Avrupa Birliği (AB) Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas, Alman Die Welt gazetesine verdiği mülakatta, Rusya-Ukrayna savaşı ve birliğin Moskova'ya yönelik ekonomik yaptırımlarına ilişkin değerlendirmelerde bulundu. AB yaptırımlarının Rus savaş ekonomisine şimdiye kadar 1 trilyon euronun üzerinde doğrudan maliyet yüklediğini vurgulayan Kallas, savaş sona erene kadar baskının kararlılıkla artırılması gerektiğini söyledi.
Yaptırım listesi üçte bir oranında büyüyecek
Sonbahar aylarında üye ülkelerin onayına sunulacak yeni düzenlemenin savaşın başından bu yana en geniş kapsamlı paket olacağını belirten Kallas, "Sonbaharda Rusya'ya yönelik savaşın başlangıcından bu yana en kapsamlı yaptırım listesini sunacağım" ifadelerini kullandı. Yeni kısıtlayıcı tedbirlerin yürürlüğe girmesiyle birlikte hâlihazırda AB'nin yaptırım listesinde yer alan Rus kişi, şirket ve kuruluşların sayısının yaklaşık üçte bir oranında artacağına dikkat çeken Kallas, yaptırımlara dahil edilecek yeni kişi ve kurumların ayrıntılarına ilişkin bilgi paylaşmadı.
Şimdiye kadar 21 yaptırım paketi yürürlüğe girdi
Avrupa Birliği, savaşın başladığı Şubat 2022'den bu yana Rusya'yı hedef alan toplam 21 yaptırım paketini hayata geçirdi. Bu düzenlemeler; ticaret, finans, enerji, sanayi, teknoloji, ulaşım, çift kullanımlı ürünler, lüks tüketim malları ile altın ve elmas ticaretini kapsayan geniş bir çerçevede uygulanıyor.
Ayrıca deniz yoluyla taşınan Rus ham petrolü ile belirli petrol ürünlerinin birliğe ithalatının yasaklanması, tavan fiyat uygulamaları, Rus bankalarının finansal sistemden izole edilmesi ve Kremlin bağlantılı medya kuruluşlarının yayınlarının durdurulması da yürürlükteki tedbirler arasında yer alıyor.
Onay için 27 ülkenin oy birliği şartı bulunuyor
Ukrayna'nın toprak bütünlüğü, egemenliği ve bağımsızlığını tehdit eden eylemler sebebiyle AB'nin kısıtlama listesinde yaklaşık 3 bin kişi ve tüzel kişilik yer alıyor. Kallas'ın sonbaharda sunmaya hazırlandığı genişletilmiş listenin ve yeni kısıtlamaların resmen yürürlüğe girebilmesi için AB üyesi 27 ülkenin oy birliğiyle onay vermesi gerekiyor.