızıldeniz ve Umman Körfezi’ndeki limanları merkez alarak yeni kara taşımacılığı ağları devreye soktu. Suudi Arabistan’daki Yanbu ve King Abdullah limanları ile Birleşik Arap Emirlikleri'ndeki (BAE) Fujairah limanına indirilen yükler; kara yoluyla Suudi Arabistan’ın Dammam limanına, Irak’ın Basra kentine ve BAE’deki Cebel Ali Limanı’na ulaştırılıyor. Maersk CEO’su Vincent Clerc, krizin aşılması için özellikle Türkiye, Irak ve Ürdün’den çok yoğun bir kamyon kapasitesinin lojistik ağa dahil edildiğini açıkladı. Ancak uzmanlar, kamyon taşımacılığının büyük konteyner gemilerinin sağladığı tonajın yalnızca küçük bir bölümünü karşılayabildiğine dikkat çekiyor.
Hürmüz'den geçişler neredeyse tamamen durdu
Savaş öncesi dönemde Hürmüz Boğazı’ndan günlük ortalama 135 gemi geçerken, bu sayı çatışmaların ardından günlük birkaç gemiye kadar geriledi. Bölgedeki ticari gemilere yönelik saldırılarda şu ana kadar yaklaşık 38 geminin hedef alındığı belirtiliyor. Hapag-Lloyd CEO’su Rolf Habben Jansen, Körfez bölgesine yönelik ticari akışın yüzde 60 ila yüzde 80 arasında düştüğünü kaydetti. Bölgedeki bazı limanların, kapasite yetersizliği sebebiyle artık gıda ve tıbbi malzeme gibi hayati öneme sahip temel ürünlerin sevkiyatına öncelik vermek zorunda kaldığı ifade ediliyor.
Gıda, tahıl ve gübre sevkiyatlarında büyük gecikmeler
Lojistik krizi temel gıda maddelerinin tedarikini de doğrudan vurdu. Hintli gıda devi Tata Consumer Products, Orta Doğu’ya gönderilen çay, tuz ve bakliyat sevkiyatlarının artık Suudi Arabistan’ın Cidde ve BAE’nin Horfakkan limanlarına yönlendirildiğini, buradan da kara yoluyla dağıtıldığını duyurdu. Şirket yetkilileri, teslimat sürelerinde ciddi uzamalar yaşandığını ve bazı ürünlerde gecikmenin 60 günü bulduğunu belirtti.
Benzer bir tablo tahıl ve gübre ticaretinde de yaşanıyor. Tahıl yükleri önce Kızıldeniz ve Umman Körfezi limanlarına indiriliyor, ardından kamyonlar ve daha küçük tonajlı gemilerle Katar ile Bahreyn gibi diğer Körfez ülkelerine ulaştırılıyor. Gübre sektöründe ise lojistik maliyetler daha ağır hissediliyor. Normal şartlarda 30 bin ila 50 bin tonluk dökme yük gemileriyle taşınan gübrelerin kamyonlarla sevk edilmesi operasyonel felç yaratıyor. Fiyatlandırma kuruluşu Argus’un raporuna göre, Suudi Arabistanlı üreticiler gübre hammaddelerini ülke içinde 14-15 saatlik kara taşımacılığıyla sevk etmek zorunda kalıyor ve bu durum ton başına 80-90 dolar civarında net ek maliyet doğuruyor.
"Limanlardaki yığılmanın erimesi aylar sürebilir"
Uluslararası lojistik firmaları, alternatif olarak kullanılan limanlarda kapasitelerin son sınırına dayandığını ve küresel çapta büyük bir yığılma riski oluştuğunu bildiriyor. İngiltere merkezli taşımacılık şirketi John Mason International yetkilileri, savaşın patlak vermesinden önce yola çıkan bazı konteynerlerin hâlâ limanlarda bekletildiğini açıkladı. Sektör temsilcilerinin ortak öngörüsüne göre, limanlarda biriken mevcut yüklerin eritilmesi ve lojistik zincirin yeniden normale dönmesi aylar sürebilir.