İsviçre genelinde seçmenler, ülke gündemini uzun süredir meşgul eden "10 Milyonluk İsviçre'ye Hayır" (Sürdürülebilirlik Girişimi) yasa teklifi hakkında karar vermek üzere sandık başına gidiyor. Yerel saatle 10.00'da başlayan inisiyatif oylamasında, seçmenlerin yaklaşık yüzde 90 gibi büyük bir çoğunluğu tercihlerini daha önce posta yoluyla iletti. Oy verme işlemlerinin tamamlanmasının ardından ilk resmi tahminlerin öğleden sonra gelmesi, kesin sonuçların ise akşam saatlerinde netleşmesi bekleniyor. Yapılan son kamuoyu yoklamalarında teklife destek verenlerin oranı yüzde 45 seviyesinde kalırken, karşı çıkanların oranı yüzde 52 olarak ölçüldü; seçmenlerin yüzde 3'ü ise kararını son ana bıraktı.

Nüfus 9,5 milyonu aşarsa yasal önlemler devreye girecek
Sağcı İsviçre Halk Partisi (SVP) tarafından ortaya konan yasal düzenleme teklifi, İsviçre'nin daimi ikamet eden nüfusunun 2050 yılına kadar 10 milyon barajını aşmamasını hedefliyor. Önerilen sisteme göre, ülke nüfusunun 2050'den önce 9,5 milyona ulaşması durumunda Federal Konsey ve Parlamento; özellikle sığınma hakları, oturum izinleri ve aile birleşimi alanlarında göçü durduracak sert ve yasal önlemler almak zorunda kalacak. Mevcut verilere göre halihazırda 9,1 milyon civarında nüfusu bulunan İsviçre'de, nüfus artışının kontrol altına alınamaması durumunda uluslararası anlaşmaların yeniden müzakere edilmesi, hatta son çare olarak AB ile yapılan "kişilerin serbest dolaşımı" anlaşmasının feshedilmesi gündeme gelebilecek.

İş dünyası ve hükümet kanadı girişime karşı çıkıyor
Girişimi destekleyen muhafazakar çevreler, kontrolsüz göçün altyapıyı zorladığını, konut kiralarını artırdığını ve ulusal kimliği zedelediğini savunuyor. Buna karşın Federal Konsey, parlamento çoğunluğu ve ülkenin önde gelen sendikaları ile işveren birlikleri düzenlemeye kesin bir dille karşı çıkıyor. Roche, UBS ve Nestlé gibi küresel İsviçre devleri ile Economiesuisse gibi çatı iş dünyası örgütleri, bu girişimi bir "kaos inisiyatifi" olarak nitelendiriyor. Girişim karşıtları, İsviçre ekonomisinin ve sağlık sisteminin nitelikli yabancı iş gücüne bağımlı olduğunu vurgulayarak, sınırlandırmanın refah düzeyini düşüreceği ve İsviçre'yi Avrupa pazarında izole edeceğini belirtiyor.
ABD gümrük vergileri ve AB anlaşmaları kıskacında ekonomi
Ekonomik çevreler, geçtiğimiz dönemde ABD yönetiminin İsviçre mallarına uyguladığı yüksek gümrük vergileri nedeniyle hassas bir dönemden geçen ihracat odaklı İsviçre ekonomisinin, bu nüfus sınırı ile daha da zora girebileceği uyarısında bulunuyor. Düzenlemenin kabul edilmesi durumunda İsviçre'nin AB ile serbest dolaşımı sonlandırmak zorunda kalabileceği, bunun da Schengen ve Dublin anlaşmalarını riske atarak ülkeyi güvenlik ve iltica alanında Avrupa genelindeki yakın iş birliğinden tamamen koparabileceği ifade ediliyor.