Geçtiğimiz yıl kuraklıkla boğuşan çiftçiler, bu üretim sezonunda aşırı yağışların yarattığı tarımsal risklerle mücadele ediyor. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) yayımladığı "Fenolojik Değerlendirme-Hububat ve Bakliyatta Yağış, Ekiliş ve Gelişim Analizi Raporu"na göre, Türkiye genelinde nisan ayı yağışları hem mevsim normallerinin hem de geçen yılın aynı döneminin üzerine çıktı. Bu durum genel rekolte beklentisini yükseltirken, yoğun nemin tetiklediği hastalık baskısı ve su taşkınları, bazı tarım havzalarında verim kaybı tehlikesini beraberinde getirdi.

Hububatta tarihi rekor beklentisi
TMO Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanan rapora göre, Türkiye genelinde hububat gelişimi büyük ölçüde olumlu bir seyir izliyor. Hasat dönemine kadar üretimi doğrudan etkileyecek olağanüstü bir olumsuzluk yaşanmaması durumunda, ülke genelinde hububat üretiminde cumhuriyet tarihinin en yüksek miktarına ulaşılacağı öngörülüyor. Ancak bu güçlü potansiyel, bölgesel bazda baş gösteren fungal hastalıkların seyrine bağlı olarak risk barındırıyor.

Nem ve su baskınları hastalıkları tetikledi
Ülke genelinde artan yağış ve nem koşulları; septorya yaprak lekesi, sarı pas, kök boğazı çürüklüğü ve külleme gibi tarımsal hastalıkları yer yer ön plana çıkardı. Özellikle yoğun yağış alan ve taban suyu yüksek bölgelerde lokal düzeyde verim kayıpları gözlenmeye başladı. Bölgesel analizlere göre; Güneydoğu Anadolu'da kök çürüklüğü ve septorya, Marmara ve Ege bölgelerinde ise sarı pas ile kök boğazı hastalıkları yaygınlık gösteriyor. Akdeniz Bölgesi'nde taban arazilerde su baskını kaynaklı stres dikkat çekerken, İç ve Doğu Anadolu bölgelerinde de lokal don ve aşırı nem etkileri rapor ediliyor. Yüksek nem oranı, Karadeniz Bölgesi'ndeki hastalık riskini de yukarı çekiyor.

Mayıs ve haziran ayları kaderi belirleyecek
Mevcut iklim koşulları çerçevesinde hububat gelişimi güçlü bir görünüm sergilese de rekoltenin nihai kaderini mayıs ve haziran aylarındaki hava şartları belirleyecek. Bu dönemde gerçekleşecek sıcaklık oranları ve yağış rejimi; dane dolumu, hastalık baskısının kırılması ve nihai verim üzerinde doğrudan tayin edici olacak. Yetkililer; drenaj, bakım ve hastalıklarla etkin mücadelenin sürdürüldüğü alanlarda yüksek verim beklentisinin korunduğunu, yetersiz müdahale edilen alanlarda ise lokal kayıpların kaçınılmaz olduğunu vurguluyor.