Altın yatırımcıları, değerli metalde faiz politikaları ve güçlü doların gölgesinde daha zayıf bir döneme hazırlanırken, piyasalarda büyük finansal kurumların tahminlerini aşağı yönlü revize edeceği beklentisi öne çıkmıştı. Ancak makroekonomik veriler ve merkez bankalarının stratejik hamleleri, altın fiyatlarında kısa vadeli toparlanmaları desteklemeye devam ediyor. Son olarak Portekiz’de konuşan ve enflasyon risklerinin bir miktar azaldığını belirten Fed Başkanı Kevin Warsh’ın açıklamaları, net bir faiz indirimi sinyali içermese de altına kısa vadeli bir destek vererek fiyatların yeniden 4 bin dolar seviyesinin üzerine çıkmasını sağladı.
Goldman Sachs uzun vadeli ralliye güveniyor
Goldman Sachs, altın piyasasında son dönemde yaşanan geri çekilmeleri uzun vadeli yükseliş trendinin sonu olarak görmüyor. Bankanın son değerlendirmeleri daha ölçülü bir ton taşısa da yukarı yönlü potansiyelin sürdüğüne işaret ediyor. Kısa vadeli ETF (Borsa Yatırım Fonu) hareketlerinden ziyade daha derin ve kalıcı bir talep kaynağına dikkat çeken uzmanlar, rallinin arkasındaki büyük yapısal güçlerin hâlâ yürürlükte olduğunu vurguluyor.
Goldman Sachs Küresel Emtia Araştırmaları Eş Başkanı Samantha Dart, altında dört ay süren sert düşüşün yükseliş senaryosunun tamamen sona erdiği anlamına gelmediğini belirterek, ons altının 2026 sonu için belirlenen 4 bin 900 dolar hedefine doğru ilerleyebileceği görüşünü savunuyor.
Merkez bankalarının altın alımları yapısal itici güç
Enflasyon endişeleri, jeopolitik riskler ve merkez bankası alımlarıyla Wall Street'te güçlü bir ivme yakalayan altın, şahin Fed duruşu ve zayıflayan ETF talebiyle baskılanmıştı. Ancak Goldman Sachs'a göre, piyasadaki asıl yapısal alıcılar varlığını sürdürüyor. Özellikle gelişen piyasa merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi, altın için temel sürükleyici unsur olmaya devam ediyor. 2022 sonrasında Rusya'nın rezervlerinin dondurulması, küresel ölçekte birçok merkez bankasının altına bakışını kökten değiştirdi.
Dünya Altın Konseyi’nin 2026 Merkez Bankası Altın Rezervleri Anketi de bu stratejik dönüşümü destekliyor. Ankete katılan bankaların yüzde 89’u küresel altın rezervlerinin gelecek 12 ayda artacağını öngörürken, yüzde 45’lik rekor bir kesim ise kendi kurumlarının altın varlıklarını artıracağını belirtiyor. Bu eğilim doğrultusunda merkez bankası altın talebi modelini revize eden Goldman Sachs, resmi verilerin egemen alımları tam olarak yansıtmadığını saptayarak 12 aylık alım tahminini aylık 29 tondan yaklaşık 50 tona yükseldi. Banka, 2026 boyunca merkez bankalarının aylık yaklaşık 60 ton altın alımı yapabileceğini öngörüyor.
Wall Street devlerinin 2026 altın tahminleri
Değerli metalin geleceğine yönelik Wall Street kurumlarının 2026 yılı tahminleri farklı seviyelere işaret etse de genel olarak iyimser görünümünü koruyor:
Goldman Sachs: Egemen talep ve rezerv çeşitlendirmesine dayanarak 2026 sonu için 4 bin 900 dolar hedefini öne çıkarıyor.
JPMorgan: Merkez bankası talebi ve makroekonomik belirsizliklerin süreceği öngörüsüyle 2026’nın dördüncü çeyreğinde altının 6 bin dolara ulaşabileceğini tahmin ediyor.
UBS: Fed politikaları ve dolar baskısının yeniden fiyatlanmasıyla altının toparlanacağını öngörerek gelecek 12 ay için 5 bin 200 dolar hedefini paylaşıyor.
Morgan Stanley: 2026’nın ikinci yarısında 5 bin 200 dolar seviyesinin görülebileceğini belirtirken, bu hedefin gerçekleşmesi için daha güçlü ETF girişlerine ihtiyaç olduğunu vurguluyor.
Bank of America: Yatırımcı talebindeki zayıflama ve Fed kaynaklı baskıları ön plana çıkararak 2026’nın dördüncü çeyreği için hedefini 4 bin 800 dolar olarak belirliyor.
4 bin 900 dolar hedefi için hangi şartlar gerekiyor?
Goldman Sachs’ın 4 bin 900 dolarlık iddialı hedefinin gerçekleşmesi için yalnızca merkez bankası alımları yeterli kabul edilmiyor; faizler, dolar endeksi ve yatırımcı akımları üzerindeki baskının da eş zamanlı olarak hafiflemesi gerekiyor. Bu noktada ABD istihdam verileri kritik bir eşik olarak öne çıkıyor. Haziran ayında tarım dışı istihdamın beklenti olan 110 binin altında kalarak 57 bin kişi artması ve mayıs verisinin aşağı yönlü revize edilmesi, Fed'in şahin duruşunu yumuşatabileceğine dair piyasa inancını besleyebilir. Kalıcı bir trend için ise daha soğuk enflasyon verileri ve zayıf istihdam göstergelerinin süreklilik kazanması gerekiyor.
ETF talebindeki zayıflık en kritik aşama
Altın fiyatlarının yüksek hedeflere sürdürülebilir bir şekilde ulaşabilmesi için kurumsal alımların yanı sıra özel yatırımcı ilgisinin de yeniden canlanması şart. Dünya Altın Konseyi verilerine göre, küresel altın ETF akımları mayıs ayında zayıflayarak aylık bazda yüzde 2 düşüşle 604 milyar dolara geriledi. Daha güçlü bir ETF talebi oluşmadığı takdirde, altın fiyatlarında kısa vadeli yukarı yönlü hareketler yaşansa bile 4 bin 900 dolar hedefinin sürdürülebilirliği zorlaşabilir.
Sonuç olarak, altındaki son geri çekilmeler uzun vadeli yapısal talep görünümünü ortadan kaldırmış değil. Merkez bankalarının rezerv çeşitlendirme eğilimi ve makroekonomik belirsizlikler altın piyasasını dipten desteklemeye devam ediyor.