İstanbul
Açık
32°
Adana
Adıyaman
Afyonkarahisar
Ağrı
Amasya
Ankara
Antalya
Artvin
Aydın
Balıkesir
Bilecik
Bingöl
Bitlis
Bolu
Burdur
Bursa
Çanakkale
Çankırı
Çorum
Denizli
Diyarbakır
Edirne
Elazığ
Erzincan
Erzurum
Eskişehir
Gaziantep
Giresun
Gümüşhane
Hakkari
Hatay
Isparta
Mersin
İstanbul
İzmir
Kars
Kastamonu
Kayseri
Kırklareli
Kırşehir
Kocaeli
Konya
Kütahya
Malatya
Manisa
Kahramanmaraş
Mardin
Muğla
Muş
Nevşehir
Niğde
Ordu
Rize
Sakarya
Samsun
Siirt
Sinop
Sivas
Tekirdağ
Tokat
Trabzon
Tunceli
Şanlıurfa
Uşak
Van
Yozgat
Zonguldak
Aksaray
Bayburt
Karaman
Kırıkkale
Batman
Şırnak
Bartın
Ardahan
Iğdır
Yalova
Karabük
Kilis
Osmaniye
Düzce
47,7590 %0.06
55,1696 %0.05
6.788,85 %1.26
63.457,47 %-0.49
Muhalif. DÜNYA Ülke tarihinin en ölümcül Ebola salgınında bilanço her geçen gün ağırlaşıyor: Can kaybı 2 bin 500'ü aştı

Ülke tarihinin en ölümcül Ebola salgınında bilanço her geçen gün ağırlaşıyor: Can kaybı 2 bin 500'ü aştı

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin doğusunda hızla yayılan ve ülke tarihinin en ölümcül Ebola salgını olarak kayıtlara geçen krizde can kaybı 2 bin 500’ü aştı. Bundibugyo türü virüsün yol açtığı salgın, yetersiz tıbbi kapasite ve doğrudan etkili bir aşının bulunmaması nedeniyle giderek büyürken, yetkililer salgının Batı Afrika'daki tarihi felaketi geride bırakabileceği konusunda uyarıyor.

Ülke tarihinin en ölümcül Ebola salgınında bilanço her geçen gün ağırlaşıyor: Can kaybı 2 bin 500'ü aştı
KAYNAK: HABER MERKEZİ
Okunma Süresi: 4 dk

Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin (KDC) doğusundaki kırılgan bölgelerde hızla yayılan Ebola salgınında bilanço giderek ağırlaşıyor. Ülke genelinde doğrulanmış vaka sayısı 5 bin 375’e ulaşırken, virüs nedeniyle yaşamını yitirenlerin sayısı 2 bin 557’ye yükseldi. Salgının merkez üssü konumundaki Ituri’nin yanı sıra Kuzey Kivu, Güney Kivu, Haut-Uélé, Tshopo ve Bas-Uélé eyaletlerinde de vakalar görülmeye devam ediyor. Hükümetin verileri salgının ivme kazandığını gösterirken, 18 Ağustos'ta hastalığa yenik düşen altı yaşındaki Baudjo Baraka Jules'ün koruyucu ekipmanlı görevlilerce toprağa verilmesi, krizin insani boyutunu bir kez daha gözler önüne serdi.

Önceki salgınların bilançosunu geride bıraktı

Ülke tarihindeki 17’nci Ebola salgını olan bu kriz, hem vaka hem de ölüm sayısı bakımından 2018-2020 döneminde 2 bin 299 kişinin öldüğü salgını şimdiden geride bıraktı. Rakamlar sadece birkaç gün içinde korkutucu bir boyuta ulaştı; 16 Ağustos'ta 2 bin 325 olan can kaybı hızla artarken, yalnızca son 24 saatte 101 yeni vaka ve 33 ölüm kaydedildi. Dünya Sağlık Örgütünün (DSÖ) verileri de haftalık rekorların kırıldığını doğruluyor. DSÖ, salgının yayılma hızının kontrol altına alınamaması halinde, 2014-2016 yıllarında Batı Afrika’da 11 binden fazla kişinin ölümüne neden olan tarihi felaketin dahi geride kalabileceği uyarısında bulunuyor. Ituri’de bazı ailelerin salgın nedeniyle 15’e kadar yakınını kaybetmesi, sahadaki durumun ciddiyetini ve tıbbi kapasitenin acilen artırılması gerektiğini vurguluyor.

Teşhiste gecikme ve yetersiz laboratuvar altyapısı

Salgının bu denli ölümcül olmasının arkasında yatan en büyük nedenlerden biri de teşhisin gecikmesi oldu. Uzmanlar, virüsün şubat ayından itibaren Mongbwalu adlı maden kasabasında dolaşıma girdiğini değerlendiriyor. Bilinen ilk kurban, Ituri'ye bağlı Bunia'da nisan ayı sonunda yaşamını yitiren bir sağlık çalışanıydı. Ancak salgının resmen doğrulanması ve uluslararası halk sağlığı acil durumu ilan edilmesi haftalar sürdü. DSÖ temsilcisi Dr. Anne Ancia’nın açıklamalarına göre, bölgedeki ilk testler yalnızca önceki salgınlardan sorumlu olan "Zaire" türünü belirleyebiliyordu. Başlangıçta sıtma ve salmonella teşhisi konulan hastaların kanamaları durmayınca, örnekler daha gelişmiş laboratuvarlara gönderildi ve hastalığa "Bundibugyo" türünün neden olduğu saptandı.

Aşısı olmayan türe karşı zorlu mücadele

Mevcut salgına yol açan Bundibugyo virüsüne karşı henüz doğrudan onaylanmış bir aşı veya özel bir tedavi bulunmuyor. Erken aşamada uygulanan sıvı desteği ve belirtilere yönelik bakım hastaların hayatta kalma şansını artırırken, Ituri’de aşı ve ilaç adayları üzerine klinik çalışmalar yürütülüyor. KDC'ye salgınla mücadele kapsamında 16 bin 250 doz "Ervebo" aşısı ulaştırıldı ve bu sayının 70 bine çıkarılması planlanıyor. Aslen Zaire türüne karşı ruhsatlandırılan bu aşının Bundibugyo'ya karşı laboratuvar ortamında kısmi koruma sağladığı belirtilse de kesin etkinliği henüz kanıtlanmış değil. Sınır Tanımayan Doktorların Acil Durum Programı Sorumlusu Trish Newport ise tıbbi müdahalenin ötesinde, yerel halkın sürece yeterince dahil edilememesinin ve bilgi eksikliğinin mücadeleyi sekteye uğrattığına dikkat çekiyor.

Sağlık çalışanları hem virüsle hem de damgalanmayla savaşıyor

Virüsle savaşın en ön saflarında yer alan sağlık çalışanları ağır risk altında görev yapıyor. Bunia’daki bir hastanede görevli hemşire Etienne Ezo, ağır hastalara kısıtlı koruyucu ekipmanla müdahale ederken hastalığa yakalandı. 2017'de Zaire türüne karşı aşılandığı için hayatta kaldığına inanan Ezo, iyileşmesinin ardından bu kez toplumsal baskı ve damgalanmayla yüzleştiğini, salgını sahte bir plan olarak gören çevrelerden tehditler aldığını ifade etti. Ebola virüsünün, iyileşmeden sonra bile gözler, merkezi sinir sistemi ve testisler gibi bağışıklık sisteminin zor eriştiği bölgelerde aylarca kalabilmesi nedeniyle risk tamamen ortadan kalkmıyor. DSÖ hastalığı atlatanları 18 ay boyunca izlerken; Ezo gibi görevine dönen sağlık çalışanları, ailelerini ve çevrelerini korumak adına her gün klorlu suyla yıkanmak gibi zorlu kişisel tedbirlere başvurmaya devam ediyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız