Ukrayna’nın Ankara Büyükelçiliği tarafından Kiev'de düzenlenen basın gezisi kapsamında, Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı ve eski Ankara Büyükelçisi Olexandr Mischenko, Türk basın mensuplarıyla bakanlık binasında bir araya geldi. Diplomatik kariyerinin yarısının Türkiye'de geçtiğini hatırlatan Mischenko; Karadeniz'deki ticari gemilerin güvenliğinden, İsrail medyasında yer alan asılsız iddialara ve Türkiye'nin arabuluculuk rolüne kadar kritik başlıkları değerlendirdi.
"Türkiye Karasuları ve Bayrağı Asla Hedefimiz Olamaz"
Karadeniz'de Türk bayraklı veya Türk sahipli ticari gemilere yönelik düzenlenen bazı saldırıların Ukrayna tarafından gerçekleştirildiği yönündeki iddialara doğrudan yanıt veren Mischenko, Kiev'in Türk filosuna zarar verme gibi bir hedefinin kesinlikle bulunmadığını belirtti. Ukrayna ordusunun yalnızca Rus askeri unsurlarını ve tarafsız sulardaki düşman hedeflerini hedef aldığını vurgulayan Bakan Yardımcısı, "Ukrayna devleti hiçbir zaman, hiçbir koşulda Türkiye karasularını veya Türkiye bayraklı ya da oraya ait herhangi bir şeyi hedef olarak belirlemez" dedi. Yaşanan bazı aksiliklerin tamamen teknik kaynaklı yanlış anlaşılmalar olduğunu belirten Mischenko, iki ülkenin ilgili askeri ve diplomatik makamlarının sürekli bilgi paylaşımında bulunduğunu aktardı.
İsrail Medyasının "Tahıl" Manipülasyonu Aydınlatıldı
Yakın dönemde Ankara ile Kiev arasında diplomatik bir memnuniyetsizliğe yol açan "İsrail büyükelçisi" krizine de açıklık getiren Mischenko, konunun Rusya tarafından çalınan Ukrayna tahılının uluslararası pazarlara ulaştırılmasıyla ilgili olduğunu belirtti. Ukrayna'nın İsrail Büyükelçisi'nin, İsrail kamuoyuna seslenirken kesinlikle "Türkiye" ismi vermediğini, ancak İsrail'deki yerel bir basın kuruluşunun bu açıklamayı kasıtlı olarak Türkiye'ye yönelikmiş gibi çevirdiğini ifade etti. Mischenko, bu durumun asılsız olduğunu Türk mevkidaşlarına belgeleriyle göstererek yanlış anlaşılmayı giderdiklerini dile getirdi.
"Erdoğan Saygın Bir Lider, Müzakerelere Hazırız"
Olası bir barış masasının kurulması halinde Türkiye'nin ev sahipliğine nasıl baktıkları sorulan Mischenko, Ankara'nın rolüne övgüler yağdırdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın dünyada etki gücü yüksek ve saygın bir lider olduğunu ifade eden Bakan Yardımcısı, Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy'nin de daha önce Rusya ile yürütülebilecek görüşmeler için Türkiye'yi işaret ettiğini hatırlattı. Mischenko, "Bizim için masanın nerede kurulacağından ziyade hangi ilkelerle kurulacağı önemli. Ancak en konforlu ve güvenli hissettiğimiz ülkelerin başında Türkiye geliyor. Esirlerin takas edilmesi sürecinde Türkiye devletinin ve halkının katkılarına minnettarız. Ancak her türlü müzakerenin temel şartı, Ukrayna'nın toprak bütünlüğü ve egemenliğine saygı gösterilmesidir" diye ekledi.
Ukrayna'nın Kırmızı Çizgileri ve Batı Desteği
Ateşkes ihtimalinin tamamen uluslararası güvenlik garantilerine bağlı olduğunu savunan Ukrayna Dışişleri Bakan Yardımcısı, geçmişteki Budapeşte Memorandumu'nun tamamen etkisiz kaldığını ve yeni süreçte garantör ülkelerin onay süreçlerinin şart olduğunu söyledi. Ukrayna'nın kırmızı çizgilerini; toprak bütünlüğünün korunması, tüm esirlerin istisnasız değişimi ve Ukrayna'nın yeniden inşasının saldırgan devletin (Rusya) mali imkanlarıyla yapılması olarak sıraladı.
Batı'nın askeri desteğinin azaldığı yönündeki yorumlara katılmadığını belirten Mischenko, tam tersine gelen yardımların niteliğinin ve kalitesinin arttığını savundu. Savaşın ilk döneminde savunma hatlarının zayıf olduğunu ancak şu an cepheye tam olarak ihtiyaç duyulan silahların yönlendirildiğini söyleyen Mischenko, yerli savunma sanayisinde özellikle dron üretiminde Rusya'nın önüne geçtiklerini ve uzun menzilli operasyon kabiliyetleri sayesinde savaşın artık Moskova'da da hissedildiğini sözlerine ekledi.