Japon avangart sanatının dünyaca tanınan isimlerinden Yayoi Kusama, 97 yaşında hayatını kaybetti. Çocukluğundan itibaren yaşadığı halüsinasyonları sanatının merkezine taşıyan Kusama; noktalar, balkabakları ve tekrar eden desenleriyle kendine özgü bir sanat dili oluşturdu.
Sanatçının 14 Ağustos'ta yaşamını yitirdiği açıklanırken ölüm nedenine ilişkin bilgi paylaşılmadı.
Halüsinasyonlarını sanatının parçasına dönüştürdü
Japonya'daki kısıtlayıcı toplumsal yapıdan uzaklaşmak isteyen Kusama, 27 yaşında New York'a taşındı. Çocukluğundan beri gördüğü yanıp sönen ışıklar, noktalar ve çiçeklerden ilham alan sanatçı, kısa sürede farklı tarzıyla sanat dünyasında dikkat çekti.
Resim ve heykelin yanı sıra yazarlık da yapan Kusama, eserlerinde tekrar eden noktalar ve kendine özgü motiflerle tanınır hale geldi. Sanatçının çalışmaları, zamanla dünyanın farklı bölgelerinde geniş kitlelere ulaştı.

Andy Warhol gibi sanatçıları etkiledi
Kusama, 1960'lı yıllarda savaş karşıtı faaliyetlere de katıldı. Dönemin sanat ortamında geliştirdiği özgün yaklaşımıyla Andy Warhol gibi önemli sanatçıları etkiledi.
Sanatçı, kendi ruhsal deneyimlerini gizlemek yerine bunları üretiminin önemli bir parçası haline getirdi. New York'ta geçirdiği yılların kendisinde nevroza yol açtığını ifade eden Kusama, 1970'lerin sonlarında Japonya'ya döndü.
Psikiyatri hastanesinde yaşamını sürdürdü
Kusama, Japonya'ya döndükten sonra gönüllü olarak bir psikiyatri hastanesine yattı ve yaşamının ilerleyen dönemlerinde burada kalmaya devam etti. Her sabah hastaneden yakındaki stüdyosuna götürülen sanatçı, çalışmalarını burada sürdürdü.
Kusama, 2017'de verdiği bir röportajda halüsinasyonlarının devam ettiğini ve gördüğü noktaları eserlerine aktardığını anlatmıştı. Sanatçı, yaşamı boyunca bu deneyimlerini üretimlerinin temel kaynaklarından biri olarak kullandı.
Yayoi Kusama, kendine özgü noktaları, sonsuzluk odaları ve balkabağı motifleriyle 20. ve 21. yüzyılın en tanınan çağdaş sanatçılarından biri olarak sanat tarihindeki yerini aldı.